15 Temmuz’un yıldönümünde, ihanet gecesi iken zafer gecesine dönüşen o geceyi bir kere daha hatırlayalım.

2016 yılının 15 Temmuz gecesi; millete darbe yapılmaya kalkışılan ihanet dolu karanlık bir geceydi. Milletimizin dik duruşuyla bu darbe ve işgal girişimi püskürtüldü ve o gece Milli İrade Zafer Gecesine dönüştü.

Tanklara ve savaş uçaklarına, ölümüne karşı durmak her yiğidin harcı değil. O gece dünya gerçek bir lider ve bir destan daha yazan şanlı bir millet gördü.

Başkomutanın ve milletimizin basireti ve cesareti ile büyük bir tehlike atlatıldı o gece…

Güzel ülkemin güzel insanları canları pahasına darbeye, hain darbecilere geçit vermedi. “Çanakkale Geçilmez” ruhu bir kere daha yaşandı o gece…

***

1970 li yıllardan itibaren samimiyetten uzak olduklarını fark ederek gayet uzak durduğum, en küçük bir yakınlık ve sevgi duymadığım aksine nefret ettiğim Gülen hareketine karşı, onların ne olduğunu ortaya koyan yazılarımı 20 yılı aşkın bir süredir kaleme almaktayım.

O hain grubun yaptığı Dinler Arası Diyalog Toplantıları, Abant Toplantıları, Türkçe Olimpiyatları gibi ihanet kokan faaliyetleri ile Mavi Marmara olayındaki tavrı, İsrail dostluğu, merhum Erbakan hocamıza karşı tavrı ve 28 Şubat’ta Cuntacılarla birlikte hareket etmesi ile ilgili defalarca yazılar yazdım.

Bu yazılarımla ilgili bazen tehditler, bazen de “bu kadar da fazla olmuş” kabilinden serzenişler almama rağmen bunların içyüzünü anlatmaya devam ettim.  

Herkesin bu ihanet grubunu görmesi için 15 Temmuz’un yaşanması gerekiyormuş.

***

15 Temmuz darbe girişimi kesinlikle ABD ve CIA ile birlikte planlanmıştır.

Türkiye’nin büyümesini ve gelişmesini istemeyen dış güçler ile içerdeki uzantılarının, yolumuzu kesmek için bu planı yaptıklarından, ülkemiz yönetimini ABD’nin güdümüne devretmek, kardeşi kardeşe kırdırmak ve ülkemizi yeni bir Suriye yapmak istediklerinden, bunun için de FETÖ’yü ve başındaki büyük haini kullandıklarından zerre kadar şüphemiz yoktur.

Her 10 yılda bir yaptıkları darbelerle ülkemizi karanlıklara sürükleyen güçler, yapmak istedikleri son darbe girişiminde Allah’ın izniyle karşılarında çelik gibi eğilmeyen bir lider ve gözünü kırpmadan ölüme yürüyen şanlı bir millet bulmuşlardır.

Bu şanlı millet kıyama kalkarak o gece bir değil binlerce destan yazmış, Asım’ın nesli olduğunu, namusunu, vatanını, bayrağını çiğnetmeyeceğini dünya âleme göstermiştir.

***

15 Temmuz’da, milletimize Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ihanetini yaşatan FETÖ, dış güçlerin desteğiyle yaptığı bu kanlı girişimine, bir yandan devlet kademelerine sızarak diğer yandan da akıl almaz bir şekilde ekonomik olarak büyüyerek 40 yıldan bu yana hazırlanmıştır.

Ekonomik büyümede, bilinen kadarıyla değişik yöntemler kullanmışlardır. Bunlarda amaca ulaşmak için her şey mubah kabul edildiğinden, haram-helal, hak-hukuk gözetilmeden, para gelsin de nasıl ve ne şekilde gelirse gelsin mantığı içinde hareket edilmiştir.

Palazlanmak için hangi yollara başvurulduğunu tekrar hatırlayalım. Hatırlayalım ki bundan sonra herhangi bir grup bu tür yollara müracaat ederse bilmiş olalım.

*Kendi cemaatlerinin içinde olanları, himmet toplantılarında sülük gibi emmek.

