Konya gazetelerinin yeni sisteme geçmesinden sonra ilk yazımı kaleme alıyorum. Bildiğiniz gibi Konya’daki 11 gazete birleşerek 3 yeni gazete çıkarma kararı aldı. Önceki gazetelerin bir kısmı haftalığa döndüler. 3 tanesi günlük yayınını sürdürüyor. Bazıları da basılı yayına son vererek internet üzerinden yayınına devam ediyor.
Bu sistem 1 Ağustos tarihinde yürürlüğe girdi. Bu yazı, o günden sonraki ilk yazım olduğuna göre uzun bir süre ara vermişim demek ki. Sık sık Konya dışına çıkmam ve yoğun çalışmalarım bu ara verişi zaruri kılmış oldu. 1 yazı 2 konu dedim ama konunun birisi bu değildi. Hepinizin bildiği bir konuyu özetleyerek yazıma giriş yapmış oldum.
15 Ağustos tarihinde Selçuklu Belediye Başkanı Sayın Ahmet Pekyatırmacı’nın daveti ile gazetemizden bir grup gazeteci ve yazar arkadaşlarla beraber kahvaltılı Proje Bilgilendirme Toplantısına katıldık. Başkan, toplantıda yapılmakta olan 2 büyük tesisle ilgili çok önemli bilgiler verdi. Toplantının arkasından da bu 2 büyük tesisi gezerek inceledik.
Bu iki büyük tesis; Selçuklu Sporcu Seçme ve Yetiştirme Merkezi İle Selçuklu Belediyesi Güzel Sanatlar Lisesi idi. Bu 2 tesis tamamlandığında Konya’mızın "Türkiye'nin bu alandaki en büyük tesislerine” kavuşacağını da Başkandan öğrenmiş olduk.
Bu 2 tesis tamamlandığı zaman kendi alanlarında çok önemli bir faaliyeti icra edecekler ve gençlerimize dönük çok büyük bir işlevi yerine getirmiş olacaktır. Sporcu Seçme ve Yerleştirme Merkezi ile spor yapan gençlerimize çalışma alanı sağlanırken, spora başlayacak olan gençlerimiz için de bir teşvik olacak. Güzel Sanatlar Lisesi ile de tiyatro, edebiyat, müzik başta olmak üzere her alandaki güzel sanatlarımız olumlu yönleri ile yaşatılmış olacak.
Başkan toplantıda çok önemli bir hususu özellikle vurguladı. Selçuklu Belediyesi, bu tesisleri ve diğer bütün çalışmaları kendi öz kaynağıyla yapıyormuş ve belediyenin bir kuruş borcu yokmuş. Diğer belediyelerin borç içinde yüzdüğü ve hiçbir çalışma yapamadığı bir dönemde Selçuklu Belediyesinin borçsuz olarak büyük tesisler yapması hakikaten takdire şayan bir durum.
Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı ve ekibini tebrik ediyor, hayırlı faaliyetlerin devamını temenni ediyorum.
*** *** ***
Ülkemizde gençlerin tercih ettiği kıyafetler ile davranışları son günlerde gündeme oturmuş durumda. Sokaklarda ve bazı kurumlarda gençlerin giydiği kıyafetler oldukça dikkat çekiyor. Okullarda bazı öğrenci ve öğretmenlerin, devlet kurumlarında bazı çalışanların, sokakta bazı gençlerin giymeyi tercih ettiği kıyafetlerden ve uygulamalarından utanır duruma geldik.
Normal insanın evinde bile giymekten çekindiği ancak yatak kıyafeti denebilecek bir şekilde, yarı çıplak vaziyette sokağa çıkan, hatta çalıştığı kuruma gidenler o kadar çoğaldı ki hem bunların önüne geçmek gittikçe zorlaşmakta hem de yeni nesillerimiz açısından normal bir durum olarak algılanmaktadır. Bunlarla da yetinmeyip sokaklarda, caddelerde, parklarda çevredeki insanları umursamayıp öpüşüp koklaşarak toplum ahlak kurallarını hiçe sayanların ve diğer evlatlarımıza çok kötü örnek olanların sayıları da her geçen gün artış göstermektedir. Bu durum karşısında “bu gidiş nereye?” Diye sormadan edemiyoruz. Konya’da İHH Başkanı da olan Dr. Hasan Hüseyin Uysal, yarı çıplak vaziyette gelen bir kızı muayene etmediği için hakkında soruşturma açılmış. Nasıl ki, hastaların doktorunu seçme hakkı var ise, bazı doktorların da hastalarını seçme hakkı vardır.
Tıbbi deontoloji nizamnamesi 18. maddesi gereğince, Tabib ve diş tabibi, acil yardım, resmi veya insani vazifesinin ifası halleri hariç olmak üzere, şahsi veya mesleki sebepler ile hastaya bakmayı reddedebilir. Gayri ahlâki bir şekilde, vücudunu teşhir edercesine, yarı çıplak yatak kıyafeti ile hastaneye muayene için gelen kişiye karşı, Dr. Hasan Hüseyin Uysal da ahlâksızlığa geçit vermemek adına, hastasını seçme hakkını kullanarak muayene etmemiştir.
Doktorumuzun bu onurlu tavrı, insanî ve ilkeli bir tutumdur. Toplum olarak Doktorumuzun bu duruşunu tam manasıyla destekliyoruz.
Şunun bilinmesi gerekir ki, yatak kıyafeti ile sokağa çıkılması, öncelikli olarak insanlara ve topluma karşı saygısızlıktır. Bu tür teşhircileri saygıya, edebe davet ediyoruz.
Bu gidişe bir DUR denilmesi gerekmektedir. Batı ülkelerinde bile görülmeyecek derecede insanları oldukça rahatsız eden bu durum, özgürlük değil, köleliktir. Allah’a kul olamayanlar siyonizmin kölesi oluyorlar. Bu gayri ahlaki, toplumun genel ahlak kurallarını hiçe sayan uygulamaların önüne geçilmez ise bundan sonraki nesillerimizin durumunu hayal edemiyorum. Zira bu durum özellikle yaygınlaştırılıyor.
Milli Eğitim Bakanımızın okullarda öğrenci ve öğretmenler için yayınladığı yeni kıyafet genelgesini destekliyor, Bakanımızı tebrik ediyorum. Bu genelgenin her yerde geçerli olacak şekilde kanun olarak düzenlenmesini talep ve temenni ediyorum. Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.