TYB Konya Şubesi’nin 30 yıldır yaptığı kültürel etkinliklerine bu yıl ilave etmiş olduğu Konyalı Onlar programı bütün güzelliği ile devam etmektedir.
Daha önce Mehmet Keçeciler, Hüseyin Kutlu, Celaleddin Bâkır Çelebi, Ahmet Öksüz, Mehmet Ali Uz, Mehmet Önder, Mehmet Savaş, Veyis Ersöz, Halil Ürün, Feyzi Halıcı, Sami Güçlü gibi Konya kültürüne hizmet eden önemli isimlerin anıldığı ve konuşulduğu Konyalı Onlar programında geçtiğimiz hafta Mehmet Emin Eminoğlu Hocamız yâd edildi.
Anılan isimlerin içinde merhum babam Veyis Ersöz’ün de geçmesi bendenizi ve ailemizi son derece memnun etmiştir. Amcaoğlum Ömer Lütfi Ersöz’ün düzenlediği babamın anıldığı programda bendeniz konuşmacı olarak yer alarak merhum babacığımın hayatını ve önemli özelliklerini anlatmıştım.
Geçen hafta icra edilen ve Mehmet Emin Eminoğlu Hocamızın anıldığı Konyalı Onlar programını gazeteci Mustafa Balkan düzenlemiş ve Hüseyin Üzülmez, Kutsi Öncü, Taha Hidayetoğlu, Hasan Yaşar konuşmacı olarak yer almıştır.
Benim de öğrencim olan Dr. Taha Hidayetoğlu dayısı olan Mehmet Emin Eminoğlu’nun köklü aile geçmişini, Mısır’daki eğitim yıllarını ve dayısının ağzından yaşayış seyrini anlattı. Taha Hidayetoğlu’nun aktardığı, Eminoğlu Hocamızın dikkatimizi çeken birkaç cümlesi şöyleydi: “Bizim yaşayış seyrimizde sofra dersi, akşam dersi, yol dersi, muamele dersleri vardı. Babam, ‘yalnız yolda yürürken derin düşünmeyiniz, gözünüzün feri ve dizinizin gücü gider. Lüzumsuz olarak kimsenin yüzüne fazlaca bakmayınız. Dost seçmek zordur, düşman bulmak kolaydır’ derdi. Ayrıca ‘Evinizin içini meşverete dayalı olarak istediğiniz gibi boyatınız fakat dışını komşuların, büyüklerin istekleri gibi boyatınız’ derdi.”
Konya Bölge Yazma Eserler Müdür Vekili Hasan Yaşar, Eminoğlu’nun ilmi yönüne ve Koyunoğlu Müzesi’ndeki tasnif çalışmalarına değindi. Hasan Yaşar, Eminoğlu Hocamızı şöyle anlattı: “Hocam hem Seyyid, hem Şerif idi. Yani hem Hz. Hasan, hem de Hz. Hüseyin soyundan olmasına rağmen hiçbir defa ben Seyyidim demedi. Bunu da şöyle açıklardı. ‘Hüseyni olmak kolay şey mi? Haram yemeyeceksin, haram konuşmayacaksın, harama bakmayacaksın, İslâm için koşacaksın, cihad edeceksin. Ben hakkını veremiyorum diye saklıyorum’ derdi.”
Dr. Kutsi Öncü ise Mehmet Emin Eminoğlu’nun kendisi üzerindeki etkisini ve engin irfanını anlattı. Eminoğlu Hoca ile hala dayı çocukları olduklarını söyleyen Dr. Kutsi Öncü, Cihanbeyli’deki İmam Hatip Okulunu onun telkinleri ile açtıklarını anlattı.
24. dönem Konya Milletvekili ve Konya Ticaret Odası eski Başkanı Hüseyin Üzülmez, “Eminoğlu Hocamız gerçekten mütevazı, mahfiyet sahibi bir insandı” diyerek onun ağzından şunları aktardı: “Ceddi evvelimiz 26. batından bugün Fart köyünde yatan Bedrettin El Hüseyni Hazretleridir. Anne soyundan Hadimi Hazretlerinden gelmeyiz. Beni Haşim kabilesindeniz.” Bedrettin El Hüseyni’nin 5 kardeş olarak Selçukluların daveti ile Konya’ya geldiklerini söyleyen Hüseyin Üzülmez kardeşlerinden birisinin de Seyit Harun Veli olduğunu bunları da kendisine Eminoğlu Hocanın söylediğini belirtti.
Eminoğlu Hocamızın, soylarının nereden geldiğini anlattığı yazılı açıklamasında şu cümleler yer almaktadır.
“Babam, bize bir deftere tarihimizden bir çok şeyler yazıp vermiş ve şöyle demişti: ‘Türkiye’de ceddi evvelimiz Bozkır karyelerinden Ali Çerçi ile Fart arasındaki mezarlıkta metfun Seyyid Bedrettin el Hüseyni Hazretleri bizim (26 batın evvel) ceddimizdir. Bu zat da Seyyid Harun hazretlerinin kardeşidir. Selçuklular zamanında saltanattan gelen davet üzerine Orta Asya’dan efradı ailesi ile gelip Alanya – Bozkır- Karaman ve Konya’ya yerleşmişlerdir.”
Eminoğlu Hocamızın yazılı açıklaması ile Hüseyin Üzülmez’in anlattıkları birbirini teyid ediyor. Bu bilgileri de Eminoğlu Hocamız babasından almış. Ancak babasının, Eminoğlu Hocamıza anlattığı bilgilerde küçük bir hata var. O hatanın düzeltilmesi ve tarihin doğru aktarılması adına şu bilgileri vermem gerekiyor.
Yazılı açıklamada Bozkır Fart köyünde (bugünkü adıyla Yolören) metfun olan Bedrettin Efendi’nin, Seyyid Harun Veli’nin kardeşi olduğu geçiyor. Hüseyin Üzülmez’de aynı bilgiyi verdi. Açıklamayı okuyunca ve programda işitince hemen şüpheye düştüm.
Zira yıllardır biliyordum ki Seyyid Harun Veli’nin kardeşi olan Seyyid Bedrettin bizim Akviran’ın May köyünde (şimdi Kayasu mahallesinde) metfundur. Benim de defalarca ziyaret ettiğim kabri başındaki tabelada şu ifadeler yazmaktadır. “Horasan Emiri, Hak Aşığı Seyyid Harun Veli Bağdat üzerinden Anadolu’ya gelir. Konya Hatunsaray güzergâhından Seydişehir’e doğru yol alırken May’da (Kayasu) küçük kardeşi Seyyid Bedrettin vefat eder ve buraya defnedilir.”
Bunları bildiğim için farklı bilgi verilince araştırma yaptım. Araştırmalarım sonunda iki farklı Bedrettin olduğu ortaya çıktı. Bizim ailemizin de soyundan geldiği Seyyid Harun Veli’nin kardeşi Seyyid Bedrettin Akviran’da (Akören), diğer Bedrettin Efendi ise yukarıda denildiği gibi Bozkır’ın Fart (Yolören) köyünde metfundur.
İki Bedreddin arasında başka farklılıklar da var. Bozkır Karacaardıç Köyü sitesinde ‘Bozkırlı Şeyh Bedrettin’in Hayatı, Türbesi, Vakıfları’ başlıklı uzun ve belgelere dayalı yazıda şu bilgiler verilmektedir.
“Tahrir defteri. Konya’nın Bozkır ilçesine bağlı Karacaardıç köyünde yaşayan Şeyh Bedrettin, Ali Semerkandi halifelerindendi. Ailesine çeşitli ayrıcalıklar tanınan Şeyh Bedrettin, Bozkır’ın önde gelen ilim ehli arasındaydı. Karacaardıç köyüne yerleşen bu derviş, Türk-İslam kültürünü bölgeye yaymaya çalışmıştı.
Doğum tarihi tam olarak bilinmeyen Şeyh Bedrettin, akrabaları ile Horasan’dan gelerek Karacaardıç köyüne yerleşmiş olmalıdır. Şeyh Bedrettin’in yaşadığı dönem muhtemelen XV. yüzyıldır. Çünkü kardeşi olduğu düşünülen Seyyid Mahmud Fakih veled-i Seyyid Halil Halife 1501 yılı tahrir defterinde kayıtlıdır. Babasının adının bir belgede es-Seyyid Halil el-Bozkîrî şeklinde geçmesi babasının Bozkır’da doğduğu izlenimini vermektedir. O halde Şeyh Bedrettin’in ailesi, dedesi Şemsettin zamanında Bozkır’a gelmiş olmalıdır. 1494 tarihinde yazılmış şecere kaydı da XV. yüzyılda yaşadığını teyit etmektedir.
Erdoğru; ‘Seyyid Bedrettin, Seyyid Harun’un Seydişehir’e gelirken Hatunsaray’da vefat etmiş kardeşinin ailesi olabilir’ demiştir. Ancak Seyyid Harun’un kardeşi Hatunsaray’da bulunan iki dağın arasında vefat etmiş ve oraya defnedilmiş olmakla birlikte bu yere Seyyid Sini (Seyyid Kabri) denilmektedir. Seyyid Harun Veli 1320 yılında vefat edip kardeşi Bedrettin’in bu tarihten önce vefat ettiği bilindiğine göre, XV. yüzyılda yaşadığı düşünülen Şeyh Bedrettin ile farklı kişiler olduğu yüzyıl farklılığı ile ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte Seyyid Harun’un dedesinin adı Harun iken şecerede geçen ‘es-Seyyid Bedreddin ibn es-Seyyid Halil ibn es-Seyyid Şemseddin’ kaydı Seyyid Şeyh Bedrettin’in dedesinin adının Şemsettin olduğunu ortaya koymaktadır.
Seyyid Mahmut ve Seyyid İsa’nın Şeyh Seyyid Bedrettin’in kardeşleri olarak ismi geçmektedir. Ayrıca Şeyh Bedreddin’in Şeyh Sinan Halife adında bir oğlu olduğunu ortaya koymaktadır. Şeyh Bedrettin’in diğer oğlunun ismi İsa’dır.
