Hükümet her yıl yaptığı gibi aynı taktiği kullandı ve 1 Ocak 2013 itibariyle zamları vatandaşa dayattı...
Hıristiyanlık adetini yerine getirmek uğruna bir kısım insanlar yeni yılın sarhoşluğunu yaşarken, hükümet bunu fırsat bildi ve zamları devreye soktu...
Sorhoşluğun etkisi altında kalanlar ayıldıklarında diktikleri çam ağaçlarının altında 'Noel Baba'nın bıraktığına inandıkları zamları buldular...
Sevinçle açtıkları ve “kazık şekli verilmiş” her hediye paketinden ehliyete, pasaporta, emlak vergisine, benzine, sigaraya, tapu harçlarına, motorlu araç harçlarına... gelen zamlar çıktı. Karşılaştıkları her yeni zam canlarını daha çok yaktı. 2013 sevinci kursaklarda kaldı...
Zamlarla hayalleri yıkıldı...
2013'te pasaport alıp yurtdışına gitmek isteyenler zam engeline takıldı. 6 aylık pasaporta 6 TL zam getirildi...
“Yeni yılda ehliyet alıyım, bir arabam olsun” diyenler hayal kırıklığına uğradı. Araba hayallarini başka bir bahara ertelediler. Ertelemekte haklılar da çünkü ehliyete 21 TL zam geldi. B sınıfı sürücü belgesi 299,6 TL’ye çıktı. Motorlu taşıtlar vergisi arttırıldı... En düşük trafik cezası 62 TL oldu. Son zamla benzinin litresi yeniden 4,65 liranın üzerine çıktı...
Çevre temizlik vergisi yüzde 3.9 arttı... Damga vergisindeki maktu tutarların yeniden değerleme oranı kadar arttırılmasıyla yıllık gelir vergisi beyannamelerindeki damga vergisi 37,19 lira oldu...
Ev almayı düşünenler Tapuda yüzde 15 ve emlak vergisinde yüzde 7,8 oranında artan vergiyle karışlaştı...
Yeni yıl tiryakileri de üzdü. Yüzde 63 olan özel tüketim vergisi oranı yüzde 69'a çıktı. En ucuz sigarının fiyatı 5 TL'yi geçti....
Şimdi bu zam hediyeleri insanın içini acıtmaz mı? Acıtır ve acısı da kolay kolay geçmez... 2012'nin son ayında asgari ücretliye verdiği net 774 TL ile açlık sınırının altında  bırakan hükümet, yine yaptı yapacağı ve kaşıkla verdiğini kepçeyle aldı...
Asgari ücretlinin umutlarını 2012'de yıkan hükümet, milletin umutlarını ise 1 Ocak'ta yıktı.
Yüzde 47'lik oy her 1 Ocak'ta zam olarak geri döndü. Memurun, işçinin, emeklinin... beli biraz daha büküldü...  
2012'de sevdiklerine mutlu yıllar temeninisinde bulunanlar aynı temenniyi yaşamak ve 1 Ocak itibariyle zamlardan en az etkilenmek için dua etmeye başladı...
Başbakan Erdoğan, “Zam yapmayalım da Yunanistan mı olalım?” sözünü kullanmıştı. Demek ki ekonomiyi zamlar ayakta tutuyor. Her yıl başında uygulanan zam paketleri bu sözün doğruluğunu gösteriyor. Fakat zamlarla ekonomi yürümez. Çünkü zam yaptıkça milletin alım gücü düşmektedir. Alım gücü düştükçe de piyasa da sıcak para akışı yavaşlayacaktır. Sonunda ise durgun ekonomi dönemi devreye girecektir... Memura ve işçiye yüzde 3-4 oranında zam verip sonra zamları dayamakla ekonominin yürümeyeceği orta. Buna rağmen hükümet, zam frenine değil zam gazına basıyor... Onun için önümüzdeki yıl da zam furyasına devam edeceği gözüküyor...