IŞİD, BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ VE MAHMUR

IŞİD militanları Irak'taki ilerleyişini sürdürüyor. Bu zamana kadar vahşi katliamların altına imza atan terör örgütü, Türkmenlere ve Şia'ya saldırırken sesini çıkarmayan ABD, ani bir kararla hava operasyonlarına başladı. 

Nedir ABD'yi böyle bir karar almaya sevk eden husus?

Bilindiği üzere IŞİD kuzeye yöneldi ve Kuzey Irak Kürt yönetimine bağlı Peşmergeler'le çatışmaya başladı. PKK destekli Peşmerge güçleri IŞİD karşısında direnemedi, bozguna uğradı. IŞİD, Mahmur kampına dayandı. Kamp, PKK'nın talimatıyla boşaltılmaya başlandı.

Bu kamp Türkiye'den kaçan Kürtlerin bulunduğu ve PKK'nın insan kaynağını oluşturan önemli bir kamp.

Daha önceki yazılarımızda da ifade ettiğimiz üzere IŞİD bir ABD projesidir. Amaç Irak'taki merkezi hükümeti zayıflatarak, gerekirse yok ederek Kuzey Irak'ın bağımsızlığına zemin hazırlamaktır. Ayrıca özellikle Kerkük'teki Türkmenleri Kuzey Irak Kürt yönetiminin kucağına itmektir.

Kısa sürede bu yolda önemli başarılar sağlandı. Fakat terör örgütleri doğası gereği her zaman istenildiği gibi kontrol altında tutulamazlar. Bazen kendilerine çizilen sınırın dışına çıkarlar. İşte o zaman örgütü yöneten güç için müdahale kaçınılmaz olur.

IŞİD olayında da benzer bir tablo ile karşı karşıyayız. Sınırı aşan IŞİD'e dur demek için ABD hemen operasyonlara başladı.

Binlerce Türkmen'in katledilmesine göz yuman, Şiileri, Arapları ve diğer unsurları önemsemeyen ABD, IŞİD Erbil'e yönelir yönelmez operasyon kararı aldı. 

Bu karar bölgede oynanan oyunu açıkça gözler önüne seriyor. 

Yazılarımızda müteaddit defalar belirttiğimiz gibi Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında İsrail'e taşeron olacak bir büyük Kürt Devleti kurulması planlanıyor. Bu Devletin sınırları İran Kürdistan'ı, Kuzey Suriye ve Kuzey Irak'ın yanı sıra Türkiye'nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerini de kapsıyor.

İlk adım Kuzey Irak'ın bağımsızlığı. Sonra gerisi çorap söküğü gibi gelecek.

İsrail Bağımsız Kürdistan'ı tanıyacağını açıkladı. Hüseyin Çelik ise “kardeş bir devletimiz olur” diyerek tanıma sinyalleri verdi. Hükümetimiz merkezi Irak hükümeti ile ilişkileri iyice gevşetti, Kuzey Irak'a şimdiden bağımsız devlet muamelesi yapmaya başladı.

Bazılarına göre Kuzey Irakta yaşayan Kürtler Türkiye ile birleşmek istiyor. Türkiye'deki Kürtlerin ise bölünmek gibi bir niyetleri yok. Dolayısıyla kurulacak bir Kürt Devleti Türkiye ile Federasyon oluşturursa Türkiye'nin sınırları genişleyecek. Kerkük – Musul üzerinde söz sahibi olacağız. Petrolümüz olacak, Ortadoğu'da etkili bir konuma geleceğiz.

Bu masallara inananların sayısı hiç de az değil. Ancak bunlar ham hayalden ibaret fantezilerdir. Çünkü hem PKK hem de Kuzey Irak Kürt yönetimi, dört parçalı bağımsız Kürdistan fikrini uzun süredir dillendiriyorlar. PKK'nın varlık sebebi zaten Türkiye'yi bölüp parçalamak. Kürt haklarını savunmak falan değil. Biz ise sadece gönlümüzü yemişlendiriyoruz.

Peki bu fikirleri kim pompalıyor?

İmralı'dan talimat alan PKK'lılar ve onlardan farklı düşünmeyen yazar - çizer takımı. İşin üzücü tarafı bunlar arasında “İslamcı” geçinenlerin sayısı hiç de az değil.

Amaç Türk insanını uyutmak!

Bunda önemli ölçüde başarılı da oldular.

Şimdi cevabını merak ettiğimiz iki önemli soru var?

Birincisi, PKK destekli Kuzey Irak birlikleri ve IŞİD arasındaki savaşta Türkiye kimin yanında yer alacak? Taraf olacak mı, yoksa tarafsız mı kalacak?

İkincisi ise, Mahmur boşaltıldığında Türkiye, Mahmur'dan kaçan PKK'lılara da Ensar olacak mı? 30.000 insanımızı şehit eden eli kanlı teröristler sınırımıza dayandığında onlara da kucak açacak mıyız? Yoksa farklı bir tavır mı takınacağız?

Türkiye uzun zamandır Mahmur'un boşaltılmasını, teröristlerin silah bırakarak Türkiye'ye dönüş yapmalarını istiyordu. Ancak acaba Türkiye'nin istediği tam olarak bu muydu? 

Henüz Suriyelilerin yol açtığı sosyal ve ekonomik problemleri çözememişken Mahmur'dan gelen PKK'lıların yol açacağı problemleri nasıl çözeceğimizi merakla bekliyoruz.