Gelecek yıla adım atarken iş yerinden ayrılmayı planlayan binlerce emekçiyi yakından ilgilendiren tazminat hesaplarında kritik süreç başladı. Çalışma hayatında iş akdi sona eren personelin alacağı kıdem ve ihbar tazminatlarına yönelik yeni projeksiyonlar ortaya konurken piyasadaki maaş zam oranları bu rakamların ana belirleyicisi durumunda bulunuyor. Asgari ücrede yapılacak artış oranı ile devlet memurlarının katsayı değişimleri, emekçilerin cebine girecek nihai meblağları doğrudan etkileyecek.
Yasal düzenlemeler çerçevesinde işçinin çalıştığı her tam sene karşılığında hak ettiği ödeme tutarı, son aldığı giydirilmiş brüt maaş üzerinden belirleniyor. Söz konusu süreçte yüksek kazanç elde eden çalışanlar için geçerli olan üst sınır da büyük önem taşıyor. İş dünyası ve çalışanlar, sene sonunda açıklanacak olan resmi rakamlara kilitlenmiş durumdayken olası zam senaryoları üzerinden yapılan ilk tablolamalar şimdiden kamuoyunun gündemine yerleşti.
Çalışanların Alacağı Kıdem Ödemelerinde Olası Senaryolar
Yeni çalışma dönemine dönük hak ediş tutarları henüz resmiyet kazanmamış olsa da muhtemel zam oranları üzerinden yapılan ilk simülasyonlar dikkat çekici veriler sunuyor. Asgari ücrete %28,4 seviyesinde bir artış yansıtılması halinde, en düşük ücretten çalışan bir kişinin 1 yıllık kıdem hakkı brüt 42.410,52 TL düzeyine çıkıyor. Bu gelişme kapsamında yapılan kesintilerin ardından personelin eline geçecek net tutarın ise 42.088,63 TL civarında gerçekleşmesi bekleniyor.
Diğer taraftan zam oranının %30 seviyesine ulaşması durumunda bir yıllık brüt tazminat tutarı 42.939 TL sınırına yükseliyor. Bu senaryoda çalışanın elde edeceği net ödeme miktarı 42.613,10 TL olarak hesaplanıyor. Halihazırda uygulanan brüt 33.030 TL düzeyindeki temel alt sınırın yeni dönemde izleyeceği kesin rota, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından yapılacak nihai duyuru ile tamamen netlik kazanacak.
Yüksek Maaşlı Personel İçin Tavan Sınırı Yeniden Çiziliyor
Gelir düzeyi yüksek çalışanların tazminat tavanı üzerindeki kısıtlamalar nedeniyle merakla beklediği tavan rakamları önümüzdeki yılın ilk ayında yeniden şekillenecek. Mevcut durumda 73.729,87 TL olarak uygulanan yasal tavan tutarı, kamu görevlilerinin aylıklarına yapılacak endekslemeler doğrultusunda güncellenecek. İlk tahminlere göre memur katsayısındaki %7 seviyesindeki olası bir yükseliş, brüt tavanı 78.891,96 TL noktasına taşıyacak.
Farklı ekonomik göstergeler ışığında zam oranının %8,73 şeklinde gerçekleşmesi halinde ise tazminat tavanının brüt 80.166,49 TL seviyesine dayanacağı öngörülüyor. Sektör temsilcileri bu değerlerin bağlayıcı bir nitelik taşımadığını, memur maşlarında izlenecek resmi endeks kararlarının tavan limitini nihai biçimde tescil edeceğini vurguluyor.
Hizmet Süresine Göre İhbar Tazminatı Tutarları Değişiyor
İşçi ile işveren arasındaki ayrılık süreçlerinde kritik bir diğer kalemi oluşturan ihbar ödemelerinde, çalışanın kurumdaki toplam hizmet süresi temel kriter sayılıyor. İş Kanunu hükümleri uyarınca 6 aydan az kıdemi olanlara 2 haftalık, 6 ay ile 1,5 yıl arasında çalışanlara 4 haftalık ücret ödeniyor. Hizmet süresi 1,5 yıl ile 3 yıl arasında bulunanlar 6 haftalık, 3 yıldan fazla olanlar ise 8 haftalık ihbar hakkına kavuşuyor.
Olası %28,4 artış senaryosunda kıdem sürelerine göre net ihbar tazminatları sırasıyla 16.672,64 TL, 33.345,25 TL, 50.017,86 TL ve 66.690,48 TL seviyelerine ulaşıyor. Maaş artışının %30 olarak uygulanması durumunda ise söz konusu net kalemler kademeli olarak 16.880,40 TL, 33.760,77 TL, 50.641,14 TL ve 67.521,52 TL olarak kayıtlara geçiyor.
Kesinleşmiş Rakamlar İçin Yıl Sonu Bekleniyor
Uzmanlar, basına yansıyan ve hesaplamalara altlık oluşturan bu rakamların henüz kesinleşmiş bir kanuni geçerliliği olmadığını hatırlatıyor. İşçilerin hak edeceği kıdem ve ihbar tutarlarının tam karşılığı, yeni asgari ücretin ilan edilmesiyle birlikte uygulamaya girecek. Tavan sınırlamalarında ise doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından duyurulacak yeni dönem katsayıları esas alınacak.
Bu nedenle çalışanların 42 bin TL seviyesindeki kıdem hakkı veya 80 bin TL tutarındaki tavan rakamlarını kesinleşmiş alacak olarak görmemeleri gerekiyor. Yasal tablonun tüm unsurlarıyla berraklaşması, yılın son günlerinde tamamlanacak görüşmeler ve yılbaşında açıklanacak resmi ekonomik verilerin ardından mümkün olacak.
Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım




