Asgari ücrete temmuz ayında herhangi bir ara zam uygulanmaması, özel sektörde mesai yapan milyonlarca çalışanın gelir durumunu doğrudan etkiledi ve bordrolara olumsuz yansıdı. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yer alan prime esas kazanç istatistikleri incelendiğinde, özel sektör iş yerlerinde bu yılın mart ayında 63 bin 643 lira olarak kayda geçen ortalama brüt ücretin, ağustos ayında 63 bin 735 lira seviyesinde kaldığı net bir şekilde görülmektedir. Gerçekleşen bu durum, beş aylık zaman dilimi içinde ortalama brüt ücretin yalnızca 92 lira kadar yukarı çıktığını ve Türkiye genelindeki özel sektör maaşlarının yılın ikinci yarısında adeta yerinde saydığını açıkça gözler önüne sermektedir.

Çalışanların gelir seviyesindeki bu durağanlığın arkasında yatan en büyük temel etken, asgari ücretin piyasadaki belirleyici rolüdür. Kamuda görev yapan işçilerin büyük bir kısmı sendikalı olduğundan dolayı ücretleri toplu iş sözleşmeleriyle güvence altına alınırken, özel sektörde otomotiv, beyaz eşya ve demir çelik gibi kısıtlı alanlar dışında sendikalaşma oranı oldukça düşük seviyelerdedir. Dolayısıyla özel sektördeki maaşlar büyük ölçüde asgari ücrete endeksli bir yapıyla şekillenmektedir. Kanunlar gereği bir işçiye asgari ücretten daha düşük bir ödeme yapılamadığı için, asgari ücrete zam gelmemesi doğrudan çalışanların en az yüzde 35 ile yüzde 40 oranındaki kesiminin kazancını etkilemektedir.

Asgari Ücret Politikasının Çalışan Üzerindeki Etkileri

Yasal düzenlemeler ve ekonomik dengeler göz önüne alındığında, asgari ücretin özel sektör genelindeki tüm maaş kademelerini yukarı yönlü tetikleyen en kritik unsur olduğu açıkça bilinmektedir. Ücreti asgari ücretin üzerinde olan kalifiye veya deneyimli çalışanlara bile genellikle asgari ücrete yapılan artış oranları baz alınarak zam politikaları uygulanmaktadır. Geçmiş yıllarda, özellikle 2022 ve 2023 dönemlerinde temmuz ayında ara zamlar yapılarak enflasyonun yıpratıcı etkisinin bir nebze olsun önüne geçilmeye çalışılmıştır. Ancak 2024 yılından bu yana yılda sadece tek bir zam uygulamasının benimsenmesi, özel sektör çalışanlarının yılın ikinci yarısında enflasyon karşısında ciddi bir alım gücü kaybı yaşamasına zemin hazırlamıştır.

Bu durum, özellikle sabit gelirli çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamasında her geçen gün daha fazla zorlanmasına neden olmaktadır. Yılın ilk yarısında elde edilen kazanımlar, temmuz ayından itibaren artan yaşam maliyetleri karşısında hızla erimektedir. İşverenler ise maliyet baskıları ve ekonomik dalgalanmalar nedeniyle ara zam yapmaktan kaçınmakta, bu da çalışan ile işveren arasındaki dengenin ücretler noktasında bozulmasına yol açmaktadır. Milyonlarca çalışan, geçim sıkıntısını en yoğun şekilde bu dönemde hissederken, gözlerini tamamen yeni yılın ilk ayında yapılacak düzenlemelere çevirmek zorunda kalmaktadır.

Ara Zam Yapmayı Başaran Sektörlerin Dağılımı

Genel tablodaki bu olumsuzluklara ve duraklamaya rağmen, Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 40 farklı sektörde işverenler temmuz ayında çalışanlarına ara zam yapma kararı almıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu istatistik verilerinde ocak ve temmuz zamlarının sisteme yansıması biraz gecikmeli göründüğü için, mart ve ağustos aylarına ait veriler karşılaştırıldığında yılın ikinci yarısında en yüksek ara zammın yüzde 12,2 oranıyla eğitim sektöründe hayata geçirildiği anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu artışla birlikte eğitim sektöründeki ortalama brüt ücret 58 bin 984 liradan 65 bin 178 lira seviyesine yükselmiştir.

Eğitim sektörünü yüzde 12,1 oranındaki artışla suyun toplanması, arıtılması ve dağıtılması işlemleriyle uğraşan iş yerleri takip etmiştir. Listenin üçüncü sırasında ise yüzde 10,9 oranında zam alan insan sağlığı hizmetleri yer alırken, bu alandaki ortalama ücret 56 bin 658 liradan 62 bin 834 liraya çıkmıştır. Sağlık ve su yönetimini sırasıyla yüzde 9,6 oran ile programlama, yayıncılık ve haber ajansları, yüzde 9 oran ile uluslararası örgüt ve temsilcilikler, yüzde 8,7 oran ile balıkçılık faaliyetleri, yüzde 7,1 oran ile bilişim altyapısı ve yüzde 6,7 oran ile finansal hizmetler sektörleri izlemiştir.

Faiz ve enflasyon uçurumu talebi vurdu! Oto ve emlak piyasasında durgunluk alarmı
Faiz ve enflasyon uçurumu talebi vurdu! Oto ve emlak piyasasında durgunluk alarmı
İçeriği Görüntüle

Ortalama Ücretlerin Düşüş Gösterdiği Alanlar

Birçok farklı iş kolunda ise Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına bildirilen ortalama ücretlerin yılın ikinci yarısında gerileme kaydettiği dikkat çekmektedir. Bu durumun ortaya çıkmasındaki en temel neden, yüksek gelirli deneyimli çalışanların işten çıkarılması ve yerlerine daha düşük maaşla yeni personellerin istihdam edilmesidir. Ayrıca mart ayına denk gelen Ramazan Bayramı döneminde çalışanlara yapılan fazla çalışma ödemelerinin o ayın genel ortalamasını yukarı taşıması da istatistiksel dalgalanmalarda etkili olmuştur. Bu sebepten dolayı, ortalama ücretin düştüğü görülen sektörleri doğrudan hiç zam yapmayan iş kolları olarak değerlendirmek doğru bir yaklaşım olmayacaktır.

Yıllık bazda yapılan karşılaştırmalar ele alındığında ise tablonun çok daha farklı ve olumlu bir seyir izlediği görülmektedir. Ağustos ayı itibarıyla özel sektördeki genel ortalama ücretler, bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 33,7 oranında bir artış kaydetmiştir. Aynı dönemde yıllık enflasyon oranı yüzde 31,51 seviyesinde gerçekleşirken, toplam 87 farklı sektörün 49 tanesinde son bir yıllık ücret artışının enflasyon rakamlarının üzerinde kaldığı tespit edilmiştir. Son bir yıl içerisinde en yüksek ücret artışı yüzde 46,5 oranıyla kara taşıtları dışındaki diğer ulaşım araçları imalatı alanında yaşanmıştır.

Kaynak: Zeki Ersin Yıldırım

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım