Merhaba Yenigün Ahalisi.

İnsanlık için uzun benim için kısa bir aradan sonra buluşmak güzel.

Olaylar cereyan ediyor hayat hükmünü sürüyor. Kimi düşüncelerimin kenarda köşede kaydı kalsın diye karşınızdayım. Sosyal medya günübirlik ve kayıt dışı bir işleve sahip. Ayrıca kimliksiz ve sorumsuz bir tartışma alanı. Bu nedenle de buradayım.

Olaylar ve insanlar üzerinden fikirlerimi paylaşacağım.

Uzmanlık alanım sayabileceğim sivil toplum ile başlayalım. Özellikle de son dönem Türkiye’de devlet ve sivil toplum ilişkisi özelinde görüşlerimi serdedeyim.

Sivil Toplum aslında Batılı bir kavram. Devlet dışı toplumsal alan diye tanımlayabiliriz. Ayrıntıya girmeye gerek yok. Batıda bu kavramın bir tarihi, bir serüveni var. Türkiye’ de ise seksenlerden sonra daha yoğun olarak konuşulmaya başlandı. Muhafazakâr çevreler (dindar, İslamcı, sağcı ne derseniz tanımın içini istediğiniz gibi doldurun) ilk zamanlarda sivil toplum kavramına mesafeli durdular. Gönüllü Kültür Kuruluşları adını kullandılar bir süre. Sonrasında AB ve devlet projeleri sivil toplum kavramının bütün ülkede kabullenilmesini sağladı. Sol çevreler için de benzer bir süreç yaşandı.

Sivil toplum kavramı ülkemizin toplumsal şartlarına bağlı olarak kendini yeniden inşa etti. Batılı anlamdaki sivil toplum da benzer değişimlere uğramakla birlikte temel bazı ilkelerini korumaya devam ediyor.

Ülkemizde sivil toplum adı altında faaliyet yürüten dernek vakıf vb. yapıların siyaset ya da iktidar ekseninde devlet ile ilişkileri, din ve ideoloji ile ilişkileri “sivil” tanımına uygunlukları konusunda bir ipucu verebilir. Tarafı oldukları siyasi görüş muhalefette iken sivil toplum olabilen kimi kurumlar iktidara gelince gönüllü olarak “arka bahçe” olabiliyorlar. Hatta bunu bir gereklilik sayıyorlar.

Sivil toplum tamamen muhalif olacak gibi bir algı oluşmasın. Devlet her zaman itiraz edilecek bir yer olmayabilir. İlgili sivil toplum kuruluşunun amacına uygun işlerde iş birliği de mümkün.

Sivil toplumun bence en temel iki özelliğinden bahsedebiliriz.

1. Sorunlu ve sorumlu; Topluma dair bir sorunla ilgileniyor. Aynı zamanda bununla ilgili maddi ve manevi sorumluluk alıyor.

2. Kafada ve parada bağımsız; Hangi alanda, hangi coğrafyada, hangi toplumsal kitle ile çalışacağını kendisi belirliyor. Maddi kaynağı da kendi gönüllüleri üzerinden karşılıyor.

Bu iki temel özellik sivil toplum olmak için yeterli.

İşin teorisini uzattık. Belki daha sonra açarız.

Ülkemizde bugün geldiğimiz noktayı açıklamak adına bir olayı hatırlayalım.

Osman Yüksel Serdengeçti, 1944 yılında henüz üniversitede öğrenciyken tutuklandıklarını ve kendilerini bir anda Ankara’nın demir yumruk Valisi Tandoğan’ın karşısında bulduklarını anlatır.

Tandoğan, kendilerine bu tutuklama sonrası meşhur “Öküz Anadolulu” nutkunu çekmişti:

“Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lazımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: birincisi çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek; ikincisi, askere çağırdığımızda askere gelmek.”

Geçen hafta Anadolu’nun bir şehrinde sivil toplum temsilcileri ile toplantı yapan siyasetçilerin verdiği fotoğrafı görünce aklıma zamanın Ankara Valisi Nevzat Tandoğan aklıma geldi.

Aradan çok zaman geçti. Köprülerin altından çok su aktı.

Anadolu harekete geçti(!) Kendisi tepki vermiyor, mücadele etmiyor. Bedel ödemek istemiyor. İstiyor ki ne iş varsa devlet yapsın. Memlekete sivil toplum lazımsa da devlet getirsin.

Birçok sivil toplum yapısının bir zamanlar devlet ile aidiyet ilişkisinin ne kadar sorunlu olduğunu da hatırlatalım. Ne yazık ki siyasallaşan kimi sivil toplum yapıları “dün dündür, bugün bugündür” düsturu ile hareket ediyor.

Uzatmayayım zaman zaman bazen hatıralar bazen de yaşanan gelişmeler çerçevesinde bu konulara döneceğiz.

Başlık ile konu ne alaka? Dediğiniz duyar gibiyim.

Zamanın Ankara Valisi Nevzat Tandoğan 1927 yılında Konya mebusu olarak TBMM’ye girer. İki yıl milletvekilliği yaptıktan sonra 1929 da Ankara Valisi olarak atanır.

Daha fazla bilgi için Mehmed Mazlum Çelik’in yazısına bakabilirsiniz:

https://www.indyturk.com/node/208936/k%C3%BClt%C3%BCr/genelkurmay-ba%C5%9Fkan%C4%B1n%C4%B1n-o%C4%9Flu-demir-yumruk-vali-nevzat-tando%C4%9Fan%C4%B1-%C3%B6l%C3%BCme-nas%C4%B1l