Şeyh Bedrettin Türbesi, Bozkır ilçesine bağlı Yolören köyündedir. Belgelerde türbenin Fart köyü önünde olduğu belirtilmiştir. Türbenin etrafı duvarlarla çevrili olup içerisinde mezar kalıntıları vardır. Türbe içerisinde tespit edilen mezar taşları üzerindeki yazılar çok belirgin olmadığından mezarların kime ait olduğu tespit edilememiştir.”
Karacaardıç köyü sitesinde Bozkır Fart köyünde yatan Şeyh Bedrettin hakkında çok daha fazla bilgiler kaynaklara dayalı olarak veriliyor. Ben bu kadarını almış oldum. Şu adrese girilerek bütün bilgilere ulaşmak mümkündür. ( https://seyitharun.wordpress.com/2015/03/09/seyhbedreddin/ )
Seyyid Harun Veli ve ailesi hakkındaki bilgileri ise Seydişehir Belediyesi tarafından bastırılan Makâlât-ı Seyyid Harun Veli kitabı ile Prof. Dr. Hüseyin Muşmal Hocamızın Seyyid Harun Veli’yi anlattığı Seyyid kitabından ve daha birçok kaynaklardan kolayca edinebiliyoruz.
Kaynak kitapların hepsinde bu ailenin Horasan’dan çıktıktan sonra Bağdat üzerinden Konya’ya geldiği buradan da Hatunsaray –Çukurçimen – May - Akviran güzergâhından Seydişehir’e ulaştığı yazılıdır. Seydişehir’e varmadan May köyünde Seyyid Harun Veli’nin kardeşi Seyyid Bedrettin’in vefat ederek buraya defnedildiği, Seyyid Harun Veli’nin de “burası kıyamete kadar Kabri Seyyid olarak kalsın” dediği bütün kitaplarda geçmektedir. Kabri Seyyid halk arasında söylene söylene Körpe Seyyid’e dönüşmüş ve her yıl Akviran’da Körpe Seyyid anma etkinlikleri yapılmaktadır. Yine kaynaklara göre Seyyid Bedrettin’in Musa adında bir oğlu bulunmaktadır. Musa, babası Bedrettin vefat ettiğinde 5-6 yaşlarındadır. Seyyid Bedrettin’in babasının adı Musa, dedesinin adı da Harun’dur. Seyyid Harun Veli dedesinin adını almıştır. Seyyid Bedrettin oğluna babasının adını vermiştir. Seyyid Bedrettin’in metfun bulunduğu yer şu anda Akören’e bağlı Kayasu mahallesinde (May köyünde) dir.
Bütün bu bilgiler incelendiği zaman iki ayrı Bedrettin olduğu, her ikisinin de Seyyid olduğu ve Horasan’dan geldiği ama geldikleri güzergâhların, yaşadıkları yerler ve yılların, metfun olduğu yerlerin, baba, dede, kardeş ve çocuklarının isimlerinin tamamen farklı olduğu ortaya çıkmaktadır. Sonuç olarak Bozkır’da metfun olan ve Eminoğlu Hocamızın soyundan geldiği Seyyid Bedrettin, Seyyid Harun Veli’nin kardeşi Seyyid Bedrettin değildir.
Bu bilgileri verdikten sonra tekrar Eminoğlu Hocamıza dönelim. Mehmet Emin Eminoğlu Hocamızı ben de yakından tanırdım. Kendisinin Koyunoğlu Müzesi’nde görev yapmasında katkım olmuştur. Zaman zaman sohbetlerimiz de olmuştur. İlmi yönünü ve bazı kitaplarını biliyordum ama Konyalı Onlar programında anlatılanları dinleyince kendisini çok daha yakından tanımış oldum. Eminoğlu Hocamızı tanıyan herkes onun samimiyetine, İslâm’a bağlılığına, düzgün yaşantısına şahit olmuştur. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun.
TYB Konya Şubesi’nin düzenlediği Konyalı Onlar etkinlikleri gerçekten çok önemli, çok faydalı bir program olmuş ve büyük bir boşluğu doldurmuştur. Konyalı Onlar aynı zamanda bir vefa programıdır. Hayatta olup olmadığına bakılmaksızın Konya’da tanınan, Konyalılar tarafından bilinen ve Konya kültürünün yaygınlaşmasında emeği geçenler anılmakta ve onların hayatları konuşulmaktadır. Böylece bu kişiler hakkında bilinmeyen pek çok özellik ortaya çıkmaktadır.
Konyalı Onlar programında 20 Kasım’da Dr. Hulusi Baybal, 11 Aralık’ta Arif Etik, 25 Aralık’ta Hasan Özönder anılacaktır. TYB Konya Şubesi, gerek Cumartesi günleri yaptığı kültürel etkinlikler ile gerekse Teneffüs Buluşmaları, Yazarın Aynası ve Konyalı Onlar programları ile Konya kültürüne ve manevi değerlerimize hizmet etmeyi sürdürüyor.
Sağlıklı ve mutlu yarınlar diliyorum.