Orta Doğu'da Çelişkili Sinyaller Piyasayı Geriyor
Küresel piyasalarda son günlerde hem umut hem de endişe aynı anda yaşanıyor. Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında yeni bir anlaşma zeminine varılabileceği yönündeki beklentiler artsa da bölgeden gelen sıcak çatışma haberleri bu süreci gölgelemeye devam ediyor. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının tekrar başlaması, diplomatik görüşmelerin ne kadar hassas ve kırılgan bir zeminde ilerlediğini açıkça gözler önüne seriyor. İran basını tarafından aktarılan bilgilere göre, ülkenin güney kesiminde yer alan liman kenti Bender Abbas’ın ardından Sirik ve Cask bölgelerinde de patlama seslerinin yükselmesi endişeleri körüklüyor. Bu durum, piyasaların tamamen rahat bir nefes almasının önündeki en büyük engel olarak öne çıkıyor.
Trump'tan Masadaki Anlaşma İçin Net Mesaj
Yaşanan bu hareketliliğin göbeğinde ABD Başkanı Donald Trump’tan sürece dair önemli açıklamalar geldi. Trump, İran ile yapılabilecek olası bir ortak paydanın ya harika ve anlamlı bir sonuç doğuracağını ya da hiçbir şekilde anlaşma masasına oturulmayacağını vurguladı. Müzakerelerin şu an için iyi bir doğrultuda ilerlediğini belirten ABD Başkanı, bu sürece dahil olacak bölge ülkelerinin aynı zamanda eş zamanlı olarak Abraham Anlaşmalarına da katılması gerektiği fikrini savundu. Ancak geçmiş dönemlerdeki benzer görüşmelerin sonuçsuz kalmış olması, yatırımcıların bu kez çok daha temkinli ve adımlarını hesaplayarak hareket etmesine yol açıyor.
Petrol Fiyatlarında Hürmüz Boğazı Bilmecesi
Diplomatik kanallardan gelen olumlu mesajlar ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden ticarete tamamen açılabileceğine dair iyimserlik, petrol fiyatlarındaki düşüş eğilimini desteklemişti. Ne var ki bu söylemlerin henüz somut, imzalanmış bir anlaşmaya dönüşmemesi, petroldeki geri çekilmenin ne kadar kalıcı olacağı konusunda soru işaretleri yaratıyor. Üstelik ABD'deki ham petrol stoklarında yaşanan dikkat çekici düşüş de masadan çıkacak kararların ne kadar hayati olduğunu gösteriyor. Bu karmaşık atmosferde Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2,7 oranında bir artış kaydederek 95,7 dolara yükselirken, güvenli liman olarak bilinen altının onsu yüzde 0,9 değer kaybederek 4 bin 531 dolardan işlem görmeyi sürdürüyor.
Merkez Bankalarının Faiz Politikaları Takipte
Piyasaların yönünü tayin edecek bir diğer önemli unsur ise ekonomi yönetimlerinin atacağı adımlar olarak öne çıkıyor. ABD Merkez Bankasının yeni Başkanı Kevin Warsh döneminde faiz oranlarının tahmin edilenden daha uzun süre yüksek seviyelerde tutulacağına yönelik öngörüler, hisse senedi piyasalarında risk iştahını baskılıyor. Bu süreçte ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi hafif bir düşüşle yüzde 4,51 seviyesine gerilerken, dolar endeksi az da olsa yükselerek 99,1 seviyesinde dengelendi. Yatırımcılar şimdi rotasını, Fed'in enflasyon göstergesi olarak çok yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları verisi ile ABD büyüme rakamlarına çevirdi.
Avrupa Borsalarında Rekor Sevinci
Avrupa kanadında ise oldukça hareketli ve rekorlarla dolu bir gün geride kaldı. İtalyan borsası, özellikle enerji sektörü ve çip üreticisi şirketlerin hisselerinde yaşanan sert yükselişlerin öncülüğünde 50.326,88 puana ulaşarak tarihi bir rekor kırdı. Avrupa genelinde borsalar değer kazanırken, Almanya'da DAX endeksi yüzde 2,01, Fransa'da CAC endeksi yüzde 1,76 ve İtalya'da FTSE MIB endeksi yüzde 1,43 yükseliş kaydetti. Ancak bu neşeli tabloya karşın Avrupa Merkez Bankasının faiz artırımına gidebileceğine yönelik beklentiler hala sıcaklığını koruyor. Uzmanlar, Orta Doğu’da kalıcı bir barışın tesis edilememesi durumunda faiz artışının kaçınılmaz bir son olabileceğini ifade ediyor.
Asya Piyasalarında Yön Arayışı ve Güney Kore Rekoru
Jeopolitik belirsizliklerin en çok hissedildiği yerlerden biri olan Asya borsalarında ise karmaşık bir seyir hakim. Bölge piyasaları Orta Doğu'dan gelecek net haberleri beklerken net bir yön tayin etmekte zorlanıyor. Japonya Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Ryozo Himino, bölgedeki sıcak gelişmeleri çok yakından izlediklerini, bu yüzden faiz artırımının zamanlaması konusunda değerlendirmelerin hala devam ettiğini paylaştı. Bu gelişmeler ışığında Japonya ve Çin borsaları günü düşüşle kapatırken, Güney Kore'de Kospi endeksi adeta şov yaparak yüzde 2,8 değer kazandı ve 8.131,15 puanla kendi rekorunu kırdı.
Borsa İstanbul'da Bayram Öncesi Yarım Gün Mesaisi
Yurt içi piyasalarda ise Borsa İstanbul dün pozitif bir günü geride bıraktı ve BIST 100 endeksi günü yüzde 0,60 kazançla 13.890,91 puandan tamamlayarak olumlu seyrini sürdürdü. Dolar/TL kuru ise dünü hafif bir düşüşle kapatmasının ardından, yeni günde bankalararası piyasanın açılışında yüzde 0,5 artışla 45,9030 seviyelerinden işlem görmeye başladı. Bugün Kurban Bayramı arifesi olması sebebiyle borsada işlemler sadece saat 12.30'a kadar sürekli müzayede şeklinde, ardından on dakikalık bir kapanış seansıyla tamamlanacak. Yurt içinde veri gündemi sakin görünürken, analistler BIST 100 endeksi için yukarı yönlü hareketlerde 13.900 ve 14.000 seviyelerini direnç, olası düşüşlerde ise 13.800 ve 13.700 puanı ana destek noktaları olarak izliyor. Yurt dışında ise New York Fed tüketici güveni ile Dallas Fed imalat verileri günün takip edilecek diğer başlıkları arasında yer alıyor.




