Kısa bir süre önce “Matematik Nobeli” diye tarif edilen FİELDS Ödülünü İranlı Matematikçi Prof. Meryem Mirzahan kazandı.

FİEDLS Ödülü, sadece matematik konusunda ve 4 yılda bir veriliyor. Diğer önemli şart ise yarışmacıların 40 yaşın altında olmaları.

Dolayısıyla ismi bizde Azerî Türkü çağrışımı yapan Prof. Meryem Mirzahan'ın başarısı çok büyük. Üstelik 1936'dan beri verilen bu ödülü kazanan ilk hanım matematikçi de Prof. Meryem Mirzahan.

Necip Türk basını, İsmet Berkan ve Taha Akyol dışında bu büyük olayı yorumlamadı.

Aziz üstad Necip Fazıl'ın tabiriyle “Komik Üniversitemiz” de tebrik beyanatında bulunmadı.

 Demek ki üniversitelerimizin ilgi alanına, dünyanın en büyük matematik ödülü ve onu kazanan bir İranlı bayan profesör girmiyor.

Eh! Kendileri de zaten böyle büyük bir ödülü ülkemize getiremiyorlar, o zaman mesele yok!

Gelelim komşu ülkemizin büyük hocasına.

1977 Tahran doğumlu olan Meryem Mirzahan'ın bütün tahsil hayatı Tahran'da geçiyor.

2004'te Doktora için Harvard'a giden Meryem hoca ABD'de kalıyor, şimdi Stanford Üniversitesi'nde profesör.

Meryem Hanımın hayatında 1987 yılında İran'da başlatılan “Sıradışı Yetenekli Kız Çocuklarına Dönük Okul Projesinin” önemi büyük.

Meryem Hanım da kader arkadaşı Rüya Hanım da bu proje ile yükseliyorlar, ülkelerine 1994'te Hong Kong'dan, 1995'te Toronto'dan Matematik madalyası getiriyorlar.

Prof. Rüya Beheşti şimdi Washington Üniversitesi'nde profesör.

Kıymetli okuyucular, İran'ın 1987'de başlattığı uygulamanın adını tekrar yazıyoruz:

“Sıradışı Yetenekli Kız Çocuklarına Dönük Okul”.

Yani Üstün Yetenekliler Okulu.

İşte, bütün mesele burada:

 Üstün yeteneklileri keşfetmek ve önündeki engelleri kaldırmak.

2014 yılının büyük ve kocaman Konya'sında Uluırmak İlköğretim Okulu'nda matematiğe kabiliyeti olan, istikbal va'd eden bir KIZ ÖĞRENCİYİ ne bekler?

Kıymetli okuyucular, sizleri bilmem ama bu satırların yazarı Meryem Mirzahan olacağını beklemiyor.

Bitirirken,

Necip Türk Basınının konuyu ihmal ettiğini ve İranlı Meryem Mirzahan'ın Azeri Türkü olup olmadığını bile araştırmadığını belirtmiştik.

Yine “Komik Üniversitelerimizin” bu büyük başarıyı görmediğini üzüntüyle ifade etmiştik.

Bu, niye böyle?

Ülkemize, 70 milyonumuza çizilen üçgen SİYASET, SPOR ve SAHNE arasında geçer.

Siyasetin bir ismini Necip Türk Basını da üniversitemiz de görür.

Aynı şekilde SPOR ve SAHNE erbabını da!

Ama iş bilime gelince konu çıkmaz sokağa girer.

Aslında çıkmaz sokağa giren 70 milyondur.

Siyaset, spor ve sahnenin “Bermuda Şeytan Üçgeninde” boğulan 70 milyondur.

İranlı Meryem ve Rüya 1994'te yani 17 yaşındayken okullarını Hong Konk'ta temsil edip İran'a “Altın Madalya” ile dönmüşlerdi.

1994'ten 20 yıl sonra düşünelim! 2014'te “Üstün Yetenekli Kız Çocuklarının Eğitimi” konusunda neredeyiz?

NOT: TRT'de Cuma Akşamları, YEDİ GÜZEL ADAM dizisi başladı. Lütfen takip etmeye çalışınız.