Kutsal Topraklarda Arafat Heyecanı
İslam aleminin en mukaddes ibadetlerinden biri olan haccın en önemli rüknü için kutsal topraklarda büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Milyonlarca hacı adayı, hac farizasının en kritik aşaması olan vakfe ibadetini yerine getirmek üzere Arafat’a intikal etti. İnanç dünyasının bu eşsiz buluşması öncesinde kutsal topraklarda dualar ve tekbirler yankılanırken, müminlerin heyecanı ve teslimiyeti doruk noktasına ulaştı.
Cebel-i Rahme’de Tarihi Buluşmanın İzinde Büyük Yoğunluk
Arafat bölgesine ulaşan hacı adaylarının ilk adresi, insanlık tarihi açısından çok büyük bir manevi öneme sahip olan Cebel-i Rahme oldu. Hazreti Adem ile Hazreti Havva'nın yeryüzünde buluştuğu ve ilk tövbenin kabul edildiği yer olarak bilinen bu mübarek tepede adeta iğne atsan yere düşmeyecek bir yoğunluk oluştu. Bu tarihi tepenin etrafında bir araya gelen inananlar, af ve mağfiret dilemek için ellerini semaya açarak bu kutsal mekanda manevi bir iklimi paylaştı.
Mekke’den Arafat’a Akşamdan Başlayan Manevi Yolculuk
Hacı adaylarının bu büyük buluşma için katettiği mesafe ve yolculuğun zamanlaması da organizasyonun manevi yükünü gözler önüne serdi. Mekke'ye yaklaşık 25 kilometre mesafede yer alan Arafat bölgesine doğru akın eden kitleler, akşam saatlerinden itibaren bölgeye ulaşmaya başladı. Zaman kaybetmeden kendileri için ayrılan alanlara yerleşen hacı adayları, Arafat topraklarında adım atılmadık yer bırakmadı.
Gece Boyunca Kesintisiz İbadet ve Dua
Arafat’a akşamdan itibaren yerleşen inananlar, günün ilk ışıklarına kadar geçen süreyi boş geçirmedi. Gece boyunca uyumayıp ibadet eden, Kur'an-ı Kerim okuyan ve dualar eden hacı adayları, vakfe öncesindeki bu kıymetli zaman dilimini en verimli şekilde ihya etti. Geceyi tamamen dualarla ve büyük bir huşu içinde geçiren müminler, haccın kalbi sayılan bu topraklarda manevi olarak arınmanın huzurunu yaşadı.




