Geçtiğimiz hafta içinde Kahramanmaraş’ta yaşanan menfur olayda masum dokuz yavrumuz ile bir fedakâr öğretmenimiz hayatlarını kaybettiler.

Henüz 14 yaşındaki gözü dönmüş bir çocuk emniyet mensubu olan babasına ait beş adet tabanca, yedi şarjör ile okulu basıyor ve önüne geleni öldürüyor.

İşin burasında bile karşımıza birçok soru çıkıyor.

Emniyet mensubu bile olsa bir evde beş adet tabanca niçin bulunur?

Bu tabancalar, 14 yaşındaki bir çocuğun eline nasıl geçer?

14 yaşındaki bir çocuk ustalıkla silah kullanmayı ve şarjör değiştirmeyi nereden öğrenmiştir?

Okul baskını yapmasını ve önüne çukan herkesi öldürmesini, 14 yaşındaki bu çocuğun kafasına kimler aşılamıştır?

Bu çocuk 5 tabanca ile okula nasıl girebilmiştir?

Bu soruları çoğaltmak mümkün…

Araştırıldığı zaman bu çocuğun okulun öğrencisi olduğu, tabancaları okul çantasına koyarak girdiği, emniyet mensubu babasının çocuğa silah kullanma eğitimi verdiği ortaya çıkıyor.

Emniyet mensubu bir babanın, 14 yaşındaki çocuğunu silahlardan uzak tutması gerekirken üstelik bir de silah eğitimi vermesinin sebebi ne olabilir?

Emniyet mensubu bir baba ile öğretmen bir annenin çocukları nasıl olur da bu şekilde yetişebilir?

Bütün bu sorular ışığında yapılması gerekenler ortaya çıkıyor.

Hem devletimizin hem de anne babaların bu konuda atması gereken önemli adımlar bulunmaktadır.

Devlet yetkililerimizin atması gereken adımları şöyle sıralayabiliriz:

Okullarda güvenlik konusu en önemli ve en acil bir konudur. Okul girişlerine konulacak X-ray cihazı veya başka bir önlem yolu ile güvenlik konusu kesinlikle hemen halledilmelidir.

Yıllardır uygulanan 12 yıl zorunlu eğitim kaldırılmalıdır. Daha önce de defalarca yazmıştım. Okumak istemeyen, okumaya kabiliyeti olmayan, sanayiye giderek geleceğin ustaları olacak olan çocukları, zorla "Sen okuyacaksın" diyerek okullarda tutmanın hiçbir mantığı, hiçbir açıklaması olamaz. Acilen 12 yıl mecburi eğitim zırvasından vazgeçilmelidir. Böylece sanayicilerimizin dört gözle beklediği geleceğin ustaları olacak olan çocuklar, ilkokuldan sonra çırak ve kalfa olarak sanayilere gönderilmelidir.

Okullarda uygulamaya konulan manevi eğitim yeterli değildir. Seçmeli olan manevi eğitim dersleri mecburi hâle getirilmelidir.

Çocukların beynini yıkayan ve dışarıdan yönetilen güya çocuk oyunları kesinlikle yasaklanmalıdır.

Elindeki silahlarla onlarca kişiyi katletme görüntüleri olan, şiddet içerikli ve mafyayı hoş gösteren, özendiren her türlü diziler TV’lerden derhal kaldırılmalıdır. Bunun yanında ahlaksızlığı teşvik eden TV programları da yayından kaldırılmalıdır.

Öğretmen ve öğrenciler için getirilen serbest kıyafet uygulaması kaldırılarak öğretmene yaraşır ve öğrenci olduğunu hissettiren kıyafet mecburiyeti getirilmelidir.

Daha önce de defalarca yazdığım gibi ülkemizdeki yeterli olmayan cezalar caydırıcı hâle getirilmelidir. Bu bağlamda bilhassa teröristler için, çocuklarımıza dadanan tecavüzcüler için ve toplu katliam yapanlar için kesinlikle idam cezası getirilmelidir. “Kısasta hayat vardır.”

Bunlar devletimizin acilen alması gereken önlemlerdir. Bunların yanında alınması gereken uzun vadeli çok sayıda önlem de vardır mutlaka…

Her şeyi devletten beklememek gerekir. Ailelerin ve anne babaların da yapması gerekenler vardır. Eğitim öncelikle aileden başlar. Anne babalar çocuklarını başıboş bırakmamalıdır.

Çocuklarının kiminle arkadaşlık yaptığına, hangi sitelere girdiğine, hangi kitapları okuduğuna, boş vakitlerini nasıl geçirdiğine kesinlikle dikkat etmelidir.

