Günlük hayatımızda en sık karşılaştığımız sindirim sistemi şikâyetlerinden biri şişkinlik ve gazdır. Aslında şöyle bir çevremize bu gözle baktığımızda neredeyse bu şikayetleri yaşamayan insan yok denecek kadar azdır. Hatta ilgili sağlık birimlerine başvuruların en çoğu bu şikayetlerle olmaktadır. Ancak büyük çoğunluk hastada altından herhangi hastalık çıkmaz. Özellikle hızlı yemek yemek, fazla miktarda karbonhidrat tüketmek, gazlı içecekler, baklagiller ve bazı sebzeler bu yakınmalara neden olabilir. Çoğu zaman geçici ve zararsız olan bu durum, bazen de sindirim sistemindeki bir hastalığın ilk işareti olabilir.
Öncelikle şunu bilmek gerekir: Gaz çıkarmak ve zaman zaman şişkinlik yaşamak başlı başına bir hastalık değildir. Bağırsaklarda sindirim sırasında gaz oluşması normaldir. Vücudumuzun fizyolojik döngüsüne ne zaman yanlış müdahaleler yaparsak bu gaz ve şişkinliklerden muzdarip olmaya başlarız. Örneğin günlük rutin beslenmeyi zamanında veya normal düzenin dışında yapmak, yeterli suyu ve lifli gıdayı tüketmemek, yoğun stresli zamanlar, uyku düzenini bozmak, şehir veya beslenme tarzı değişikliği veya antibiyotik gibi barsak düzenini bozan ilaçlar en sık şişkinlik ve gaz nedenidir.
Çünkü bağırsaklarımızda vücudumuzda belirli ritmle çalışan ve belirli düzeni olan bir organdır. Aslında şişkinlik ve gaz belirtileriyle bize birşeyleri yanlış yaptığımızın belirtisini vermektedir. Bu mesajı iyi anlayarak gerekli düzenlemeleri yapmak bu şikayetlerimizi kısa sürede ortadan kaldıracaktır.
Bağırsaklarımızın temel gıdaları su, lif ve probiyotiktir. Günlük yeterli su ve lif içerikli gıdaların yeterli miktarlarda tüketilmesi elzemdir. Bir de bağırsaklarımız içinde sindirime yardımcı olan ve bize hizmet eden faydalı bakteriler vardır. Bu bakterilerin ilaç vb gibi kullanımlarında sayıca azalması yeterli sindirimi yapamayacağı için şişkinlik ve gaz olacaktır. Bunun tersi de doğrusu yani faydalı bakterilerin aşırı artması da şikayetleri artırır. Bu nedenle probiyotik etkili doğal ürünler ( kefir, ev yapımı yoğurt, şalgam, turşu suyu) tüketmek bağırsak sağlığı ve akabinde şişkinlik şikayetlerinde büyük ölçüde fayda sağlayacaktır. Ancak şişkinlik sürekli hale gelmiş, giderek artmış veya kişinin günlük yaşamını belirgin şekilde etkilemeye başlamışsa bunun altında yatan nedeni araştırmak gerekir.

Hangi durumlarda dikkatli olmalıyız?

Şişkinlik ve gazla birlikte açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık, kansızlık, dışkıda kan, sürekli karın ağrısı, gece uykudan uyandıran şikâyetler, tekrarlayan kusma veya dışkılama alışkanlığında belirgin değişiklik varsa durum daha ciddiye alınmalıdır.
Özellikle daha önce olmayan ve son dönemde belirgin şekilde artan şişkinlik, ileri yaşlarda yeni başlayan bağırsak alışkanlığı değişiklikleriyle birlikteyse doktor değerlendirmesi önemlidir.
Bazen basit bir laktoz intoleransı veya bazı gıdalara karşı hassasiyet şişkinliğin temel nedeni olabilir. Süt ve süt ürünleri tüketildikten sonra gaz, karın gurultusu ve ishal ortaya çıkıyorsa laktoz intoleransı düşünülebilir.
Benzer şekilde çölyak hastalığı, gluten içeren besinlerin tüketilmesi sonrasında şişkinlik, ishal, karın ağrısı ve kilo kaybı gibi belirtilere yol açabilir.
İrritabl bağırsak sendromu (IBS) da gaz ve şişkinliğin önemli nedenlerinden biridir. Karın ağrısının dışkılama ile ilişkili olması, ishal ve kabızlığın dönem dönem birbirini takip etmesi bu tabloyu düşündürebilir. Ancak IBS tanısı koymadan önce benzer şikâyetlere neden olabilecek diğer hastalıkların dışlanması gerekir.
Bunun yanında kabızlık da sanıldığından çok daha fazla gaz ve şişkinliğe neden olur. Bağırsak hareketlerinin yavaşlamasıyla gazın bağırsaklarda daha uzun süre kalması, karında dolgunluk ve rahatsızlık hissini artırabilir.
Daha nadir olmakla birlikte mide ve bağırsakların hareket bozuklukları, bağırsak darlıkları, pankreas hastalıkları ve bazı jinekolojik hastalıklar da şişkinlik ve gaz şikâyetiyle kendini gösterebilir. Bu nedenle özellikle kalıcı ve açıklanamayan şikâyetlerde yalnızca “gazdır” deyip geçmemek gerekir.

Ne zaman doktora başvurmalı?

Şişkinlik birkaç günlük beslenme değişikliğiyle geçmiyor, haftalar boyunca devam ediyor veya giderek şiddetleniyorsa bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.
Özellikle şişkinliğe kilo kaybı, kansızlık, dışkıda kan, şiddetli veya sürekli karın ağrısı, kusma, ateş, gece ortaya çıkan yakınmalar ya da dışkılama alışkanlığında belirgin değişiklik eşlik ediyorsa gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Sonuç olarak her gaz ve şişkinlik bir hastalık anlamına gelmez. Ancak vücudumuzun bize gönderdiği sinyallerin süresini ve şeklini önemsemek gerekir. Yeni başlayan, sürekli tekrarlayan veya başka belirtilerle birlikte görülen şişkinlikte amaç yalnızca gazı gidermek değil, gaz ve şişkinliğe neden olan asıl problemi ortaya çıkarmaktır.

Sağlıklı bir sindirim sistemi için dengeli beslenmek, yeterli su tüketmek, düzenli hareket etmek, yemekleri yavaş ve iyi çiğneyerek tüketmek ve kişide şikâyet oluşturan besinleri fark etmek ilk adımlardır. Özellikle aynı saatlerde ve yeterince uyku, öğün saatlerine riayet etmek, stresi azaltıcı önlemler almak ve düzenli spor bağırsak sağlığımız ve şişkinlik şikayetlerini azalatmada çok etkili yöntemlerdir. Her zaman için doğal ürünler, lif içerikli beslenme, şekerli gıdalardan uzak durmayı yaşam tarzı halinde getirmeliyiz. Ancak alarm belirtileri varsa kendi kendine tedavi yerine uzman değerlendirmesi en doğru yaklaşımdır.