Bir sezon daha geride kaldı…

Konyaspor adına büyük hayaller kurduğumuz, geçmişte az da olsa tattığımız başarıları yeniden yaşamak istediğimiz bir yılı daha geride bıraktık. Ne yazık ki beklentilerin uzağında kalan bir sezon oldu. Ancak her şeye rağmen kulübümüzün Süper Lig’de yoluna devam etmesi, bizler için hem bir teselli hem de gelecek adına bir umut ışığı oldu. Artık önümüze bakmalıyız. Konyaspor için belki de son yılların en kritik sürecine giriyoruz: Kongre günü… Bu kongre sadece bir yönetim değişikliği değil; yeni bir vizyonun, yeni bir zihniyetin ve en önemlisi liyakatin temellerinin atıldığı bir milat olmalıdır. Yıllardır alıştığımız, klişe söylemlerle dolu, göstermelik katılımlarla yapılan kongreler artık tarihe karışmalıdır. Konyaspor’un yöneticisi olmak, yalnızca para koyup reklam almak değil; bu şehre ve bu kulübe aidiyet hissederek, sorumluluk üstlenmek anlamına gelmelidir. Bu noktada geçtiğimiz Cumartesi günü Konya’yı ziyaret eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum’un Konyaspor sevgisi bizler için ciddi bir umut kaynağı olmuştur. Geçmişte kulübe sağladığı katkılar unutulmazken, bugün de bu kritik kongre sürecinde Sayın Bakan’ın Konyaspor’un geleceği adına gerekli adımları atacağına gönülden inanıyoruz. Aynı şekilde, her zaman kulübün yanında olan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş ve Konya Valisi İbrahim Akın’ın da bu süreçte gereken sorumluluğu üstleneceklerine dair inancımız tamdır. Bu şehirde hiç kimse, Konyaspor’un sahipsiz kalmasına izin vermemelidir. Bir diğer önemli figür ise, Konyaspor’da başkanlık görevini üstlenmiş ve şu anda Yüksek Divan Kurulu Başkanı olan Ahmet Şan’dır. Tecrübesi, bilgi birikimi ve kulübe olan bağlılığıyla bu dönemde Konyaspor’un yeniden yapılanmasında önemli katkılar sunacağı açıktır. Konyaspor için önümüzdeki sezon, sadece saha içindeki başarılarla değil, aynı zamanda güçlü bir yönetim, güçlü bir tribün ve en önemlisi şehri saran bir aidiyet duygusuyla şekillenmelidir. Yaz dönemi, bu anlamda büyük bir fırsattır. Hem kulüpsel yapılanma hem de taraftar organizasyonları açısından bu süreç etkili bir şekilde değerlendirilmelidir.

Konya iş dünyasına çağrımız var:

Konya’daki iş insanları ve sanayi temsilcileri artık şunu bilmelidir ki; Konyaspor’a sahip çıkmak bir “gönül meselesi” değil, doğrudan bir “sorumluluk meselesidir.” İstanbul takımları şampiyon olduğunda dükkanlarına büyük bayraklar asan bazı esnaf ve iş insanlarının, yaşadıkları şehrin takımına karşı bu kadar ilgisiz kalmaları kabul edilemez. Eğer futbol konuşulacaksa, önce bu şehrin takımı desteklenmelidir. Şehirdeki iş dünyasının artık Konyaspor’u sadece uzaktan izleyen değil, onun bir parçası olan bir noktaya gelmesi gerekmektedir. TBMM’deki Konya Milletvekillerine de açık çağrımızdır: Diğer şehirlerin milletvekilleri, kendi takımlarına nasıl sahip çıkıyorsa, sizlerin de her platformda Konyaspor’un arkasında olduğunuzu göstermeniz gerekmektedir. Konyaspor ekonomik olarak zorlu bir süreçten geçerken, Konya Büyükşehir Belediyesi’nin şehir genelinde billboardlarda Konyaspor Store reklamlarına, kampanya afişlerine yer vermesi ve Kültürpark’ta bir satış noktası kurulması gibi adımlar kulübün maddi ve manevi yönden ayağa kalkmasına katkı sağlayacaktır. Bu yönde kamuoyu oluşturmak, hepimizin görevidir. Bayramdan önce müjde olsun! Bayram öncesi açıklanacak güçlü bir yönetim kurulu ve aday listesiyle, Konyaspor taraftarına adeta çifte bayram yaşatmak mümkündür. İnancımız odur ki; Sayın Bakan Murat Kurum’un Konya ziyaretinde bu konu gündeme gelmiştir ve yalnızca kendisi değil, kabinedeki diğer Konyalı bakanlarımız olan: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret Bakanı Ömer Bolat da Konyaspor’un hak ettiği desteği vermelidir . Özellikle Ticaret Bakanı Sayın Ömer Bolat’tan beklentimiz büyüktür. Konya’daki sanayicilerle, şehirde ciddi satışları olan büyük firmalarla temas kurarak, Konyaspor’a sahip çıkılması yönünde güçlü bir irade ortaya koyması gerekmektedir. Konyaspor taraftarı bu tür iyilikleri asla unutmaz. Vefakâr ve sadık bir camia olarak, kulübe yapılan her katkıyı takdirle karşılar. Sonuç olarak; Konyaspor bu şehrin en büyük markalarından biridir. Bu şehir Konyaspor’suz, Konyaspor da sahipsiz kalmamalıdır. Şimdi birlik olma zamanı. Şimdi elini taşın altına koyma zamanı. Çünkü bu kulüp, yalnızca bir futbol takımı değil; Konya’nın ortak geleceğidir.