Beşinci Raşid Halife Ömer b. Abdülaziz
Ömer b. Abdülaziz insanlık tarihinin ender devlet adamlarından biridir. Uyguladığı sosyal siyasetle hem valilik hem de halifelik döneminde toplumun her kesiminde sosyal adalet, istikrar ve güven ortamını tesis etmiş bir şahsiyettir. Kendinden önceki bazı yöneticilerin yanlış birtakım uygulamalarından ders çıkaran, şahsî ve devlet işlerinde ferdî hareket etmeyen bir idarecidir. O daima ilim ve amelleriyle toplumun takdirini kazanmış kişilerden oluşan istişare heyetiyle icraatta bulunan, toplumun huzur ve refahını temin etmeyi kendi huzur ve refahına tercih eden bir kişilik ortaya koymuştur. Ekonomik, siyasî, idarî anlamlarda günümüz açısından ayrı bir önem arz eden sosyal devlet örneğinin pratiğini de uygulayan önemli liderlerdendir. Hüküm sahibi olan herkesin ondan adalet namı hesabına alacağı dersler vardır.
İslâm tarihi ve tabakat kitapları ondan ikinci Ömer veya beşinci âdil halife olarak bahsederler. Onun adaletli olduğu konusunda ittifak edilmiştir. Ömer b. Abdülaziz'in doğum tarihi kaynaklarda tam bir ittifak olmamakla birlikle Hicri 63 senesidir. Doğum yeri olarak da muhtelif kaynaklar itibariyle Medine veya Mısır'ın Hulvan bölgesi zikredilmektedir.
Ömer b. Abdülaziz Kur'ân'ı küçük yaşta ezberlemesinin akabinde babası onu Medine'ye ilim tahsili için gönderir. Ömer b. Abdülaziz sahabeden bazı kimselerden ilim elde etmiştir. Onun üstadları arasında Medine'de Enes b. Mâlik, Sâib b. Yezid, Yusuf b. Abdullah b. Selâm, Abdullah b. Ca'fer Tayyar ve tâbiundan Saîd b. Müseyyib ve daha başka âlimler de vardır. Bu ilim yolculuğunda fıkıh, hadîs, edebiyat ve şiir dersleri alarak müctehit seviyesine ulaşmıştır.
Kayınpederinin vefatından sonra hilafete Ömer'in kuzeni 1. Velid b. Abdülmelik geçince Ömer b. Abdülaziz'i Medine'ye hicri 87'de vali olarak atadı. Ömer b. Abdülaziz bu göreve geldiğinde yirmi beş yaşında idi, kısa zamanda yetenekli ve âdil bir idareci olduğunu icraatlarıyla hemen ortaya koydu.
Yaklaşık yedi yıl bu görevde kalan Ömer'in âdil idareciliği bütün Emevi ülkesine yayılmıştı. 1. Velid'den sonra halife olan Süleyman b. Abdülmelik'in hilafetinin sonlarına doğru Ömer b. Abdülaziz'in kişiliğini, dindarlığını ve kabiliyetini tanıdığından dolayı onu yerine halife olarak tayin etmek istemiş; fakat Ömer b. Abdülaziz bu görevin mesuliyetinin ağır olduğunu bildiğinden dolayı Halife Süleyman'ın bu teklifine sıcak bakmamış ve âdeta kaçmıştır. Ancak mevcut şartlar onu halifelik görevini devralmasını zorunlu hâle getirmiş ve h.99/717'de Süleyman'ın ölümüyle birlikte halife olmuştur. Ömer b. Abdülaziz'in devlet başkanlığı yaklaşık iki buçuk sene sürdü. Bu süre zarfında halifenin özel hayatı ve devlet işlerinde azami hassasiyet ve iktisatlı bir hayat sürdüğü hususunda kaynaklarda ittifak vardır. Demek ki ihlâs ve samimiyetle az zamanda büyük işler başarılabilir, başta Allah'ın sonra da kulların gönüllerine girilebilinirmiş.
Ömer b. Abdülaziz halife olarak Medine'ye gelir gelmez öğle namazını kıldıktan sonra Kur'ân ve Sünnet'i iyi bilen, fakih on âlimden oluşan, yetkilerle donatılmış ve devlet icraatlarını denetleyen bir danışma kurulunu oluşturmuştur.
