Konuyla ilgili birçok görüş ayrılıkları olsa da benim bakışım açım net bir şekilde Devlet Operası ve Balesi’nin olmasının yanlış olduğudur. Devlet Operası ve Balesi mi olur?
Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, 1309 sayılı kanun ile kurulmuş, ulusal opera ve bale topluluklarını bünyesinde barındıran, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir genel müdürlüktür. 6 taşra müdürlüğünde faaliyetlerini sürdürmektedir.
Bizim Türk toplumumuzda ve kültürümüzde opera ve bale var mı Allah aşkına? Bizden olmayan bir kültürün önüne “DEVLET” kelimesini koymak da beni ayrı bir sinirlendiriyor!
Aslında bakarsanız Türk kültürünün bu kadar çok asimile olmasının altında yatan en temel sebeplerden birisinin de televizyonun çıkışı olduğunu söyleyebilirim. Bunu biraz açmam gerekiyor sanırım. Şöyle ki; televizyonun ilk çıktığı zamanlarda şimdiki gibi bin bir çeşit kanal yoktu ve insanlara opera izlemeleri dayatılacak derecedeydi. Çünkü opera gösterileri sürekli yayımlanıyordu. Burada vatandaşları tabi ki suçlayamayız, suçlayamazlar. Asıl sorulması gereken, “neden buna izin verildi?”
Hadi buna izin verilmesini geçtim, neden hala daha Devlet Operası ve Balesi var? Hani yurt dışına özenen ve oraya gitmek isteyenler yadırganıyordu. Nerede kaldı bizim çökeltmemiz, zeybeğimiz, horonumuz, halayımız… Göz göre göre kültürümüzü unutma yolunda yürümüyoruz, koşuyoruz ve buna devletimiz yardım ediyor.
Yanlış anlaşılmasın bale ve opera yapanları yadırgamıyorum, onlara kızmıyorum. Ben sadece “Devlet Operası ve Balesi” olmasına karşıyım! Bizim kültürümüzde olmayan bir şeyi Türkiye Cumhuriyeti Devleti niye sahipleniyor?
HER ŞEYİN ALTINDAN ABD ÇIKIYOR!
Bunlar tamamen popüler kültürün dayatması. Popüler kültüre bu kadar fazla adapte olmak çok acı ve kötü. (Popüler Kültür veya Pop Kültürü, 20. yüzyıldan sonra özellikle toplumsal modernleşme ile toplu kültür olarak yayılan, kavram olarak kültürel gelişmeleri ve günlük uygulamaları kapsamakta, aynı zamanda genel ve tarafsız olarak eski halk kültürü kavramı yerine geçmekte, Halk kültürü anlamına gelmektedir. Akademik olarak ilk kez ABD'deki üniversitelerde ele alınan popüler kültür zamanla ekonomi, spor, sanat, siyaset, moda, medya, resim, müzik, edebiyat, oyun, eğlence vb. birçok konuyla ilişkilendirilerek daha geniş bir açıda incelenmektedir.)
Halbuki hayattaki en önemli gayelerimizden biri de kendi has kültürümüzü var etmek ve gelecek nesillere taşımak olmalıydı. Bunun o kadar da zor olduğunu düşünmüyorum. Aslında bakarsanız biraz da kişinin kendisinde toplum ve kültür bilinci var olmalı. Şahsen benim bu hayattaki en büyük amaçlarımdan biri elimden gelince kendi kültürümü gelecek nesillere aktarmak olacak. Tabi bunu dört dörtlük yapmak belki de çok da kolay değil ama en azından işe “Devlet Operası ve Balesi” ni desteklememekle başlayabiliriz.
Bu tür kültür dayatmalarının altından her zaman ABD’nin çıktığını da söylemezsem içimde kalır. Gerçi bunu herkes biliyor ama insan yine de göze sokmak istiyor. İşin en ilginç tarafı da insanımızın her şeyin farkında olması ama yine boyun eğmesi(!) Bunun 2 nedeni olabilir. Ya insanlar gerçekten her şeyin farkında gibi duruyor ama değil ya da herkes halinden memnun. Açıkçası her ikisini de tercih etmezdim.
Neyse… İnsanoğlunun gözü ne zaman açılır bilmiyorum ama bizim de çorbada tuzumuz olsun…