*Doğrudan içlerinde olmadığı halde, cemaatlerine sevgi duyanları Allah ile Peygamber ile kandırarak, Peygamber Efendimizin sana selamı var denilerek saf ve samimi insanların kanını emmek. Yani en ulvi din duyguları kullanılarak ve istismar edilerek menfaat temin etme yoluna gidilmesi.

*Kendileri ile ilişkisi olmayan bilhassa iş adamlarının veya zengin taifenin, yatak odalarına kadar girilerek her şeylerini kaydetmek ve bu görüntüleri kullanarak şantaj, tehdit yoluyla büyük paralar elde etmek. Kendilerine bağlı emniyet mensupları arama bahanesi ile girdikleri evlere kameraları yerleştiriyorlardı.

*Emniyet ve yargıdaki örgüt elemanları yoluyla yine iş adamlarından ve zenginlerden baskı yoluyla büyük paralar temin etmek. Bu yolla para vermeyenlerin akıbetleri bir bahane ile cezaevi olmakta idi. Ayrıca kendilerine bağlı maliyeciler aracılığı ile de işadamlarına baskı yapılıyordu. Konya’da buna en net örnek işadamı Nusret Argun’un başına gelenlerdi.

*Öğrencilere burs, vakfa yardım, bağış, zekât ve kurban adı altında topladıkları büyük paralar hiçbir zaman amacı doğrultusunda kullanılmamıştır. Yani ne zekâtlar ne kurban paraları yerinde kullanılmamış, zekâtlar gerekli yerlere verilmemiş, kurbanlar kesilmemiş, bu paralar tamamen kasaya aktarılmıştır.

*Okul ve dershane ücretleri çok yüksek tutulurken, öğretmenlere ve çalışanlara oldukça cüz’i paralar ödenmiştir. Burada da yine dini değerlerin istismarı söz konusu olmuştur.

*Türkçe Olimpiyatları adı altında düzenledikleri faaliyet yolu ile bilhassa belediyelerden çok büyük paralar temin edilmiştir. Bu faaliyetlerde harcanan paranın en az 25 -30 katı kadar bir meblağ kasaya aktarılmıştır. Para vermek istemeyen veya istenilenden daha düşük para veren belediye başkanları tehdit edilmişlerdir. Bunun benim de bildiğim sayısız örnekleri vardır.

*Siyasilere el atılmış, durumlarına göre kimisinin yatak odası, kimisinin ihale işleri kaydedilerek, bu görüntüler büyük paralar karşılığında şantaj olarak kullanılmıştır. Para vermeyenlerin siyasi hayatı bitirilmiştir. Genel Başkan ve Genel Başkan Yardımcıları seviyesinde yapılan şantajlar ile de siyasete müdahaleler yapılmıştır. 

Bu ve benzeri yollarla üstelik tüm dünya ülkelerinden elde edilen büyük paralar, Amerika ve İsviçre bankalarına transfer edilmiş ve Pensilvanya’daki haydut başının istifadesine sunulmuştur. Bu paraların bir kısmı haydut başının onayı ile her türlü gayri meşru işlerde kullanılmış, bir kısmı da o psikopat adamın şahsi hesabına aktarılmıştır. İsrail’e de zaman zaman yardım yaptıkları bilinmektedir.

***  

Milletimiz, 15 Temmuz’da TC tarihinin en büyük ihaneti ile karşı karşıya kalmıştır ama başta Allah’ın yardımı ve nusreti, ikinci olarak Cumhurbaşkanımızın cesareti ve halka yaptığı çağrı, son olarak da, milletimizin şahlanarak destanlar yazması suretiyle bu ihanet şebekesi püskürtülmüştür.

Milletimizin kazandığı bu zafer, hiç şüphesiz ikinci bir Çanakkale zaferidir ve tarihe geçmiştir.

Müstevliler, Çanakkale’yi geçselerdi önce İstanbul’u sonra da tüm Anadolu’yu işgal edeceklerdi. Aynen onun gibi, ihanet çetesi bu girişiminde başarılı olsa idi, cennet vatanımızı dış güçlere peşkeş çekecekti. Zira bu plan, yukarıda da belirttiğim gibi Türkiye düşmanları ile birlikte yapılmıştır.