Telefonu veya tableti çocuğun eline vererek ne yaparsa yapsın diye hareket eden anne babalar, çocuğunun bir gün elinden kayıp gittiğini ve başkalarının esiri durumuna geldiğini görünce başlarını taştan taşa vursalar da iş işten geçmiş olur.

Bunun için devlet, öğretmenler ve aileler olarak el ele vererek çocuklarımızı vatana, millete yararlı halde yetiştirmenin yolunu bulmalıyız. Yazımı bir şiirimle tamamlamak istiyorum. Evlatlarımızı şiirde geçen özellikler ile yetiştirirsek o çocuk başkalarına zarar verebilir mi? Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.

NOT: Çocuklarımız için Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlediği Çocuk Kitapları Günleri kapsamında, 26 Nisan Pazar günü saat 14.00’ de Miryokefalon Salonunda yapacağım söyleşime ve imza saatime bekliyorum.

DİNLE EVLADIM

Mutluluk istersen kulak ver bana,
Beni yüreğinle dinle evladım.
Huzur formülünü vereyim sana,
Dediğimi iyi anla evladım.

Gönlünü irfanın yoluna bırak,
Yüreğin sevgiden olmasın ırak,
Ruhun yeşillensin kalmasın çorak,
Güzellikler doldur tonla evladım.

Huzur vermez sana ne mal ne para,
Mutluluk yolunu sevgide ara,
Kalbinde, gönlünde olmasın yara,
Şerri, kötülüğü önle evladım.

Erdemli insanla dost olmaya bak,
Doğru, dürüst davran olsun yüzün ak,
Karanlık ışıtan bir meşale yak,
Aydınlık yolunu izle evladım.

Küçüğe sevgi duy, büyüğe hürmet,
Mahlûkata göster şefkat, merhamet,
Hayır işte yarış, hayırda rahmet,
İyiyi, güzeli yeğle evladım.

Fakire, garibe elini uzat,
Olmasın hayatta çelişki, tezat,
Olasın toplumda sevilen bir zat,
Ya sus ya da hayır söyle evladım.

Mazlumdan yana ol, zulümden sakın,
Kötüden uzak ol, iyiye yakın,
Merhamet tacını başına takın,
Çektirme kimseye çile evladım.

Sevdiğini Allah için seversen,
Yerdiğini Allah için yerersen,
Hainlere düşman, yurda nefersen,
Kabul olur duan, dile evladım.

Sakın şeytan ile nefsine uyma,
Gelen vesveseyi, evhamı duyma,
Bunlara kanıp da batağa kayma,
Gönlüne güzellik derle evladım.

Her gün bir iyilik yapmaya alış,
Herkesin gönlüne girmeye çalış,
Hak’tan yana davran, yapma hiç yanlış,
Doğru, güzel işler eyle evladım.

Her şeyi yaratan Rabbi unutma,
Kötüden uzak dur, yanlış iş tutma,
Helal kazancına haramlar katma,
Yalnız Allah’a ol, köle evladım.

Zevk, sefaya dalıp dünyaya kanma,
Yaptığın yanına kâr kalır sanma,
Hesap var, mizan var, ateşte yanma,
Hiç kimseye yapma hile evladım.

İbadetini yap, terk etme onu,
Ebedi dünya var, unutma bunu,
Ahlaklı, edepli olmaktır konu,
Ömrünce iyilik işle evladım.

Kur’an ile Hadis rehberin olsun,
Peygamber sürekli önderin olsun,
Manevi değerler, değerin olsun,
Daim yönün olsun kıble evladım.

Vatan, bayrak, namus kıymetli bize,
Bunlar için öl de gelme hiç dize,
Güvenme, inanma asla densize,
Kötü sözler alma, dile evladım.

Hayat bir sınavdır kazanmak gerek,
Temiz, nurlu, cömert olsun hep yürek,
Cennete ulaşmak olmalı erek,
Ruhun derlesin gül, lale evladım.

Nasihatı dinle, hayırlarda kal,
Yücelerde olsun, düşmesin hilal,
İslâm, ezan, sancak her şeyden kutsal,
Kıymetini bil de özle evladım.

NOT: Çocuklarımız için Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Selçuklu Kongre Merkezi’nde düzenlediği Çocuk Kitapları Günleri kapsamında, 26 Nisan Pazar günü saat 14.00’ de Miryokefalon Salonunda yapacağım söyleşime ve imza saatime bekliyorum.