Ömer b. Abdülaziz'in devlet başkanı olarak ilk yaptığı icraatlar arasında kendisine tahsis edilen binekleri sattırıp onların gelirlerini devlet hazinesine aktarması olmuştur. Halife devlete ait işlerde bile kendi özel bineğini kullanmış, aynı zamanda aile fertlerinden de daha mütevazı yaşamalarını, giyim kuşamlarında sade kıyafetler tercih etmelerini istemiştir. Ömer b. Abdülaziz ibadet hayatı, zühd, takva ve halkıyla olan münasebetlerinde tam bir tevazu içerisindeydi. Bir defasında Hz. Peygamber'e (sallallahü aleyhi ve sellem) 10 yıl kadar hizmet eden sahabelerden Enes b. Malik, Irak'tan Medine'ye gelip Ömer b. Abdülaziz'in arkasında namaz kıldıktan sonra şöyle demiştir: Bu gencin dışında namazı Allah Resûlü'nün namazına benzeyen başka bir genç görmedim. Meymun b. Mervan; Âlimlerin, Ömer'in yanında onun öğrencileri olabileceğini söylemiştir. Dini yaşamadaki ve İslâm'ın adalet ve ahlakının halk ve idareciler planında zafiyete uğradığı bir devirde Ömer'in gerçek mânâda İslâm'ı tebliğ ve temsil etmesinden dolayı kendisi ilk yüzyılın müceddit devlet başkanı ve âlimlerinden sayılmıştır. Müslümanlar onun idarecilikteki kabiliyet ve âdil uygulamalarını dedesi Hz. Ömer'in hilafetine benzetmişlerdir.
Ömer b. Abdülaziz'in kamu yöneticiliğinde İslâm hukukunun uygulanmasındaki hassasiyet ve becerisi halkının her kesimi tarafından takdirle karşılanmıştır. Bununla birlikte onun valilik döneminden beri yaptığı âdil ve yararlı icraatlar bazı yanlış ve haksız uygulamalarda bulunan valileri rahatsız etmeye başlamıştı. Bu sürecin sonu daha önce de ifade edildiği gibi kendisinin valilikten alınmasıyla sonuçlanmıştı. Yıllar sonra devlet başkanı olmasıyla birlikte valilik döneminde onu kıskanan ve zamanın halifesine şikâyet edenler artık Ömer'in memurları olmuşlardı. Fakat bu süre zarfında her ne kadar Ömer b. Abdülaziz halka zulmeden, haksızlık yapan vali ve diğer memurları görevden aldıysa da Haccac b. Yusuf'un başını çektiği muhalif bir grup halifeden kurtulma çaresi olarak onun bir kölesini kandırmış ve yemeğine zehir koydurarak onu zehirletmişlerdi. Halifenin hastalığı sırasında gelip bakan bir doktor onu görür görmez yemeğine katılan bir zehrin etkisi ile hastalandığını teşhis edip bu durumu bildirmiştir. 16 Halife bu komployu kendisine hazırlatan kişileri yakalatarak azmettirme suçundan dolayı ödemeleri gerekli olan yüksek cezaî tazminatları ödettirmiş ve bu meblağları devlet hazinesine verdirtmiştir. Kaynaklardaki farklı rivayetlere göre Ömer b. Abdülaziz hicri 101'de daha 39 veya 40 yaşlarında iken Halep'de vefat etmiştir. Kabri Deyrü Sem'ân adı verilen Humus bölgesinde bulunmaktadır. Bizde 2009 yılında Suriye gezimizde bir cami içindeki üzeri toprakla örtülü mütevazı kabrini ziyaret etmiştik. Kabri ilk günkü defin yerinde olup hiçbir değişikliğe maruz kalmamıştır. Halife vefat etmeden önce oğlu Ebû Ümeyye'ye kabir yerini kendi parasıyla iki dinara satın aldırmıştır.
Kaynaklar Ömer b. Abdülaziz'in iki yıl beş ay beş gün halifelik yaptığını bildirmektedir. Halifenin vefatı ülkede derin üzüntü meydana getirmesinden ve onu sevenleri çok etkilemesinden dolayı onun hakkında Hasanü'l-Basrî: İnsanların en hayırlısı vefat etti. demiştir.
İdaresi altında bulunan yerlerde sadaka veya zekât verilebilecek fakir, yoksul kimse kalmamıştı.
Ömer b. Abdülaziz insanlara ve özellikle mazlumlara kendilerine yapılan haksızlıkları şikâyet edebilecek bir sosyal hukuk sistemi inşa etmiştir. Bu çerçevede vatandaşların sosyal adalet ve hukuk kurallarına riayet etmeyen valilere karşı sivil itaatsizlikte bulunabilmeleri hususunu devlet garantisi altına almıştır. Bu konuyu insanlara Allah'a isyan olan yerde mahlûka itaat yoktur. veciz sözüyle bildirmiştir.
Onun içtimaî barış siyaseti, kamu hizmetlerine eleman almada ehliyet ve liyakat esası, sağlık eğitim ve ekonomi siyasetleri çok kısa zamanda yürürlüğe konularak halkın refah seviyesini yükseltmiştir. Onun hilafeti döneminde devlet kendine yönelmek yerine devleti oluşturan halka odaklanmıştır. Diğer bir tabir ile halk, devlet için değil; devlet, halkın refahı için var olmuştur.
Allah mekânını cennet eylesin. Selam ve dua ile. Üç aylarınız ve Reğaib Kandiliniz mübarek olsun.
Muhammed ACIYAN