Son aylarda ülkemizde ve bölgemizde yaşanan bazı olayların ardından Kurban Bayramımız geldi geçti.

Son günlerde ülkemizde yaşanan en önemli olay CHP ile ilgili verilen mutlak butlan kararı ve bu karar sonrası yaşanan gelişmelerdir. Kısaca kesin geçersizlik anlamı taşıyan mutlak butlan, bir işlemin baştan itibaren hiç yapılmamış sayılması durumudur.

CHP’nin Özgür Özel’in genel başkan seçildiği genel kurul için alınan mutlak butlan kararından sonra Özgür Özel’in başkanlığı düştü, Kemal Kılıçdaroğlu tekrar genel başkanlığa getirildi. Ancak Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı Özgür Özel ve taraftarlarınca kabul görmedi. Böylece CHP ikiye bölünmüş oldu.

Kemal Kılıçdaroğlu 2023 seçimlerinde Cumhurbaşkanlığına aday olmak üzere partisinden istifa ettiği zaman gözyaşı döken Özgür Özel bugün eski genel başkanına hain diyecek konuma geldi. O tarihte Cumhurbaşkanı yardımcıları olarak açıklanan Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’da bugün aynı şekilde Kılıçdaroğlu’nun karşısında yer aldılar. Bakalım CHP’de gelişmeler nasıl olacak ve nasıl sonuçlanacak? Bekleyip göreceğiz.

Ülkemiz için en önemli proje olan “Terörsüz Türkiye” için bundan sonra önemli gelişmeler olacağı açıklandı. Bu proje ile terör durdu. Terör saldırılarının tamamen sona ermesi ve ülkemizin huzura kavuşması için bundan sonra bazı adımların atılması gerekiyor. Ülkemizin hayrına olacak adımların atılmasından sonra 40 yıldır devam eden ve on binlerce insanımızın can vermesine yol açan terör İnşallah sona ermiş olacaktır.

Bölgemizde ise ateşkese rağmen İsrail’in Gazze’ye ve Lübnan’a saldırıları devam ediyor. “Arz-ı Mev’ud” yani “Vadedilmiş Topraklar” batıl inancı ile bölgeyi kana bulayan İsrail dur durak bilmeden vahşi bir aygır gibi çevresine saldırmayı sürdürüyor.

Türkiye, İsrail’in veya ülkemize düşman başka bir ülkenin saldırıları karşısında hazır durumda olmak için var gücüyle savunmasını güçlendirmeye devam ediyor. “Barış ve huzur istiyorsan, savaşa hazır ol” anlamına gelen "Hazır ol cenge, ister isen sulh-ü salâh" anlayışı içinde her alanda savunma gücünü arttıran Türkiye’nin geldiği nokta dostlarına güven veren, düşmanlarını ise kahreden bir seviyededir.

Her gün yeni yeni savunma silahlarını seri üretime alarak envantere kaydeden Türkiye, savunma sanayide millilik oranını yüzde 85 lere ulaştırmıştır. Bir zamanlar toplu iğne bile üretemeyen Türkiye’nin bugün uçak imal etme noktasına gelmesi sevindirici ve takdire şayan bir gelişmedir.

Bu gelişmeler yaşanırken Kurban Bayramımızı da yaşadık.

Kurban Bayramı;

Allah yolunda, din-i Mübin için, tüm mukaddes değerlerimiz için, vatanı işgalcilere teslim etmemek için canımızla, malımızla kurban olmaya hazır olduğumuzun göstergesi olan bayramdır.

Allah’ın rızası için hayvanları kurban ettiğimiz, gerekli olduğu anda da her şeyimizi kurban etme şuuru kazandığımız bayramdır.

Ahde vefaya bağlı kalarak, Yaratıcımıza verdiğimiz söz doğrultusunda, canların ve malların feda edilmeye hazır olduğunun ilan edildiği bayramdır.

Kurban Bayramımız, vermek istediği mesajı vererek mi gelip gitmiştir yoksa kuru gürültü içinde kimsenin farkına varamadığı bir süreç içinde sessizce mi gelip gitmiştir?

Güzel ülkemizin üzerine, Kurban Bayramının mânevi havası mı ağır basmıştır, yoksa bu bayramın vermek istediği mesajının hiç kimse tarafından algılanmadan bir et bayramı havasında mı gelip gitmiştir?

29 Mayıs İstanbul’un fethinin 573. Yıldönümü idi. Gerek İstanbul’un fethedildiği ruhu, gerekse terör saldırılarında can veren şehitlerimizin manevi hatıralarını canlı tutmak gerekiyor. Hem fetih hem de terör şehitlerinin uğrunda can verdikleri havayı canlı tutmak gerekiyor. Kurban Bayramının vermek istediği mesajı canlı tutmak gerekiyor.

Bütün bunların tek bir merkezde buluştuğu maneviyatımızı, uğruna can vermeye değer bütün mukaddes değerlerimizi canlı tutmak ve Allah’a verdiğimiz sözü unutmamak gerekiyor.

Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.