Kadınlarımız var bizim
Güneş güzelleri
Sıcak oldumu
Atar minderini kapı önüne
Başlar günlük sohbeti

**

Bir kadın derken iki olur,
“Ne ediyon bacım?” diye seslenir biri,
Gören gelir, katılır sohbete,
Kapı önü kalabalıklaşır fark etmeden.

**

Önlerinden geçenler
Göz ucuyla bakar, takip ederler
Ardından fısıltıyla konuşulur
Ne koyudur sohbetler

**

Yalnız çekindikleri,
Görünce pır pır dağıldıkları
Adamlar da var mahallede,
Yusuf Ağa’nın gölgesi,
Mahallenin bilgesi…

**

Dağıtırdı onları evine,
“Ee olsun o kadar,”
O onat adam benim babam…
Sözüyle özüyle, duruşuyla
Kimseyi yarı yolda bırakmazdı,
Darda kalana omuz dayardı.

**

Bakkaldan 2.5 liralık sakız
Çıtır çıtır çat pat sesiyle
İmrenirsin çiğnemesine
Gönül abanın ağzındaki sanat

**

Hala çiğniyor mu acaba,
O sesleri çıkarıyor mu yine,
Mahallenin sessizliğine
Çocukluk serpiştiren o neşeyle?

**

Dudu dilli dudulu
Çamaşır yıkama günü
Kazan kaldırırken
Sacı atar ateşin üzerine

**

Hiç sac kavurgası yediniz mi siz?
Gariplerin eğlencesi
Birde elinde süpürgesi
Saçları ağarmış
Yazmasının altında

**

Mahallenin Süllüsü
Etekleri püsküllüsü
Çocukların eğlencesi
Aba aba diyerek gezer
Akıllı gezgin delisi
Bir laf atar, gülüş kopar
Kapı önü bir anda şenlenir.

**

Çocuklar top peşinde toz duman
Birinin dizi kanar, diğeri ağlar
Annesi koşar, “ah canım” der
Yarayı öper, gözyaşı diner.

**

Herkesin lakabı var mahallede
Keklik kızı, Duduklu, Kurucalı
Kütükler, Dudulular, Hamitler
Çöp Memetler, Çuğlular
Çitililer, Ahmet Çavuşlar…

**

Bir isim yetmez anlatmaya bizi
Hem lakap, hem isimle
Gülüşü, kavgası, barışı, sevgisi
Mahalle lakaplarla tanır herkesi.

**

Canını severim
Canını yerim
Kurban olduğum
Göğel ördeğim

**

Mahallemin adı çilli
Horozum da çilli
Kedimin adı misi
Köpeğimde mındil

**

Oynarken kendini unutan çocuğun
Burnunu koluna silmesin diye
Cebinde duran mendil

**

Kocabaş var, onu gören evine kaçar
Ağır yürür, kocaman alaca renkte
Alplerin Heidi’sinin köpeği gibi
Adı da çakal
Hayvan irisi…

**

Abılalar sokağı sokağımız
Abıla yapar tepsi işi börek, pişi, kek
Komşu kadınlar gün yapmaya gelir
Küçük tüp ocağı yanında
Çaydanlık üstünde

**

Sofrayı zengin donatır
Azdan çok çıkarır
Herkes payını alır güle güle
Mahallenin abılası işte
Hem eli bereket
Hem yüreği geniş

**

İkindi üzeri sandalyeler iner
Hortumla serinlenir akşam
Islak beton ferahlatır insanı
Bahçede dalından koparılan
Yemelik vişne, elma, salatalık sefası…

**

Ne güzeldi o güneşli günler
Sofranın sefası
Çayın demi, insanın değeri
Sohbetin koyusu
Islak betonlar
Muhabbetin şifası

**

Özledim şimdi herkesi
Çilli mahallesini
Yitik anıların izini
Geri gelmeyecek
Yaşanmış onca hatıraları
Yüreğimde taşıyorum hepsini…