İnsan belirli bir yaştan sonra evinde sokakta ve hatta devletin yanında ihtiyaç fazlası konumuna düşer. Her konuda ikinci sınıfta hatta biraz daha yaş aldıkça üçüncü, dördüncü sınıflara iner ki evde toplumda yük haline dönüşür ve yokluğu bile istenir.

Bilhassa soysuz kesimlerde, vicdansız ve itikatsız ailelerde bu tavır ve davranış daha belirgin halde kendini gösterir.

İnsanlar biraz düşünmüş olsalar, sevgi ve saygı dediğimiz unsurların toplumda ve ailede ne kadar önemli olduğunu düşünerek, bu davranışlarında kusur yapmamaya çalışırlar.

İnsan oğlunun hayat evrelerinde doğumundan itibaren bebeklik, çocukluk, delikanlılık, yetişkinlik, olgunluk, yaşlılık ve çok yaşlılık gibi evrelerden geçerek hayat çizgisini tamamlar.

Bu çizgi kimisinde bebeklik yaşına, kimisinde olgunluk çağına, kimisinde çok yaşlılığa kadar giden bir çizgidir. Her insan bu evreleri görecek diye bir kural yoktur. Bunun adı ömürdür.

İnsanlar bu evreleri yaşarken daima birbirlerine olan ihtiyaçlarını unutmamalıdırlar. Bebeklerin, çocukların büyüklerine ihtiyaçları olduğu gibi, büyüklerin de ileriki yaşlarda küçüklerine ihtiyaçları olacaktır. Bu ihtiyaçlar hem insani sorumluluk, hem de dini vecibelerimiz arasında olan en önemli sorumluluğumuzdur.

Ne yazık ki bu sorumlulukların zamanımızda çok değer kaybettiğini görmekteyiz. Evladın büyüklerine bakmadığını ve atanın da evlada sahip olmadığını görmekteyiz.

Bu korkunç yozlaşmanın bazı ailelerde görülmesi bile çoğunluğu üzmektedir. İyi bir nesil, gelişmiş aile terbiyesinden oluşur.

Unutmayalım ki iyi bir toplum iyi ailelerden çıkar. Bu hususta eğitiminde çok önemi vardır. Aynı zamanda bilgi ve kültürün de yeri boş bırakılmamalıdır.

Kısaca büyükler küçükler için iyi bir yetiştirici olmalı, evlatlar da büyükleri için her türlü saygı ve hürmeti esirgememeli ihtiyaç fazlası gibi gözle bakmamalı, anne ve babasını incitmemelidir.

Bayramlarda ve özel günlerde kesinlikle ihmal etmemeliler. Amin diyerek,

Hepinize selam ve sevgiler.