Takibi yorucu gelişmeler artarda ortaya çıkmaya başladıkça, gündem sarhoşluğu düşüncelerimizde belli belirsiz işaretler bırakıyor. Bu gelişmeler güvenilir analiz ve yorumları bulup ortaya çıkarmamızı da engelliyor. Bu gezici gündem arasından, hükümetin genç girişimciler için can suyu niteliği taşıyan girişimci destek politikası, hayata geçmek için ilk adımını attı. Genç girişimciler bazı şartlar saklı kalmak koşuluyla “KOSGEB tarafından sağlanan hibe ve faizsiz kredi desteğinden yararlananlar hariç, KOSGEB Girişimcilik Destek Programını bitiren, başvuru tarihinde 30 yaşını tamamlamamış genç girişimci esnaf ve sanatkârlarına KOSGEB tarafından onaylanan projelerini bankaya sunmaları durumunda 100 bin liraya kadar faizsiz kredi kullandırılabilecek” yüz bin TL faizsiz kredi imkânına kavuşacaklar. İşsizlik rakamlarının %10,3 olduğu bir ortamda hiç de fena görünmüyor. 

Âcizane bendenizin de Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi veren birisi olmam hasebiyle, bu konu hakkında düşüncelerimi belirtmemin yerinde olacağını düşündüm. Bu konu ile yakından ilgili olan ve KOSGEB tarafından hazırlanan; “TÜRKİYE GİRİŞİMCİLİK STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 2015-2018” çalışmasına bir göz attım. Çalışmada, “TÜİK, Yıllık Girişim İstatistikleri Veritabanı” 'ndan alınan, yıllık girişimci istatistikleri başlığı altında, yıllar itibariyle girişim sayıları şu şekilde verilmiştir:

 

Yıl

2004

2005

2006

2007

2008

2009

2010

2011

2012

Girişim sayısı (1000 Ad.)

2003

2394

2474

2568

2583

2483

2322

2591

2646

Çalışanlar sayısı (1000 Ad.)

7542

8940

9420

9829

10088

9527

10197

11519

12559

 

Yine KOSGEB tarafından yıllar itibariyle verilen Uygulamalı Girişimcilik Kurs ve Katılımcı Sayısı ise şu şekilde verilmiştir:

 

Yıl

Program Sayısı

Katılımcı Sayısı

2010

309

11584

2011

1404

48145

2012

1822

57192

2013

2531

86309

2014

2524

86805

 

Bu iki tabloyu birbiri ile kıyasladığımda karşıma biraz karamsar bir görünüm çıkıyor. Girişim sayısını-Katılımcı sayısına oranladığımızda; (2010 – 0,2), (2011 – 0,053), (2012 – 0,046), ve girişim sayısını her yıl %10 arttığını düşünürsek, (2013 – 0,033), (2014 – 0,036). Tabi, girişimin sadece Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi ile olmadığını da hesaba kattığımızda, girişimcilik eğitimi alan girişimcilerimizin girişim yapmakta istekli olmadıklarını görmekteyiz. Yani 2014 yılında sertifika alan her yüz kişiden sadece 3,6 kişi girişim yapmış görünüyor ki bu rakam çok düşük seviyelerde. Umalım ki hükümetin açıkladığı destek bu oranı yukarılara çeksin.

Genç işsizlik rakamlarının %18'leri bulduğu bir ortamda bu çelişki bizleri sorunun farklı boyutlarını incelemeye sevk etmektedir. Yeni açıklanan yüz bin TL faizsiz kredi desteği gençlerimizi ne derece girişim yapmaya yöneltecektir, tartışılması gereken bir mevzudur. Ortada farklı şekilde konumlanmış taraflar bulunmaktadır. Bu taraflar arasında, üniversite, lise, orta öğretim mezunu gençler, firma sahipleri, bir firmada vasıflı ve vasıfsız çalışanlar, kamuda çalışanlar sayılabilir. Dolayısıyla genç işsizliği ortadan kaldırmak önemli iken mevcut çalışanları yerinden edecek bir cazibe, çalışma sektöründe, farklı sorunları tetikleyebilir.

Kaldı ki gençlerin özel sektör deneyimsizliği, uzmanlaşma ve rekabet bilgisizliği gibi daha spesifik konular ise başlı başına tartışılması gereken bir konudur. Bu kurulacak işlerin iç talebi karşılamaya yönelik olması ile dış satıma konu olması da tartışmanın bir diğer boyutunu oluşturmaktadır. Yukarıda değindiğim veya değinemediğim birçok konu ayrı yazıların konularını oluşturmaktadır.

Tüm bu farklı boyutlara rağmen, özel sektör öncelikli bir piyasa dönüşümü ekonomik dinamizm açısından önemli bir kerte olabilir. Girişimcilik kültürü, geçici bir durum arz etmekten öte, bir yaşam biçimi olursa, kişiye ve topluma daha çok katkısı olması muhtemeldir.

 

Y. Doз. Dr. Bьlent Darıcı

[email protected]