İçinde bulunduğumuz günlerde Allah’ın misafirleri olan hacı adaylarımız ömürlük bir ibadet olan Hac ibadetini yerine getirme sevincini, coşkusunu, heyecanını yaşamaktadırlar. Allah’ın afv ve mağfireti ile tertemiz, günah kirlerinden yıkanarak ülkelerine “kabul olmuş” bir hac ile dönmeyi beklemektedirler.

Kimi gözü yaşlı âşıklar, Beytullah’ı görünce sevinçten gözyaşı dökerek “buyur”  Allah’ım diyerek gözyaşları ile yıkanmış sözcükleri ile ilahi rahmete ellerini açıyorlar.

“El açanlar mahrum olmaz.” Düsturu, inancı ile rahmet kapısını çalmaktadırlar.

Konyalı Âşık Şem’i de Beytullah’ı ilk görünce bir büyük bir coşkuya kapılıyor, galeyana geliyor, gözünden yaşlar akıtıyor, dilinden de inci mercan şu sözler dökülüyor:

“Can-ı dilden aşıkam billahi ,Beytullah’a ben,

Gör beni daim münacat,Eylerim Allah’a ben”

Hac bir seyahat. Geleceğe, ahirete. Geçmişe, peygamberlere. Kâbe’ye, Mekke’ye. Ravza’ya. Resullullah’a. Halilullah’a.

Arzın merkezinden kalplere, ölüme, mahşere yolculuk.

Tabii en önemlisi kalplere yolculuk. Niyetimiz saf, samimi ve kalbimizde Allah varsa seferimiz mübarek olsun.

Mikat mahallinde dünya ülkesinden ahiret yurduna geçiş, Arafat mahşer yerinde bekleyiş,  Vakfe de af edilmeyi bekleyenleri bize hatırlatmakta.

Hac, bir diriliş ve yeniden doğuşu sembolize etmektedir.

Hac, sonsuzluk yurduna ait bir plandır. Hepimiz 3-5,10,20,30 yıllık planlar yapıyoruz. Ama 50-100 yıllık plan yapamıyoruz. Çünkü ölüm gerçeği var.

Hac; bize kabrimizi cennet bahçesine, ahiretimizi de cennet yurduna çevirebilmek için ölüm ve ahiret planını yaptırıyor.

Beyaz örtüler içindekileri, siyah örtüsüyle cezbeden kendisine mıknatıs gibi çeken Kâbe kesretten vahdete giden yolculuğun sembolü.

Tavaf, bizi yaratan ve yaşatan Allah’ı öncelemek, önemsemek, hayatımızı nirengi noktasına koymanın, her türlü kısır döngülerden, döneklikten kurtulmanın ifadesi.

Kâbe’nin karşısında ihramları ile her türlü sınıf, sıfat ve rütbelerden sıyrılmış kullukta eşitlenmiş müminler nura koşan kelebekler gibi Beyt-i  Mamur’un yeryüzündeki izdüşümü Allah’ın evine koşmakta.

 Tevhid bayrağı altında toplanmış Müminler Elest Bezmi’nde verilen misakı ispat ediyorlar.

Dünya’da iken tabut, musalla, ölümden ibret alıp “ölmeden önce ölenler” için hac gerçek bir prova.

Hac; kardeşliğe, ümmete vahdete yolculuktur. Irkı, dili, rengi farklı milyonlarca Müslümanın birbiriyle kaynaştığı tevhidin ve İslam’ın potasında eridiği bir ibadet.

Bu vesile ile hac ibadeti yapan kardeşlerimiz için;” haclarınız kabul, ameliniz makbul, say ’iniz meşkûr, günahlarınız mağfur olsun” duasını virdimiz haline getiriyoruz.

Son olarak milletimizin ve İslam âleminin idrak edeceğimiz kurban bayramını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyoruz.

“Cennet ü cemâlin lutf et görelim

O büyük ni'mete biz de erelim

Muhammed bağından güller derelim

Saçalım elvânla bayrâm edelim”

                                                 (Aşki-Muzaffer Ozak)

Selam ve dua ile..