Geceyi yorgan gibi üstüne çekmiş
Küçük bir çocuk
Ayakkabıları kapının önünde
Gülüşü yastığın altında.
**
Uykusu hafif
Kirpikleri bile uyumamak için inat ediyor
Gece;
Odasına parmak ucuyla giriyor
Oyunu bozmamak için.
**
Rüyasında sınıf kocaman bir kutu
İçinde şaşırmalar var
Sıralar biraz yamuk
Boyalar birbirine karışmış
Bir harf düşmüş A’dan,
Öğretmeni eğilip yerden almış
Kimse fark etmeden.
**
Bir çocuk var orada
Adı bazen kendi adı değil
Birlikte koşuyorlar
Düşmeden önce durmayı öğrenerek
Dizlerini yaralayan
Ama canını acıtmayan.
**
Yerler yumuşak
“Hey dostum tavşana benziyor sanki
Perdeler sallandıkça tavşanın kulakları gibi oynuyor”
Gülmek diye bir şey varmış
Sadece gülmeye yarıyor çok güzel
Duvarlar konuşmuyor ama
Çok iyi dinliyor.
**
Arkadaşları var orada
İsimleri değişiyor sık sık
Bir arkadaşının adı balon
Ötekinin gülüşü boya kalemi
**
Biri hep “bak bak” diyor
Öteki her şeye “neden?
Öğretmeni eğilip
Merakını düğmeliyor yakasına.
**
Her şey sorulabilir burada:
Bulut neden düşmez,
Masa niye konuşmaz,
Kalem yorulunca nereye gider?
**
Öğretmeni bir melek gibi
Sesini yükseltmeden
Her şeyi mümkün kılıyor
“Hadi deneyelim” diyor
Dünya biraz daha genişliyor.
**
Bir top yuvarlanıyor rüyada
Peşinden kahkaha
Zaman saklambaç oynuyor
Ebe olmuyor kimse.
**
Bir karınca geçiyor yerden
Çocuk eğiliyor:
“Sen nereye gidiyorsun?”
Karınca cevap vermiyor
Ama yolunu gösteriyor.
**
Uykusunda gülümsüyor
Çünkü kalbi okşanmış
Tavşan kaçmış o kovalamış
Musmutlu kocaman sevinmiş
**
Sabah olunca rüyayı unutacak belki
Ama merakı uyanık kalacak
Avuçlarında görmediğimiz bir sürü şey
Gözlerinde daha yeni başlamış
Kocaman bir dünya.