Derdim, Amerika ya da o ülkeyi yönetenler değil, derdim emperyalizmdir. Derdim, dünyayı sömüren, kan döken, yakıp yıkan  bir dünya düzenidir. Derdim,  bu sistemi ayakta tutan başta Amerika ve diğer Amerika yardakçısı ülkelerdir.

Derdim, Amerika gibi sömüren Batı Ülkelerine ve Amerika'ya kul köle olanlardır. Amerika'yı adeta, Tanrı edinenlerdir.

Ali Şeriati “Gençliğimizi sloganlarla çaldılar. İhtiyarlığımızda da aynı delikten bir daha ısırılmamak için bürhan istiyorum, arıyorum. Tahkik bir akletme eylemidir” der ve “öyle değil mi?” diye sorar.

Evet, bizim de gençliğimizi sloganlarla, sokak eylemleriyle, duvarlara yazılar yazarak, yazdırarak çaldılar. Sokaklarda sağ ve sol yumruklarımızı havaya kaldırtarak, bağırtarak, meydanlarda birbirimizi boğazlatarak yok ettiler.

Bir yandan “Kahrolsun Amerika” diğer yandan “Kahrolsun Komünistler, Komünistler Moskova'ya” diyerek gençliğimizi birbirine kırdırttılar. 

Oturup kitap okumak, ders çalışmak, daha iyi üniversiteler kazanmak varken, hayallerimizi, ideallerimizi çaldılar.

Zamanla köprülerin altından çok sular aktı. Çok şeyler değişti. Bizleri laik antilaik, sağcı solcu, dinli dinsiz, alevî sünnî, Türk- Kürt diye bölmeye çalışanlar, gençliğimizi piyon gibi kullanmak isteyenler, mesel⠓Kahrolsun Amerika” diye bağırtıp önümüze düşenler, Amerika'ya yerleştiler. Bir numaralı Amerikancı oldular. Ceplerini, kasalarını yeşil dolarlarla doldurdular.

Gençliğin önüne düşüp “Kahrolsun Rusya, komünistler Moskova'ya” diye bağırtanlar da Rusya'ya yerleştiler, sarışın Rus kızlarıyla ve rubleyle sarmaş dolaş oldular.

Şimdi ülkemizde yine aynı oyunlar oynanıyor. Dış güçlerin kuklası haline getirilmiş gençler, aldatılmış sözde devrimci gençler ülkemizde bir kaos ortamı oluşturmaya çalışıyor. 

Ülkemizde karanlık bir tablo oluşturmaya çalışıyorlar. Canları pahasına başkalarının canına kastedip öldürebiliyorlar, karanlık ruhların maşası oluyorlar.

Öte yandan Amerika'da yaşayan, Amerika'dan beslenen birileri Türkiye'yi ve Türk insanını Amerika'dan yönlendirmeye çalışıyor.

Yok, Amerika Türkiye'yi beğenmemiş, yok Amerika Türkiye'yi eleştirmiş, yok Amerika Türkiye'yi yönetenlere ilgi göstermemiş, nerdeyse zil takıp oynuyorlar. Adı Türk, dini İslâm olan böyleleri Türkiye'nin başına gelen felaketlerden, yaşadığı kriz ve bunalımlardan o kadar memnunlar ki, şaşırıp kalıyorsunuz.

Sanki rızık veren Rabbi Amerika olmuş gibi Amerika'ya toz kondurmuyorlar. Sanki büyük şeytan Amerika değilmiş gibi, Amerika'nın yatağına girmekten, koynuna sokulmaktan hiç kaçınmıyorlar.

Sanki Orta Doğu'da, Mısır'da, Irak'ta, Suriye'de, Afganistan ve Pakistan'da, Libya ve Nijerya'da, Sudan ve Ukrayna'da, hatta ülkemizde oynanan oyunların, kurulan tuzakların içinde ve arkasında Amerika yokmuş gibi, Amerika'yı özgürlüğün, eşitliğin, huzurun, demokrasinin beşiği ilan ediyorlar.

Adı Türk, dini İslâm olan böyleleri, dünyevî çıkarları için Amerika'yı putlaştırıp, toz kondurmuyorlar.

Biz de yutuyoruz.

Emperyalizmin ve sömürünün öncüsü olan bu ülke ve yönetimi için bir ülkede demokrasi varmış, krallık varmış, başkanlık sistemi varmış, hiç de önemli değildir. 

Önemli olan bu ülkenin çıkarlarıdır.

Çıkarı olmasa, niçin başka ülkenin dini ve dili farklı insanlarına oturum izni verip, niçin beslesin ki?

Evet, tanrısı Amerika olanlar, unutmayın ki Amerika'dan büyük Allah var. Ve Allah'ın huzurunda hepiniz hesap vereceksiniz. Hepimiz hesap vereceğiz.

Evet,  yeryüzünde küfür devam etse de, zulüm devam etmeyecek. Zulme ve Zalime dur diyecek yiğitler bir gün sökün edip gelecekler ve zulme ve zalimlere dur diyeceklerdir. 

Beşer zulmetse de, kader bir gün elbette adalet edecektir.

Selam ve dua.

 

HADİM MÜFTÜSÜ AHMET DEMİREL'DEN ÇAĞRI

Hadim Müftüsü Ahmet Demirel, çalışkan, gayretli genç ve dinamik bir arkadaşımız aradı ve Hadim'de başlattıkları büyük bir projeden, büyük bir kampanyadan söz etti.

Yaklaşık 500 kişinin katılacağı, 75 bin hadisin ezberleneceği bir “ Hadis Ezberleme Kampanyası”ndan ve yapacaklarından bahsetti. 

Bu proje için 15 bin liralık bir harcama yapılacakmış. Yarışmacılara güzel ve anlamlı hediyeler verilecekmiş.

Müftümüz hayırsever insanlarımızın katkılarını ve yardımlarını bekliyor.

Benden duyurması!

UNUTULAN KAMPANYA

Kampanya deyince aklıma geldi. Başbakan Ahmet Davutoğlu da bir toplantı sonrası güzel bir kampanya başlatmıştı.

“Aramızda Selamı Yayma Kampanyası”

Şanlı peygamberimizin 1400 yıl önce başlattığı bu kampanya, doğrusu bende heyecan uyandırmıştı. Ama arkası gelmedi. Çoğumuz bu konuda cimrilik yapıyoruz, Allah'ın selamını birbirimizden esirgiyoruz.

Hem de hiçbir masrafı olmadığı halde. 

Siyasi kavgalara ve çıkar tartışmalarına “Allah'ın selamını” kurban ediyoruz.

Ne dersiniz? Haksız mıyım?

                                              GÜNÜN SÖZÜ

AZ SÖZ ERİN YÜKÜDÜR, ÇOK SÖZ HAYVAN YÜKÜDÜR

BİLENE BİR SÖZ YETER, SENDE HÜNER VAR İSE!

                                                                                                          Yunus Emre