Bu girişim kesinlikle darbenin ötesinde bir şeydi. Önce büyük bir katliam hareketine başlanarak iç savaş çıkartılacak, sonra da bu bahane ile dış güçlerin, İslâm’ın son kalesi olan Türkiye’mizi işgal etmelerinin yolu açılacaktı. Allah korudu, uçurumun kenarından döndük.

***

15 Temmuz gecesi; Millete darbe yapılmaya kalkışılan karanlık bir gece olduğu kadar, Milletimizin dik duruşuyla darbe girişiminin püskürtüldüğü milli irade zafer gecesidir aynı zamanda…

Cumhurbaşkanı ve Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile ülke genelinde milyonların meydanlara dökülmesi, hatta çoğu yerde darbecilere fiili müdahalesi ile darbe önlendi çok şükür. Vatan hainlerinin sergilediği son kozları da böylece boşa çıkarıldı.

Milletimizi yürekten kutlamak gerekir. Gerçekten o gece, bu millet nasıl büyük bir millet olduğunu dünyaya gösterdi. Şaka falan değil tanklarla, uçaklarla saldırıya geçilen askeri bir darbeyi önledi bu millet... Allah'ın yardımı ve milletin cesareti ile darbeciler rezil oldu.

Tanklara ve savaş uçaklarına karşı ölümüne karşı durmak her yiğidin harcı değil. Başkomutanın ve Milletimizin basireti ve cesareti ile büyük bir tehlike atlatıldı o gece...

***

Her kim ki, bu kalkışmaya “kontrollü darbe” derse veya “bu bir senaryodur” gibi bir düşünce içine girerse biliniz ki, bunlar da darbe kafalılardır.

Geçmiş darbelerle kıyaslayarak bakılırsa, bir darbenin gerçekleşmesi için her türlü plan eksiksiz yapılmış. Karadan ve havadan en stratejik bölgeler ele geçirilmiş. Genelkurmay Başkanı ve bazı Ordu komutanları rehin alınmış. Ele geçirilen TRT’den ‘TSK tümüyle ülke yönetimine el koymuştur’ duyuruları yapılmış.

Halkın sindirilmesi için üzerine pervasızca bombalar atılmış ve ateşler açılmış. 250 kişi şehit edilmiş, 2 binin üzerinde gazimiz oluşmuş. TBMM bombalanmış. Yeni Genelkurmay Başkanı ve yöneticiler belirlenmiş. Her şey düşünülmüş ve uygulanmış. Hesap etmedikleri tek şey, Milletimizin eskisi gibi olmadığıdır. Millet bu defa, eski darbelerde olduğu gibi korkuyla evine çekilip, darbecilere eyvallah dememiştir. İşte hesap edilemeyen de budur.  Milletimiz olaya el koymuş ve gerçek bir darbeyi önlemiştir.

***

15 Temmuz akşamı milletin iradesine tasallut edilmiş karanlık bir gece iken, 16 Temmuz sabahını Milli İrade Zaferine tebdil eyleyen, 15 Temmuz’un ihanet dolu karanlık gecesini, 16 Temmuz’un nurlu sabahına dönüştüren Rabbimize sonsuz şükürler olsun.

O gece, Allah, bu milletin her bir ferdinden ölüm korkusunu kaldırdı. Rabbimiz ölümü öyle güzel gösterdi ki herkes ölüme koşarak gitti.

Yaşadığımız şerden, büyük hayırlar doğdu. Yeniden bütünleştik, kardeş olduğumuzun farkına vardık. Bedenlerimizle birlikte yüreklerimiz de birleşti. Normal zamanlarda yapamayacağımız işleri yaptık, bütünleştik, vatanımıza sahip çıktık.

Ayrıca, FETÖ’nün iç yüzünü göremeyen ahmaklarda görmüş oldular, bunların ne büyük bela olduğunu…  Bizler de 27 gün boyunca gençliğimizin o hareketli günlerini bir kere daha yaşamış olduk meydanlarda… Konuşmalar yaptık, sloganlar attık, coştuk, coşturduk.

