Okullarda genelde kim fark edilir biliyor musunuz? Sesi çıkan çocuk. Peki kim fark edilmez? Sessiz kalan. Oysa sınıfta en az dikkat çeken çocuklar, çoğu zaman en çok zorlananlar oluyor. Bir çocuk hiç sorun çıkarmıyorsa, bu gerçekten her zaman iyiye işaret midir? Bazen tam tersine, bu sessizlik görülmeyen bir çabanın, içten içe taşınan bir yükün işareti olabilir. Çoğu öğretmen ve ebeveyn, tamamen iyi niyetle sessiz çocuğu rahat bırakmayı seçiyor. Kimseyi zorlamak istemiyoruz; ama bazen fark etmemek de bir tür yalnız bırakma olabiliyor. Çünkü sistem genelde sorun çıkaranı merkeze alıyor, sessiz kalan ise arka planda kendiliğinden kayboluyor.
Bazı çocuklar var ki evde bambaşkadır; güler, anlatır, soru sorar ama okulda tamamen suskun kalır. Dışarıdan bakınca bu durum çoğu zaman utangaçlık gibi görünür. Oysa bu çocuklar konuşmayı bilmiyor değil, konuşamamış olur. Çünkü bu sessizlik, çoğu zaman bir tercih değil; çocuğun kendini korumak için bulduğu bir yoldur. Bazı çocuklar vardır; belirli ortamlarda, özellikle de kalabalık ve beklentinin yüksek olduğu yerlerde konuşamazlar. Bu, istemedikleri için değil; yoğun kaygı buna izin vermediği içindir. O an için susmak, çocuk için en güvenli seçenek olur; çünkü bazen kendini korumanın tek yolu sessiz kalmaktır. Literatürde bu durum, selektif mutizm olarak adlandırılır. Sorun çıkarmayan çocuk, çoğu zaman sorun yaşamıyor gibi algılanıyor. Oysa bazı çocuklar, yük olmamak için geri çekilmeyi, sessiz kalmayı ve görünmez olmayı öğreniyor. Böyle bir yerde sessizliği hemen değiştirmeye çalışmak her zaman işe yaramıyor. Çünkü bazen çocuğun ihtiyacı konuşmak değil, güvende hissetmek oluyor. Konuşma çoğu zaman sonradan geliyor; önce ilişki, sonra kelimeler. Bu yüzden sessizliği bir eksiklik değil, çoğu zaman bir sinyal olarak okumak gerekir. Sessiz çocuklar bağırmaz; ama bu, duyulmak istemedikleri anlamına da gelmez.