Fani olan insan, dünyada kalıcı olabilmek ve amel defterinin açık kalabilmesi iz, isim ile eser bırakmaya çalışır. Hadimi merhuma atfedilen konu ile ilgili güzel bir söz de vardır: “Kamil odur ki koya dünyada bir eser, Eseri olmayanın yerinde yeller eser”.
Atalarımız sarp yokuşlarda azık olacak meyveler bırakmaya çaba göstermişler,hazır ve Hızır olmuşlardır. Son yüzyılda bunun iyi bir örneğini İmam Hatiplerin, yapılması ve yaşatılmasında gördük.Onların diktikleri fidanlar bugün meyveye durdu.Tarihe iz bırakan eserler oldular.
Geçen hafta İmam Hatipler Haftası vesilesiyle kaleme aldığımız yazıda, Ali Ulvi Kurucu’nun “Kabul Olmuş Duaları ”olan imam hatip gençliğinden söz etmiştik. Bir noktayı vurgulamayı unutmuşuz. İmam Hatip mezunu öğrencilerimiz, sadece Türkiye’deki yangını söndürmek için değil tüm dünyadaki yangını söndürmeye çalışmaktadırlar.
Türkiye’de doğan İmam hatip çınarı dalları ile tüm İslam âlemini kaplamış durumda. Dünyanın değişik ülkelerinde İmam –Hatip liselerimiz var. Birde bilindiği gibi ülkemizde Meb-Diyanet ortak projesi olan Uluslararası İmam Hatip Liseleri yaklaşık 12 yıldır faaliyet göstermekte.
Bu okullar da meyvelerini vermeye başladı. Uluslararası öğrencilerimizden teknofestlerde dereceye girenler, Erasmus programına katılanlar olduğu kadar sanat, ticaret, kültür, teknoloji, medya ve akademik hayat gibi değişik platformlarda söz sahibi olanların sayısı da her geçen gün artmaktadır.
Bu durum üstat Necip Fazıl’ın “Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın!” Mısralarını biliyoruz. Saçılan tohumlar bitti. Elhamdülillah boy attı, hatta koca koca ağaçlar oldu. Meyve vermeye başladı.
Bizler de tekerlek tümsekte kalmadı, diye hamd ediyoruz.
Salih Baba Divan’ında:” Biz misâfiriz velâkin biz de mihmân bekleriz. Kâmil insân bulmuşuz bâbında ihsân bekleriz” diyor.
Elbette ümmet de söz konusu öğrencilerin kapısında ihsan bekliyor.
Uluslararası öğrencilerimiz gittikleri yerlerde nasıl öncü ve önder olabiliyorlar, nasıl eser ve de iz bırakıyorlar?
Sizlere bir fikir vermesi açısından rotamızı Eskişehir’e çeviriyor ve bir etkinliğe ayna tutuyoruz.
Etkinliği organize eden Selçuklu Uluslararası Mevlana AİHL mezunu ve halen Eskişehir’de Osman Gazi Üniversitesi’nde Siyaset ve Kamu Yönetimi 2. Sınıf öğrencisi Endonezyalı Nashiruddin Az Zahid.
Bundan sonraki satırlarımızı etkinlik haberine bırakıyoruz.
“ Eskişehir'de Kültürler Arası Köprü: Batik X Ebru
24 Ekim 2024 Perşembe günü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) İlahiyat Fakültesi'nde Eskişehir'deki Endonezyalı Öğrenciler Birliği (PPI Eskişehir), Endonezya Eğitim, Kültür, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı ve Türkiye'deki Endonezyalı Öğrenciler Birliği (PPI Türkiye) ortak bir programı "Batik X Ebru" düzenlendi.
Bu program iki ülkenin sanatları arasındaki farkları ve yapılışı öğrenmek amacıyla yürütülmüştür. Programın içeriği ise çok çeşitli etkinliklerle karşılaşıyoruz. Başta iki atölye yani batik atölyesi ve ebru atölyesi Eskişehir'deki öğrenim gören tüm öğrencilere batik ile ebru yapılışı sunmaktadır. Bunun ya yanı sıra koridorda çeşitli Endonezya yöresel kıyafetleri giyip fotoğraf köşesinde bir hatıra resim çektirilebilmektedir. Atölye çalışmalarından sonra ise konferans salonunda batik uzmanı Dafina F. Fatima, Ebru Uzmanı Arş. Gör. Sultan Mutluel ile İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi, Dr. Öğr. Üyesi Erşahin Ahmet Ayhün moderatörlüğünde iki ülkenin sanatlarının tarihçeleri hakkında katılımcıları aydınlattılar.”
Yukarıda sadece bir etkinliği örnek olarak verebildik. Konu ile ilgili daha onlarca misal sayılabilir.
İz, isim ve eser bırakma derdinde olan öğrencilerimize teşekkür ediyor ve başarılar diliyoruz.
Ümitliyiz.
Gün ışımıştır. Şafak yakındır.
Selam ve dua ile…