Sabah namazı manevi hayatın ilk kapısıdır

Abone Ol

Güle oynaya camiye gel projesiyle, sabah namazında insan, nefsinin hatırını kırar, o namazın içinde nefis ve uyku ile mücadele vardır. Allah Teâlâ kulunu o saatte görmek ister. İşte namaz, insanın en çok sevdiği uykuyu, en sevdiğine yani Rabbine feda etmesidir.

Çünkü riyadan en çok arındırılmış namaz sabah namazıdır. Allah, kulunu öylesine seviyor ki günde beş defa huzuruna çağırıyor. Sevmediğiniz birini yılda bir defa bile görmek istemezsiniz; Allah ise kulunu her gün sevdiği için yanında görmek istiyor.

İnsanoğlunun belleri bükülür, dişleri dökülür, saçları sökülür… Ama Allah’ın daveti ayrım yapmaksızın bu halde bile hep devam eder.

Peygamber Efendimize peygamberlik 40 yaşında gelmiştir. Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır. Müslümanlar 40 kişi olunca İslâm’ı açıktan ilan etmişlerdir. Yunus Peygamber balığın karnında 40 gün kalmıştır. Ali Baba’nın 40 haramileri bile bu sayıya bir işarettir. Zekât malın 40’ta biridir. Beş vakit namaz toplamda 40 rekâttır. 40 sayısı, yani tamamlanmayı ve ruhsal olgunluğu temsil eder. Nitekim “Kırk gün yapılan bir iş, 41. günde alışkanlık haline gelir.” Haram lokmanın da bedenden 40 günde temizlendiğine dair rivayet vardır. Örnekleri çoğaltılabiliriz.

Sabah erken kalkmak başarının sırrıdır. Ahmet Haşim’in dediği gibi: “Fecrin en güzel sesleri, kuş sesleri; en güzel kokuları, çiçek kokuları; en güzel yüzleri Müslüman yüzleridir.”

Sabah namazı aynı zamanda rızıkların taksim edildiği, duaların kabul edildiği vakittir. Hadiste de buyrulur: “Her kim sabah namazını kılarsa, o kimse Allah’ın koruması altındadır.” (Müslim, Tirmizî) Demek ki Allah, namaz kılan müminleri dünyada da ahirette de yalnız bırakmaz.

Bir evde namaz varsa din ayaktadır. Namaz yoksa dinin direği kırılmış, hayat damarı kurumuş demektir. Toplumumuzun en küçükleri olan bireylerin bu gibi değerlerle yetiştirilmesi için gayret sarf edilmesi gerekir.

İyi insanlar dağlardan akan berrak dereler gibidir, geçtiği yerlerde her taraf yemyeşildir. İşte bu yüzden Diyanet’in, Belediyelerin ve hayırseverlerin öncülüğünde başlatılan “Güle Oynaya Camiye Gel” projesi, çocuklarımız için çok kıymetli bir adımdır. 7–14 yaş grubu çocukların sabah namazında 40 gün boyunca camide buluşmaları, onların hem ibadete hem camiye alışmalarına vesile oluyor. Camilerimizin sabah namazında çocuk sesleriyle dolması, hepimizin özlemidir. Bisiklet gibi hediyeler ise onların teşvikini artırıyor.

Tarih boyunca camilerimiz Müslümanların birlik ve beraberliğini pekiştiren mekânlar olmuştur. Hiçbir zaman ayrılıkların, anlaşmazlıkların mekânı olmamıştır. Çünkü Konya belde-i muhayyeredir, (Seçkin şehir, seçilmiş belde) Anadolu’nun kalbinde Selçuklu başkentidir. Konya’mıza da bu gibi faaliyetler yakışır.

40. günün ardından 41. gün çocukların artık manevi olarak camiye ve ibadete hazır olduğu anlamına gelir. İşte bu yüzden sabah namazı, bir ömür boyu sürecek manevî yolculuğun kapısıdır.