KTO Sigorta Acentaları Birliği Başkanı Erol Çirik, otomotiv ve konut piyasasındaki son veriler doğrultusunda ekonomideki genel gidişatı ve sektörlerde yaşanan talep daralmasını değerlendirdi. Çirik, alım gücündeki değişimler ve makroekonomik göstergelerin piyasadaki işlem hacmini doğrudan etkilediğine dikkat çekti.
OTOMOTİVDE YENİ ARAÇ ALIMINDAN MEVCUT DURUMU KORUMA EVRESİNE GEÇİLDİ
Sektörde pandemi sonrasında yaşanan sıfır araç arzının pazarda doygunluk oluşturduğunu belirten Erol Çirik, yılın başından bu yana otomobil satışlarının yüzde 15 gerileyerek 883 bin seviyesine indiğini ifade etti.
Çirik, küresel belirsizliklerin tüketicileri eldeki varlıkları muhafaza etmeye yönelttiğini aktardı. Piyasadaki yeni araç talebinin zayıflaması sebebiyle işlemlerin ağırlıklı olarak takas yöntemiyle yürütüldüğünü kaydeden Çirik, sektörün yeni alıcı edinme sürecinden ziyade mevcut sahipliği koruma evresinde bulunduğunu savundu. Bütçe kısıtlamalarının arz tarafını da etkilediğini belirten Çirik, taşıtın bir tasarruf veya yatırım aracı olarak görülme anlayışının da sona erdiğini dile getirdi.

FAİZ VE ENFLASYON UYUMSUZLUĞU TALEBİ KISITLIYOR
Piyasa hareketliliğinin yeniden sağlanabilmesi adına fiyat artış hızı ile finansman maliyetleri arasındaki ilişkinin düzenlenmesi gerektiğine değinen Çirik, enflasyonun kademeli biçimde ve zamana yayılarak düşürülmesini önerdi.
Yüzde 29 seviyesindeki enflasyon karşısında yüzde 45 civarında seyreden faiz oranlarının tüketici karar süreçlerini olumsuz etkilediğini vurgulayan Çirik, faiz ile enflasyon arasındaki farkın makul seviyelere çekilmesi ve ekonomi politikalarının güven ortamı tesis edilerek yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
YÜKSELEN BARINMA MALİYETLERİNE KARŞI SOSYAL KONUT ÇAĞRISI
Gayrimenkul ve kira fiyatlarında gözlemlenen artışın hanehalkı bütçeleri üzerindeki yüküne değinen KTO Sigorta Acentaları Birliği Başkanı Erol Çirik, mevcut fiyatlama yapısının sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
Mevcut kira ve ev fiyatlarının tek gelirle karşılanamayacak seviyelere ulaştığını belirten Çirik, bu durumun genç nüfusun evlilik ve gelecek planlamalarını zorlaştırdığını aktardı. Barınma maliyetlerindeki artışa karşı kamusal müdahalenin önemine işaret eden Çirik, genç kesimin kullanımına sunulacak, mülkiyet edinildiğinde devredilebilir nitelikte erişilebilir konut modellerinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.





