”Sumud” kelimesi Arapça kökenli, özellikle Filistin direnişinde çok güçlü bir anlam taşır. “Sebat etmek, kök salmak, inancından ve toprağından vazgeçmemek” demektir. Bizim Sumud şiirini yazmaktaki hedefimiz de bu kavramın hem manevi, hem insani derinliğini anlatmaktı:
“Sumud Umut Yolcusu” nu yazarken, direnen insanların sabrını inancını ve umudunu anlattım.
Savaşın ortasında bile pes etmeyenlerin sesi oldum.Tüm kalbi dualarımız onlarlaydı.
Kalemimle onlara destek olmak istedim, inanç ve barışla , birlik ve beraberliğin önemine, dayanışmaya dikkat çektim.
“Sumud” benim için, vicdanlı birleşmiş milletlerin tek yürek oluş topluluğu demekti. Yani hedef, bir “savaş şiiri” değil, birleşmiş millet insanlarıyla vicdan şiiri yazmaktı.Yıkılmadan zulme karşı silahsız direnmek ve insan kalabilmek.Bu amaçla bakarsak, evet amacına ulaştı. Çünkü şiirimizde sadece öfke değil, inanç ve umut; sadece acı değil, direnç vardı. “Sumud”un özü tam da buydu.
Geleceği çalınan kuşak;
İki yıldır süren saldırılarda Gazze’deki çocuklar sadece hayatlarını değil, geleceklerini de kaybetti. Daha önceden başlayan bu sürece değinmiyorum bile.
Oyun oynamaları gereken yaşta, savaşın tanığı oldular.
Dünyanın sessizliğinde büyüyen bu kuşak, insanlığın en karanlık sınavını yaşadı maalesef.. 7 Ekimde esir aldıkları bir israilli esir, dokuz yaşındaki kızına Filistinli askerin elma çikolata meyva vererek, oyunlar oynayıp travma yaşatmadıkları için onlara teşekkür etmişti. Ama onlar ne yapıyorlar ne siyasete, ne uluslar arası hukuka, ne de insanlığa uymayan davranışlar işkenceler yapmaktalar. Yemek, su vermeyerek temel ihtiyaçları dahi mahrum bırakıp madden manen işkence etmişler…Etno devlet modeli sergilemekteler. Kendilerinden başkasını düşünmeyen ve de diğer millet ve insanları yok sayan bir tutumdur.
Gazze’de çocuk olmak artık çocuk olmak değil, her gün yeniden hayatta kalmayı öğrenmek, açlıkla, kayıplarla, acılarla karşılaşmak demekti.Şu anda barış durumunda yapılan takas neticesinde Gazze ve Filistin halkına yapılan işkence ve zulüm aşikar ortadadır. Uçaklarla attıkları bildirilerde sevinç gösterilerinin yapılmamasını belirterek idarenin hala kendi elinde olduğu baskısını kurmak istemektedirler. Esir takasında görülen genç insanların içeri alındığından bugüne kadarki zaman da yaşlandıkları görülmekte, hatta aileleri çıkan yakınlarını tanıyamadıklarına da şahit olunmakta. İsrail bir terör devletidir.

Sumud sivil vicdanın direnişidir. Hatırlarsak Rachel Aliene Corrie (10 Nisan 1979 - 16 Mart 2003), ISM (International Solidarity Movement - Uluslararası Dayanışma Hareketi) gönüllüsü ABD'li bir barış aktivistidir.Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah'ta İsrail Savunma Kuvvetlerine (İSK) bağlı zırhlı bir buldozer altında ezilerek öldürülmüştür. Evinde kaldığı eczacı arkadaşının evini yıkmaya gelen buldozer tarafından ezilmişti.Sumud filosunda, farklı boyutlardaki 50'den fazla gemiden oluşan filoda, 44'ü aşkın ülkeden binlerce aktivist, doktor, gazeteci ve siyasetçi bulunmuştu.

İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg gibi 22 yaşındaki tanınmış isimlerin de filoya katıldığını biliyoruz. 3 kez Nobel Barış Ödülüne aday gösterilmiş genç aktivist.

Uluslararası Gazze Ablukasını Kırma Komitesi, Sumud filosu Barselona, Cenova, Tunus ve Katanya gibi çeşitli Akdeniz limanlarından yola çıkan gemilerden oluşmaktaydı.Küresel Sumud Filosu, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in uyguladığı ablukayı kırmak amacıyla 31 Ağustos'ta yola çıktılar. Filoda 46 ülkeden 497 aktivist bulunmaktaydı. Filoya en fazla katılım ise 56 kişi ile Türkiye’den ve ikinci sırada İspanya 49, İtalya 48, Fransa 33, toplam 497 cesur yürek bulunuyordu, kutluyoruz hepsini. Bir ay boyunca ses getirdiler, dünyanın gözünü Gazze’ye çektiler, idarecilerini zorladılar. İsrailin barbarlığını tüm dünyaya göstermiş oldular. Küresel Sumud Filosu ile Gazze'ye gidip dönen cesur ve kahraman bütün aktivistleri,canı gönülden tebrik ediyoruz. Allah onlardan razı olsun.

Dalgalarla günlerce mücadele ederek Gazze'ye varmaya çalışan ve ülkemizi temsil eden Muhammed Emin Yıldırım, Ersin Çelik, Bekir Develi, Dilek Atmaca, Ayçin Kantoğlu, Zeynep Tekocak ve diğer cesur yürek değerli insanlara buradan teşekkür ederek gazaları mübarek olsun diyoruz.
Gazzeye bizden de umut,sevgi ve muhabbet dolu bir selam göndererek, Filistin Gazze’li nice Amine annelerin, Sit khatunların, Hüma hatunların, tekraren Selahattinler, Fatihler doğuracaklardır diyerek barış döneminin daim olması, Gazze ve Filistin halkının beklenen refaha kavuşması için yardımlarımızı esirgemememiz gerektiğini söyleyerek, yeni dönemin hayırlar getirmesini Cenab-ı Haktan dileriz.

SUMUD UMUT YOLCUSU

Gaza ordusu, dua ordusu
Yolumuz hak, zafer doğrusu!

Sumud, Sumud! Umut yolcusu
Zalime karşı birlik ordusu!

Eller uzandı, gönüller birleşti
Dünya milletleri kardeşti

Sumud, Sumud! Umut yolcusu
Zalime karşı birlik ordusu!

Denizleri aştık, engelleri devirdik,
Sevgi ve yardımla gönülleri fethettik!

Sumud, Sumud! Barış yolcusu
Zalime karşı özgürlük ordusu!

Akdeniz filosu umudun yolcusu
Yıkıldı duvarlar, kurtuluş muştusu!

Sumud, Sumud! Barış yolcusu
Seni dört gözle bekledik doğrusu!