Süper Lig’de 20. haftayı geride bıraktık. Ne yazık ki bir travma daha yaşandı. 1-0 öne geçen Konyaspor, sahadan 2-1 mağlup ayrıldı. Skordan da öte, gelinen noktada soru sormaya çekinir hale gelinmesi asıl problem.

Çağdaş Atan’ın hamleleri gün geçtikçe daha da anlamını yitiriyor. Maç berabereyken Jevtovic’i oyuna almak isteyip vazgeçti. Golü bulduktan sonra “kazanma odaklı oynadık” denildi ama 82. dakikaya kadar tek bir oyuncu değişikliği yapılmadı. Beraberlik golünden sonra ise takım ağırlaştı, reaksiyon veremedi. Bu mu kazanma anlayışı?

En son Aralık ayında ilk 11’de başlayan Melih İbrahimoğlu hâlâ süre alamıyor. Bu ve benzeri sorular soruldu ancak verilen yanıtlar yine duvara çarpıp geri döndü.

Basın toplantısında yaşananlara ise ayrı bir başlık açmak lazım zaten.
Çağdaş hoca her zamanki gibi gergin ama hazırlıklıydı. “Geçen hafta Muleka hakkında yaptığınız açıklamalar sosyal medyada tepki gördü. Oyuncuyla özel bir görüşme yaptınız mı?” Diye sorduğum soruya üstten bir üslupla yanıt verdi:

“Tepkinin olmasını sağlayan sizlersiniz. Söylediklerimi kesip yayınlıyorsunuz. Benim elimde sol kanat oyuncusu yok. Sol kanatta Overmars var da ben Muleka’yı mı oynatıyorum? Muleka santrfor. Ben de onu santrfor oynatmak istiyorum. Oyuncumu sizin keskin dişlerinize bırakmam.”

Muleka meselesi sadece mevkisel bir sorun değil. Trabzonspor maçında da, bu maçta da net pozisyonlar harcandı. Sorun yetenek ve mental seviyede. Mevcut haliyle Konyaspor’a uygun bir profil değil. Daha alt seviye takımlarda katkı verebilir. Fatih için de kalıcılık konusunda ciddi şüpheler var.

77–80. dakikaya kadar değişiklik yapmayan, yorulmuş bir orta saha, pozisyonları değerlendiremeyen bir forvet hattı ve “puan ihtiyacı yokmuş” gibi duran bir kenar yönetimi… Beşiktaş gibi bir deplasmanda bu kadar uzun süre hamle yapmamanın hiçbir mantıklı açıklaması yok.

“Biz buraya vakit geçirmeye geldik” ya da “puan almaya geldik” denebilirdi. Puan için her yol mübah olabilir. Ama yapılan açıklamalarla sahadaki görüntü sürekli çelişti. Kimse tatmin olmadı.

Ortaya çıkan tablo şunu gösteriyor: Bu gidişat böyle devam ederse, bedelini yine Konyaspor ödeyecek.

Ardından başka soruya da şu ifadeyi kullandı:
“Konyaspor’da beklentinin yükselmesi sadece söylemlerimle ilgili değil, buraya gelmem doğal olarak beklentiyi artırdı.”

Bu sözler, eleştiriye kapalı bir ego göstergesi değil mi?

Basından bir büyüğümüzün sorusuna “Haddinizi bilin” şeklinde cevap verilmesiyle ortam daha da gerildi. Bu tavır, zaten kırılgan olan taraftarın sinirlerini de iyice zorluyor.

Özetle; Çağdaş hoca maç sonucundan çok maç sonu basın toplantısına odaklanmış gibiydi. Sorulara ne olgunlukla ne de tatmin edici şekilde yanıt verildi. Bu durumdan en çok etkilenen ise yine Konyaspor taraftarı oldu. Basın mensupları verilen cevapları bir yere kadar sineye çekebilir ama taraftar alınan sonuçları ve gördüğü muameleyi unutmaz.

Göztepe maçında alınacak sonuç ne olursa olsun, Çağdaş Atan ile acil şekilde yolların ayrılması gerekiyor. Üç maçlık bir galibiyet serisi yakalansa bile bu kadro ve bu anlayışla gidişat umut vermiyor. Hoca değişikliği yapılmazsa sezonun geri kalanı çok daha zor geçecek.