Sabah uyanır uyanmaz ilk yaptığınız şey ne? İtiraf edelim hangimiz telefona sarılıp sosyal medyada kim ne yapmış diye bakmıyoruz?
Geçen sabah çayımı yudumlarken düşündüm; eskiden gazetenin gelmesini beklerdik, şimdi ise gece biz uyurken dünyada kaçırılmaması gereken hangi önemli dedikodunun döndüğünü merak ediyoruz. Akışta kaydırıp durduğumuz o sonsuz ekran, aslında bize ait olmayan hayatların sergisi. Ve biz, o sergiyi izlerken kendi günümüzü kaçırıyoruz. Bir kafede yan masaya dikkat edin. Herkes yan yana ama herkes kendi dijital dünyasında yapayalnız. Başımızı ekrandan kaldırıp birbirimizin yüzüne bakmayı unuttuk. Sürekli bir şeyleri yakalama, gündemden geri kalmama telaşındayız. Ama asıl kaçırdığımız şey, o an burnumuza gelen kahvenin kokusu ya da pencereden giren sabah rüzgarı. Hayat, ekrandaki o 10 saniyelik videolardan çok daha yavaş ve çok daha güzel akıyor aslında. Bugünlük o bildirimleri biraz sessize mi alsak acaba? Ne dersiniz, dünya biz birkaç saat çevrimdışı kaldık diye dönmekten vazgeçmez herhalde^^