***

Bu şanlı zaferin 4. yıldönümünde tarihi bir adım daha atıldı. 86 yıldır yetim, öksüz, zincirlere bağlı olan Ayasofya 24 Temmuz 2020 tarihinde ibadete açıldı.

Ayasofya’nın 86 yıllık hüznüne, kasvetine, yasına son verilerek Cami’ye dönüştürüldü. Böylece hayallerimiz gerçekleşti ve zafere bir zafer daha eklendi.

Elhamdülillah Ayasofya’nın zincirleri kırıldı ve ibadete açıldı. Fatih’in emaneti tekrar aslına rücu etti. Bu günleri gösterdiği için Rabbimize sonsuz şükürler olsun.

Bu kararı veren Danıştay üyelerine ve kararın hemen arkasından Ayasofya’nın Camiye dönüşmesi kararnamesini imzalayan Cumhurbaşkanımıza bir kere daha sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Sonsuza kadar var ol, sonsuza kadar bahtiyar ol Türkiye’m. Sonsuza kadar mahrem eller değmesin sana canım vatanım… Sonsuza kadar hilalimiz dalgalansın ve minarelerimizden “Allahuekber” sedası eksik olmasın.    

Yazımı 15 Temmuz şiirimle tamamlıyor, sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.  

15 TEMMUZ OLDUĞU ZAMAN

Ülkeyi işgaldi bütün planlar,
Sürekli zehrini kustu yılanlar,

O gece hareket etti piyonlar,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

             Saf saf olup gökten indi melekler

             Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.            

Yıllardır gizledi gerçek yüzünü,
İslâm’la süsledi bütün sözünü,
Bölmek için yurda dikti gözünü,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

             O gece Cennete uçtu şehitler,                 

             Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.

Diyaloğun dini, İslâm’a setti,
Riya gözyaşları cahile yetti,
Bilinen en büyük bir ihanetti,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

            Şehitlere kucak açtı Peygamber,

            Ya Allah, Bismillah, Allahuekber. 

Ülkeyi işgalin geçiş köprüsü,

İhanetin bin bir dişli törpüsü,

Topluca saldırdı çakal sürüsü,

Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

            Şehitlerin ruhu vatanı bekler,

            Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.      

İhanet planı yaptılar önce,
Ülkeyi bölmekti bütün düşünce,
Saldırdılar o gün tam bir haince,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

            Sabahlara kadar susmadı diller,

            Ya Allah, Bismillah, Allahuekber. 

Top, tank ve uçaklar millete döndü,
Bombalar şehidin bağrında söndü,
Haince kalkışma bitmişti, sondu,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

            Ölümü özledi nice yiğitler,

            Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.

Bir daha destanlar yazdı bu millet,
Çanakkale ruhu, olur mu zillet?
Başaramaz asla, bu hain illet,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

            Vatan için çarptı bütün yürekler,

             Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.

Fatih, Yavuz olduk bozduk oyunu,
Yere serdik, ezdik, ölçtük boyunu,
Kuruttuk hainin bütün soyunu,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

             Şaşkına uğradı bütün dış güçler,

             Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.

Millet şaha kalktı vatan aşkına,
Hainler döndüler birden şaşkına,
Şehitler uçtular Cennet köşküne
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

             Dualar, niyazlar gökleri deler,

             Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.

Ezanlar, salalar arşta inledi,
Tekbirler tüm arzda, gökte çınladı,
Hilâlimin nuru, haçı önledi,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

             Şanlı bir direniş dünyayı bekler,

             Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.

Kırk yıllık dış plan o gün bozuldu,
İhanet düğümü kesin çözüldü,
Tarihe bir zafer daha yazıldı,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

            O gece karardı tüm hain yüzler,

            Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.

Şehitler, gaziler bize nur oldu,
Bedeller ödedik, Allah yâr oldu,
Kocaman meydanlar şerre dar oldu,
Tarih On beş Temmuz olduğu zaman.

            O geceyi zafer yazar tarihler

            Ya Allah, Bismillah, Allahuekber.

SALİH SEDAT ERSÖZ