1921 Aralık ayında birden bire bastıran kar, yolları kaplamış cepheye giden taşıt kolları geceye kalmadan yakın köylere hanlara sığınışlardı... O gece kar tipisine rağmen vatan aşkı ile ancak Kastamonu Kışlası’nın önüne kadar gelebilen cephane yüklü bir kağnı arabasının yanına gidenin gördüğü acı manzara çok dehşetti. Her nasılsa kafileden geri kalmış genç bir kadının cephane yüklü kağnısı ile yorgun argın bir halde ancak kışla önüne kadar gelebildiği ve şehre girmek nasip olmadan şose kenarında sabaha karşı donduğu anlaşılmıştır. Kağnı arabasındaki kıymetli yükü korumak için üstüne yorganını örten bu kadının bir elinde üvendire kollarını açarak yorganın üzerine abanarak kaldığı görülmüştür. Şehidi ve yorganı çeken görevliler gözyaşları içinde otlara sarılı top güllelerinin arasında kundaklı bir kız çocuğunun ağlamasına şahit olmuştur.
Cephanesi ve yavrusu uğuruna kendini feda eden bir ana... (1)

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ?
Şühedâ fışkıracak, toprağı sıksan şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Akif’in tarifi üzerine ne söylenebilir ki...

Çıkılan yol bellidir. Ödenen bedel ortadadır.
Sonuç 29 Ekim 1923’tür ve millete aittir.

Akif ne güzel özetlemiş;
Ruhumun senden,İlâhî, şudur ancak emeli:
Değmesin ma’bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!
Bu ezanlar-ki şehâdetleri dînin temeli-
Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli

Milletin hedefi gerçekleşmiştir ama sonrasını konuşmak, özgürce tahlil etmek lazımdır.

‘Haydin basalım izlere’ diyenler aslında iz açanlardır. (2)
Hadimi’den, Memiş Efendi’den, Bahaüddin Efendi’den, Zeynelabidin-Rıfat- Ziya Efendiler’den, Mustafa Sabriler’den feyz ve istikamet alanlar, Hacıveyis-Hacıveyiszade-İbrahim Efendiler, Fahri Efendiler olmuşlardır. Allah Yolu’nun erleri ömürlerini vakfetmiş, Konya’nın yol göstericileri, karanlıkların aydınlatıcıları vasfını kazanmışlardır.
Bu zincir tüm baskı ve zorluklara rağmen İmam-Hatip Nesli’nin beslendiği, feyz aldığı kaynaktır.
29 Ekim 1951tarihin garip bir cilvesi olmak üzere kapkaranlık geçen yılların ardından bir müjdeli haberin günü olmuştur.
Konya İmam-Hatip’in kuruluş gününde rahmet, hürmet ve minnetle yad ediyoruz kendilerini.
İzlere basmaya çağıran Fahri Efendi’ye, dava şuurunu tevarüs ettiren Hacıveyiszade Mustafa Efendi’ye varislik eden, Konya İmam-Hatip’in yeniden inşasını yürüten dava arkadaşlarımızı burada saymayı borç biliyor, kendilerine şükranlarımızı ifade ediyoruz.

Erol Küçükbakırcı
İş insanı- Önceki dönem Bisiklet Federasyonu Başkanı

Fehmi ADAM (Dernek Başkanı / Eğitimci - 1991 Mezunu)

Fahrettin KULU (Fahri Kulu Efendi’nin Torunu- Dernek Kurucusu / İş İnsanı - Hasan Kulu Kerestecilik - 1991 Mezunu)

Ali ÇINAR (İnşaat Mühendisi / Yüklenici Firma RMA Müşavirlik Sahibi - 1994 Mezunu)

Ali KANARYA (İş İnsanı / KOBİSAN Sanayi Siteleri ve Kobisan Evleri İnşaat Firması Yöneticisi - 1994 Mezunu)

Ali KAMACI (İş İnsanı / BayBir İnşaat Sahibi - 1995 Mezunu)

Mevlüt KANAT (Sanayici / Karatay Belediyesi Meclis Üyesi ve Başkan Vekili - 1991 Mezunu)

Adem BULUT (İş İnsanı / Adem Bulut İnşaat Sahibi ve KÖMÜT Yönetim Kurulu Başkanı - 1994 Mezunu)

Mustafa BÜYÜKKAPLAN ( Hacıveyiszade’nin Torunu- İş İnsanı / Büyükkaplanlar Tekstil Sahibi ve Mustafa Büyükkaplan İHL Kurucusu - 1991 Mezunu)

Arif BAĞCI (İş İnsanı / Oto Mithat Ortaklarından ve AK Parti Selçuklu İlçe Başkanı - 1994 Mezunu)

Lokman KOYUNCUOĞLU (Gazeteci / Yeni Haber Gazetesi Sahibi ve Konya Gazeteciler Cemiyeti Başkan Vekili - 1992 Mezunu)

Mustafa ÇEŞİTLER (Mali Müşavir - 1991 Mezunu)

İmam Hatipler ne mutlu ki; ilim adamı, devlet adamı, işadamı, sivil toplum ve siyaset adamları yetiştirmiştir. Konya İmam-Hatip de bunların hemen başında yeralmıştır. Islah-ı Medaris-i İslami’ye İslami İlimler ile fen ilimlerini biraraya getiren bir model olarak temayüz ederken, benzer şekilde imam hatipler de kamil insan yetiştirme gayretinin ürünüdür. Fotoğrafın büyüğünden hareketle devam edersek, aslında eğitimin tamamında olması gereken müfredata sahiptir.
Büyük güçlükler ve çabalarla inşa edilen Konya İmam Hatip –ki hemen hemen her imam hatip için benzer durum söz konusudur- hayırlı bir neslin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Eski yapının yukarıda isimlerini arz ettiğimiz heyet önderliğinde inşa edilen yeni muhteşem binanın da toplum inşasında hayırlı hizmetlere vesile olmasını Rabbimiz’den niyaz ediyoruz.
Bu husus üzerinde detaylı durmaya değer, uzunca tartışılabilecek unsurları bünyesinde barındırmaktadır. O hakkımızı saklı tutarak bir anma ve teşekkür vesilesi ile iktifa edelim.
Ve
29 Ekim Merhum Hocamız Necmeddin Erbakan’ın doğum günü.
Yukarıda saydığımız dava büyüklerinin, iz açanların, yollarından yürüyen, Konya’nın çekimi ile yeni bir yürüyüş başlatan Hocamızı da rahmetle yad ediyoruz.
Bir yazının sınırlarının çok ötesinde anlam ve derinliklere sahip üç 29 Ekimi bilvesile anmış olduk. Önümüzdeki süreçte nasip olursa satırbaşlarını koyduğumuz bu konular üzerinde detaylıca durmayı arzu ediyoruz.
Kalın sağlıcakla...

(1) İstiklal Harbimizde PTT, S. 311-312
(2) Haydin Basalım İzlere, Fahri Kulu ve Hacıveyiszade Hoca Efendileri
Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu