Ekonominin tanımında kıt kaynaklar ile sınırsız ihtiyaçlar kavramlarından bahsedilir. Kıt kaynakları anlatırken üretim faktörlerinin kıtlığından bahsederiz. Ancak günümüze, bu tanım aktarıldığında üretim faktörleri önceliklendirilmiş ve birisi yani sermaye faktörü hem kıt hem de en çok konuşulan üretim faktörü haline dönüşmüştür. Böylece sermaye faktörünün öncülüğü/liderliği finansal sistemi kurmuş ve güçlendirmiştir.
Finansal sistem geliştikçe gelişmiş, kendisine pek çok değişken de ekleyerek reel sektörün önüne geçmiştir. Finansal sistemin değişkenleri; açık piyasa değişkenleri, borsada alınıp satılan tüm varlıklar vb. kullanılan araçlar bulunmaktadır. Ama unutulmaması gereken bir durum vardır ki o da ekonomi sadece finansal sektör varlıklarından oluşmadığı gibi reel sektör varlıklarından (üretim, tüketim, tasarruf, yatırım) hatta açık ekonomi değişkenlerinden (kur-faiz-enflasyondan) ibaret değildir. Sadece öne çıkan bazı değişkenlerin tüm ekonomiyi yönlendirmesi bütün reel ve finans sektörü düşünüldüğünde anlamsız kalmaktadır.
Şimdi dünyada görülen durum; göze çarpan bazı değişkenlerin ekonomiyi yönlendirmesi ve tüm ekonomi varlıklarının yönlendirilmesinde kullanılabilen, tedirginlik veya beklenti değişkenidir. Tedirginlik ve beklenti değişkenleri aracılığıyla ekonomik aktivitelerin ortak paydası üzerinden yönlendirme yapılarak kontrol mekanizması işletilmeye çalışıyor.
Örnek verecek olursak FED faiz kararlarının büyük bir beklentiyle satın alınması veya alınmaması anlamında belirsizlik, beklenti ve tedirginlik değişkenlerinin yönlendirilmesi. Nedir bu belirsizlik, beklenti ve tedirginlik yönetimi? Hemen söyleyeyim ekonominin topyekûn ortak paydasını harekete geçirerek yönlendirme sanatı. Öncesi olmakla birlikte, sanırım 2014'dün sonu ve 2015'in ilk çeyreğine kadar sergilenen oyunun adı. Oyuncusu belli olan bu oyun pek çok seyirciyle kapalı gişe rekora koşuyor. Yeterince çok önceliğimiz yok gibi ilk sıralarda hemencecik yerini alıverdi.
Ekonomilerin teslimiyeti oyunu çoğu ekonomiye havlu attırmış görünüyor. Perşembenin geleceğini çarşambadan göremeyen gelişmekte olan ülkeler küresel sermeye havuzundan yararlanmak istedikçe bağımlılıkları iyiden iyiye artınca, azıcık güneş kendisini göstermediği zaman hasta olmaya başladılar. Ne kötü ki antibiyotik tedavisi de kronik hastalık üzerinde çok da tedavi edici olmuyor. Bu arada belki şu da söylenebilir sözlü ve yazılı basında küresel sermayenin bu gelişmelerini ilk haber olarak girmeye başlayınca kronik hastalık birden sarmal haline dönüştü.
Kıssadan hisse küresel finans sermayesinin bu denli gerekli gereksiz tanıtımı, ekonomiye bilmeden büyük yaralar açabilir. Biraz daha ekonomik farkındalık lütfen.