Geçtiğimiz haftalarda 2023 YKS sonuçları açıklandı. Kimi adaylar beklediği puanları alamadılar, hayallerini, hedeflerini 2024’e ertelediler. Öğrencilerin deyimi ile “mezuna” bıraktılar.
Bir kısım adaylarda aldıkları puanlara göre tercihlerini yapmaya başladılar. Üniversiteleri ve bölümlerini, imkânlarını araştırarak tercihleri şekillendirmeye çalışıyorlar. Ancak, çok az adayın tercihlerini yaparken kendilerini ve mesleği tanıyarak seçim yaptıklarına şahit oluyoruz. Bu durum, sadece kaynak israfına neden olmuyor, aynı zamanda mutsuz, motivasyonu düşük insanların ortaya çıkmasına neden oluyor.
Tercihlerin nasıl yapılması gerektiğini işin uzmanlarına bırakalım. Biz olayın bir başka boyutuna bakacağız. YKS’ye girmiş olan öğrencilerimizin birçoğunun henüz bir hedeflerinin olmaması veya gidecekleri yön ve adres konusunda kafa karışıklığı yaşamaları ibret vericidir. Bu durum ne acı ki, eğitim sistemimizin temel açmazlarından biri olmaya da devam etmektedir.
Anne-babalar, okullar öğrencileri yönlendirmekte yetersiz kalmaktadır. Öyle ki, tercih yapacak öğrenciler uykusuz geceler geçirmekte, kulaklarına üflenen bilgilerle “uydum kalabalığa” mantığıyla gelecekleriyle ilgili karar vermektedirler.
Yukarıdaki tabloyu yaşamamak için neler yapmak gerekir?
İlk sözümüz gençlere:
“Hedefsizseniz, hedef de sizsiniz!”
“Hedefi olmayan gemiye, hiçbir rüzgâr yardım etmez!”
Gençler! Lise son sınıfa gelmeden kabiliyetlerinizi, zayıf ve kuvvetli alanlarınızı bilerek, kendinizi tanıyarak bir mesleği hedef olarak seçin.
Seçtiniz meslekle bir ömür geçireceğinizi unutmayın. Arkadaş çevrenizi veya ailenizi dinleyin, ama kararı siz verin.
Meslek seçiminde içinde yaşadığımız çağı ve geleceği düşünerek tercih yapın. Artık geçerli olmayan meslekleri seçmeyin.
Üniversite size diploma verir. Kendinizi geliştirmek ve yetiştirmek sizin elinizde. Şehrin imkânları ile üniversitenin imkânlarını değerlendirmek de size kalmış.
Unutmayalım, arayan değil aranan olabilmek üniversite yıllarında özgeçmişinizi iyi doldurmaktan geçer.
Sevgili anne-babalar!
Çocuklarınız sizin ertelenmiş hayallerinizi gerçekleştirme aracı değildir. Onlar, ayrı bir bireydir. Yapılması gereken daha ortaokul çağında çocuğunuzun yeteneklerini keşfetmek ona göre yolundaki engelleri kaldırmaya çalışmaktır.
Yoksa bizim baskımızla bir meslek seçerse “yandı gülüm keten helva”, ömür boyu şikâyet edecek ve başımızı ağrıtacaktır.
Her çocuk mühendis, doktor olacak diye bir kural yok. Her mesleğe ihtiyacımız var.
Bir atasözümüzde de bu gerçek ne güzel ifade edilmiştir:
“Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa.”
Çocuğumuz, yeter ki sevdiği mesleği yapsın.
Tabii ki, mesleğinde iyi olmasının yanında ahi geleneğinde olduğu gibi “iyi bir insan ”ve “nebevi” bir ahlaka sahip olması gerçeğini açıklamaya da gerek yoktur.
“Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek:
Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek.”
(M. Akif ERSOY)
Şunu gözden kaçırmamalıyım, aldığımız kararlar ve yaptığımız tercihler dünyadaki ve ahiretteki yerimizi belirleyecektir.
Selam ve dua ile..