Türk insanı için piknik, sadece bir hafta sonu takvimine sıkıştırılmış alelade bir açık hava etkinliği değildir. O; nesilden nesile aktarılan, aileyi, dostları ve komşuları aynı sofra etrafında buluşturan son derece köklü bir sosyal ritüeldir. Yaz mevsimi yüzünü gösterip de tatlı bir sıcaklık şehri kapladı mı, bagajlara yerleştirilen mangallar, semaverler, büyük bir özenle hazırlanan köfteler, çocukların heyecanla binmeyi beklediği salıncaklar ve iki ulu ağaç arasına gerilen hamaklar bu kültürün vazgeçilmez simgeleri haline gelir. Şehrin gürültüsünden uzakta, açık havada yenilen bir yemekten çok daha ötesidir yapılan; temiz bir nefes alma, hayatın bitmek bilmeyen koşturmacasına ve stresine kısa, ferahlatıcı bir ara verme çabasıdır.
Anadolu’nun kalbi, kadim şehir Konya’da da bu gelenek tüm canlılığıyla, neşesiyle ve toplumsal bağı güçlendiren yönüyle yaşanmaya devam eder. Ancak kent ölçeğinde piknik ve mesire alanlarının niteliği, teknik altyapısı ve yönetimi ele alındığında, yerel yönetimlerin kent içi yaşam kalitesine bakış açıları arasındaki belirgin farklar hemen göze çarpar.
Günümüzde Karatay Belediyesi, piknik ve mesire alanlarının düzenlenmesi, yeşil alan altyapısının kurgulanması ve kent içi rekreasyon vizyonu hususunda adeta bu işin ihtisasını yapmış bir kurumsal kimlik sergilemektedir. Halkın sosyal beklentilerini doğru analiz eden, düzenli mangal alanlarından modern oturma gruplarına, otopark düzeninden çocuk oyun alanlarına kadar her detayını ince ince düşünen bu planlama anlayışı, haklı olarak piknikçilerin ilk tercihi haline gelmektedir. Çevre düzenlemesi ve sürdürülebilir bakım hizmetleriyle Karatay, bu alanda örnek gösterilecek bir belediyecilik standardı ortaya koymaktadır.
Peki, Konya’nın nüfusu ve yüzölçümü bakımından en büyük merkez ilçelerinden biri olan Selçuklu’da durum nedir?
Selçuklu sınırları içerisinde piknik yapılacak alanlar yok mudur? Elbette vardır. Ancak mesele sadece bir araziye birkaç ağaç dikmek veya girişine tabela asıp "piknik alanı" ilan etmekle çözülmemektedir. Bir piknik tesisinin gerçek anlamda kamu hizmeti verebilmesi; oraya gelen ailelerin en temel insani ve lojistik ihtiyaçlarının ne derece karşılanabildiğiyle doğrudan orantılıdır.
Bir mesire alanına adım atıldığı andan itibaren başlayan süreç, aslında oradaki hizmet kalitesinin aynasıdır. Rahmet Ormanı özelinde yaşanan durum ise tam manasıyla bir hayal kırıklığına dönüşmüş vaziyettedir. Tesisin araç giriş ve iç ulaşım yollarının durumu, günümüz şehircilik standartlarının oldukça gerisindedir. Asfaltlanmamış, çukurlarla dolu ve bakımsız yollar yüzünden vatandaşların araçları ciddi anlamda hasar görmekte, toz ve toprak içinde kalan ulaşım aksı daha piknik keyfi başlamadan sürücülere zor anlar yaşatmaktadır. Araçların rahatlıkla seyredebileceği genişlikte ve düzgünlükte planlanmamış yollar, hafta sonu yoğunluğunda tam bir trafik keşmekeşi yaratmaktadır.
Buna bir de nizami otopark ve park alanlarının yokluğu ya da yetersizliği eklendiğinde tablo daha da ağırlaşmaktadır. Düzenli ve işaretlenmiş park alanları bulunmadığı için araçlar rastgele boşluklara, ağaç altlarına ve yol kenarlarına park edilmekte; bu durum hem alan içerisindeki sirkülasyonu kilitlemekte hem de doğal dokuya zarar vermektedir. Aracını güvenle park edip huzurla piknik alanına yürümek isteyen aileler, daha tesisin kapısında araç park etme kavgasıyla karşı karşıya kalmaktadır.
Bir zamanlar bünyesindeki yüzme havuzu, gür ağaç dokusu ve geniş arazisiyle Konyalıların pazar günlerini iple çektiği, yüzlerce aileyi aynı anda kucaklayan o devasa Rahmet Ormanı, bugün ne yazık ki bakımsızlığın ve ilgisizliğin kıskacındadır. Ağaçların gölgesine sığınmak isteyen vatandaşlar, sayıca son derece yetersiz kalmış ve zamanla yıpranmış kameriyeler yüzünden gölgelik yer bulmakta zorlanmaktadır. Mangal yakma izinlerinin belirsizliği ve doğru kurgulanmamış alan kullanımı nedeniyle vatandaşların belirli noktalara yığılması, hem alanın yıpranmasına hem de piknik keyfinin bir çileye dönüşmesine neden olmaktadır.
Daha da vahim olanı ise toplu alanların olmazsa olmazı sayılan çeşme ve tuvalet gibi temel hijyen noktalarıdır. Rahmet Ormanı’ndaki mevcut altyapı ne hijyenik açıdan kullanıma uygundur ne de halka kaliteli bir hizmet sunma maksadıyla ayakta tutulmaktadır. Temiz su akan çeşmelerin azlığı, tuvaletlerin bakımsızlığı ve genel temizlik eksikliği, tesisi ziyaret eden herkesin ortak şikâyet noktasıdır.
Sözün özü; ağaç gölgesinde huzur arayan yüzlerce insanı ağırlayan Rahmet Ormanı, ne yazık ki belediyecilik anlayışından beklediği "rahmeti" ve ilgiyi görememiştir.
Selçuklu Belediyesi’ne Çağrı: Yeniden İhya Zamanı
Piknik alanları, bir kentin sosyal akciğerleridir. Vatandaşın vergisinden, belediyelerin bütçesinden pay ayrılan bu alanların atıl kalması ya da niteliksizleşmesi asla kabul edilemez. Selçuklu Belediyesi’nin, komşu ilçe Karatay’ın bu alandaki başarılı ve vizyoner örneklerini inceleyerek Rahmet Ormanı başta olmak üzere sorumluluk alanındaki piknik yerlerini baştan aşağı modernize etmesi gerekmektedir.
Bu modernizasyon süreci sadece birkaç yeni bank koymakla sınırlı kalmamalı; tesis yollarının araçlara zarar vermeyecek şekilde düzgünce asfaltlanması ve genişletilmesi, düzenli, kapasitesi yüksek ve emniyetli araç park alanlarının oluşturulması, Çocuklar için modern, güvenli ve zengin içerikli oyun parklarının inşa edilmesi, hijyenik tuvalet, temiz içme suyu çeşmeleri ve yeterli sayıda kameriyenin alana kazandırılması bütüncül bir projeyle hayata geçirilmelidir.
Çünkü pazar günleri dumanı tüten bir mangalın etrafında gülüşen çocuklar, toza toprağa batmadan ulaşabildikleri, araçlarını güvenle park edebildikleri, temiz bir çeşmeden su içebildikleri ve bakımlı, güvenli bir parkta neşeyle oynayabildikleri bir ortamı fazlasıyla hak ediyor.
