Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya, meşhur naatında:
“Ebu Leheb ölmedi ya Muhammed;
Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor!” mısralarıyla günümüzde yaşanan modern Cahiliye dönemine adeta ayna tutuyor.
Gerçekten de içinde yaşadığımız zamanda, Cahiliye dönemini mumla arayacak bir noktaya geldik. Onun adını ezberleyen dudaklar bugün popçuları ve topçuları ezberler hâle düştü.
Bilindiği gibi Cahiliye Dönemi, İncil’in tahrif edilmesinden Hz. Muhammed (s.a.v.)’in peygamberliğine kadar geçen süreye verilen isimdir.
Cahiliye kavramı çoğu zaman okuma-yazma bilmemek olarak tanımlansa da bu eksik bir tanımdır. Zira söz konusu dönemde müşrikler arasında okur-yazar olanların bulunduğu bilinmektedir.
Cahiliye; bilgisizlik, hakikatten uzaklaşma, hak ettiğinden başka şekilde davranma ve yanlış inanışlara körü körüne bağlanmak anlamlarını da içerir.
Gelin, Cahiliye dönemindeki günahların günümüzle kıyaslandığında ne kadar sınırlı kaldığını görelim.
Evet, Cahiliye döneminde putlara tapılıyordu.
Peki bugün? Para, makam, şöhret, kadın, heykel, futbol, iş, sosyal medya gibi bağımlılıklarımızı; bunları hayatımızın merkezine koymamızı nasıl açıklayacağız?
Faiz ve tefecilik o dönemde yaygındı.
Bugün ise repo, döviz simsarlığı, bankacılık sistemi, küresel sermaye düzeni ve kapitalizmin sömürü çarkı çok daha karmaşık ve yaygın bir hâlde.
İçki de Cahiliye döneminde sıkça kullanılıyordu; genellikle hurma veya üzümden yapılırdı.
Ya günümüzde? Biranın yanı sıra sayısız alkollü içecek, esrar, kokain, marihuana, ekstazi ve daha nice uyuşturucu madde…
Fuhuşa gelince; o dönemde bu işi yapanlar toplumca bilinen kişilerdi.
Peki şimdi? Fuhuş evleri, ahlaksız dizi ve filmler, pornografi, çarpık ilişkiler, evlilik dışı ilişkileri özendiren yayınlar, sözde “sanatçıların” sergilediği ahlaksızlıklar, TikTok ve benzeri platformlardaki hayâsızlıklar karşısında felaket çanlarını hâlâ duymayacak mıyız?
Cahiliye’nin bir başka yaygın günahı kumardı.
Kumar ve fal okları çok yaygındı. Ancak bugün kumar çeşitliliğinin ulaştığı noktayı görünce o dönemkilerin masum bile kaldığını söylemek mümkün.
Günümüzde kumar; kumarhaneler, piyango, loto, toto, iddia, bahis oyunları gibi birçok başlık altında devam ediyor.
Cahiliye’nin bir başka yüzü de zaman zaman görülen kız çocuklarını diri diri gömme âdetiydi.
Bugün kız çocukları toprağa gömülmüyor, evet…
Ama modern Cahiliye, kadını farklı şekillerde yok sayıyor: Cinsel obje hâline getirme, beden sömürüsü, mankenlik sektörü, moda, kozmetik dayatmaları, cinsiyet değiştirme akımları ve kürtaj bunlardan sadece bazılarıdır.
Kabilecilik Arap toplumunda en belirgin niteliklerden biriydi.
21. yüzyıla geldiğimizde ise durum pek değişmedi. Aksine ırkçılık, fanatizm ve taraftarlık daha da yaygınlaştı. Güya demokrasinin beşiği sayılan Avrupa ve ABD’de bile beyaz ırkın üstünlüğü tartışılmaz, diğerleri ikinci sınıf ya da “yabancı” kabul ediliyor.
O dönemden günümüze taşınan bir diğer olumsuzluk ise kan davalarıdır.
Bugün ise bunun yanında mafya, çeteler ve terör gibi çok daha yıkıcı sorunlarla uğraşıyoruz.
Görüldüğü gibi modern Cahiliye döneminde Ebu Lehebler ölmedi; Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor.
Fakat bu tablo bizi ümitsizliğe sürüklememelidir. Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Lâ taknetu min rahmetillah.”
“Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin.” (Zümer Sûresi, 53. Ayet)
Bize düşen ise, Ebu’l Hakem iken Ebu Cehil olan Amr bin Hişam’ın oğlu İkrime bin Ebu Cehil’i İslam’ın en büyük komutanlarından biri hâline getiren Peygamberimizin izinden gitmektir.
Selam ve dua ile…
Not: Bu yazıyı hazırlarken, Kahramanmaraş İlim Yayma Cemiyeti’nde iki haftada bir İslam Tarihi üzerine sunum yapan KSÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi değerli dostumuz Doç. Dr. Halit Çil Hocamızın Cahiliye Dönemi’ne dair sohbetlerinden yararlandık. Hocamıza teşekkür ediyoruz. Ayrıca İlim Yayma Cemiyeti Başkanı Doç. Dr. Ömer Süha Uslu ve ekibine; Yurt Müdürü ve Şube Başkanı değerli öğrencim Hilmi Koç ve ekibine örnek çalışmalarından ve faaliyetlerinden dolayı tebriklerimi iletiyorum.