Üniversitemizin Konya Kalesi'ndeki kazı haberleri, şehrimize yeni bir ufuk açacak şekildeydi.
Bir Konya Kalesi vardı ve en büyük tahribatı, son altmış yılda definecilerden çekmişti.
Eldeki siyah beyaz fotoğraflara ve temel izlerine bakarak KONYA KALESİ yeniden canlandırılabilirdi.
Mustafa Kabakcı vekilimizin ifadesine göre, Matrakcı Nasuh'un minyatürlerinde GEVALE KALESİ yani Konya Kalesi mükemmel bir şekilde çizilmiş.
Bu kadar bilgi ve Selçuklu Belediyemizde de istek olduktan sonra, KONYA KALESİ'ne kavuşmamız artık yakındır.
Başkent Hastanesinden geniş ve güzel bir yolla ulaşılacak olan KONYA KALESİ şehrimizi uçurur.
1700 metre yükseklikten manzarayı seyretmek, tarihi yaşamak ve misafirlere Konya Mutfağını göstermek artık bir hayal olmamalı.
Kaleli Şehir Olmak her şehre nasip olmaz.
Dünya Kaleli Kentler Birliği'ne 27 ülkeden 153 kent üye.
İhya edilmiş bir Konya Kalesi şehrimizin de bu birliğe üye olmasını ve dolayısı ile DÜNYADA BİLİNİRLİK katsayısını arttıracaktır.
Kaleli bir Konya'da, ziyaret edilecek çok önemli bir adres olacaktır.
Yıllardır Konya'ya gelmeyenler için bile yeni bir ziyaret sebebi, KONYA KALESİ olacaktır.
İşin KONSER boyutu bile insana heyecan veriyor.
Konya Kalesinde mikrofonsuz bir Kör Ahmet konseri veya mehter!
İsterseniz Fazıl SAY!
O sizin teşkilatçılığınıza kalmış.
Bu vesile ile bir hatıramızı nakledelim.
On yıl kadar önceydi. Ünlü CARMİNA BURUNA operasını dinlemek için ailecek Side'ye ASPENDOS'a gitmiştik.
Aspendos tamamen doluydu.
Aspendos yabancı turistlerle tamamen doluydu.
Yerli dinleyici saymacaydı ve kendi aralarında konuştukları için fark ediliyorlardı.
Giriş biletliydi ve Aspendos unutulmaz bir güzellikteydi.
Carmina Buruna HİTLER'in ayakta alkışladığı bir eserdir ve sizde zaten seviyorsunuzdur.
Lütfen Carmina Buruna- O Fortuna yazınız.
Çıkan müzik eski bir dostunuzdur.
Gün gelir, Carmina Buruna'yı da Konya Kalesinde dinleriz.
Emeği geçenleri ayakta alkışlamaya hazırız.
KALELİ ŞEHİR KONYA
Hayali bile heyecan verici.
ALPAKA'mızın ADI YOK!
Geçen yıl Selçuk Üniversitemiz tarihi bir çalışmaya imza atarak Avustralya'dan ALPAKA cinsi develeri Konyamıza getirmişti.
23 saatlik bir uçak yolculuğundan sonra şehrimizdeki özel birime yerleştirilen 9 Alpaka'nın ilk yavrusu geçen ay Konyamızda dünyaya geldi.
Buraya kadar her şey güzel, emeği geçen herkese can-ı gönülden teşekkürler.
1kilo Alpaka yününün 80 ve ya 90 dolar olduğunu düşünürseniz, bu teşebbüsün muvaffak olması şehrimize ne kadar büyük bir katma değer kazandıracaktır?
İşte burada galiba İLK KONYALI ALPAKA'nın heyecanıyla bir iletişim kazası yaşandı.
ALPAKA'mıza isim verilmedi.
Halbuki İLETİŞİM FAKÜLTESİ ile beraber hareket ederek internet üzerinden Alpakamıza bir isim yarışması açılabilirdi.
Yıllar önca İZMİR'de dünyaya gelen ilk yavru fil için ne büyük kampanyalar açılmıştı. Bütün Türkiye'den yüz binlerce isim yağmıştı.
Sonunda isim İZMİR oldu.
Ama geç kalınmış değil. Yolda yeni yavrular varmış, yeni ALPAKA'lar varmış.
Uygun görülürse heyecan verici, ALPAKA'ları halka benimsetici bir çalışma ortaya çıkar.
Bitirirken: Rosetta, ismini eski Mısır'dan alıyordu. Uzayda 10 yıl gitti.
CERN veya Rosetta! Bunlar güzel haberler.