Sordum Ela’ya:

“Ne istersin yavrum?

Ayakkabı mı, elbise mi, oyuncak mı?”

Gözlerini yere eğdi önce.

Ses etmedi, istemedi hiçbirisini.

Sonra birden başını kaldırdı,

Ve sadece bir kelime döküldü dudaklarından:

” Babamı…”

Sustu zaman.

O an yıkıldı her şey yeniden.

Bir çocuğun kolunu, babasını değil,

Tüm dünyayı almıştı altına Gazze’nin enkazı.

Ela’nın bir kolu yok artık,

Kaldı enkaz altında,

Oyuncak bebekleriyle birlikte.

Ama sapa sağlam duran bir şey var hala:

“Babası için çarpan yüreği.”

O yıkıntının altından

Ne bir bebek çıktı,

Ne bir oyuncak.

Yalnızca “baba” diye çırpınan

Tek kollu bir çocuğun duası…

Ela büyüyecek.

Ama ne zaman bir kalabalıkta,

Bir baba seslense evladına,

Ela oraya dönecek…

Koşmayacak.

Duracak.

O sese ağlayacak

Ve bir kez daha içinden

Sessizce diyecek:

” Ben babamı isterim…”

Belki bu gece rüyana gelir,

Gülümser sessizce,

Yine saçlarını okşar,

Ve yine aceleyle işe gidiyormuş gibi:

“Merak etme kızım” der,

“Ben hep buradayım.”

Ama biliyoruz Ela,

Rüyalar gerçeği geri getirmez.

Ne bir kolun yerine yenisini,

Ne de babanın dönüp o kapıdan girişini.

Sen büyüyeceksin.

Belki defterlerine onu çizeceksin,

Belki saçlarını okşadığı andaki sıcaklığını hatırlayacaksın

Ama bir şey değişmeyecek:

“Onu isteyişin.”

Ve biz,

Senin bu isteğini,

Bir kenara yazacağız,

Unutmamak için,

Unutmamak için

Bir çocuğun savaşta ne kaybettiğini.

Şimdi sorarım herkese:

“Bir çocuk babasını isterken

Hangi cevap yeterli olur?

Hangi söz, hangi oyuncak?

Bir çocuğun eksik kalan kolunu tamamlar

ve babasız kalan ömrünü?”

Ela büyüyecek.

Bazıları onun için bağış kutusu açacak,

Bazıları üzülüyormuş gibi yapacak.

Ama en çok o susacak,

Çünkü.., çünkü ne dese babası geri gelmeyecek.

Bizse unutacağız belki.

Yine izleriz haberleri,

Yine geçeriz önünden enkaz görüntülerinin.

Ama bir çocuğun:

“Baba” diye seslenişini

Ne zaman duyarsak bir daha,

Ela’nın sesi çınlayacak kulaklarımızda.

Ve belki o gün,

birileri diyecek ki sonunda:

“Artık hiçbir çocuk babasız, annesiz kalmasın!”

Veya; “Hiçbir çocuk ölmesin!”

Ela!: “Sen bir çocuksun…

Ve hiçbir çocuk,

Acıyla babasını,

Hatırlamak zorunda kalmamalı.”

Önümüzde Kurban Bayramı var. Tüm İslam aleminin ve Konyalı hemşehrilerimizin bayramını kutlar, huzur ve afiyet dolu, sevdiklerinizle birlikte güzel bir bayram geçirmenizi dilerim.