Geçtiğimiz hafta Galatasaray'a karşı deplasmanda şanssız mağlubiyet alan Konyaspor, Galatasaray'a karşı çıktığı 11'in aynısı ile çıktı.

Galatasaray maçının ilk 15-20 dakikası kontrollü ve istediğimiz şekilde,yorgun Galatasaray'ı atağa çıkarmadan önde pres yaparak geçirmiştik.

Bu oyunu bu sefer Başakşehir maçının ilk yarısına yayabildik. Ndao,Muleka,Bardhi, bu yüksek tempolu, bol ataklı maçın önde gelen isimleri arasındaydı.

İlk yarı Muleka'nın da şahane performasıyla hücümda Başakşehir'i baya bir zorladık. Başakşehir'de topla oynamayı, topu ayağında tutmayı çok seven Amine Harit'e yapılan presler zaman zaman sonuç da getirdi.Takım olarak önde basıp rakibi uzun vurmaya zorlayan yeşil beyazlılar kalan topları toplamada da gayet başarılıydı. İlk yarı bol pozisyonlu Bardhi ve Muleka'nın şahane performansı ile geçti.

İkinci yarı başlaması ile birlikte işler tersine gitmeye başladı. Hakem karşıda İstanbul takımı görünce dayanamıyor herhalde. Hakem kararlarının insiyatiflerinin bir çoğunu neredeyse hepsini İstanbul ekibinden yana kullandı.

Konyaspor ve özellikle Recep Uçar burda sadece bir 3 puan kazanmadı, momentumu da eline aldı.10 kişi kalmış bir takım, hakemin kararlarının bir çoğunu rakipten kullandığı bir maç, yenilse belkide koltuğu sallanacak bir teknik direktör...

Uçar büyük ders verdi bu maç herkese. Evet belki bazen hatalar olabiliyor. Şanssız puan kayıpları olabiliyor. Ama takım iyi oynuyor ve iyi oynamak yetmezmiş gibi hakemide yenerek iyi oynuyor. Bunu bu ligde ligin başında yapabilmek yürek ister.

Recep Uçar yönetiminde Konyaspor, hakemi, lobiyi rakibi de yendi, bir maç eksik durumda 6 maçta 10 puan topladı. Lig'in ikincisi ile puan farkı da 5. Hani o milyon dolarlar harcayan takımlardan biri olan ile...

Bu takım geçen sezon ligde kalma mücadelesi veriyordu...

Özetle Konyaspor sadece iyi oynamadı, hakemi, lobiyi, İstanbul'u da yenerek 3 puan aldı. Bu her şeyden çok daha önemli. Kısıtlı imkanlar ile Konyaspor bu sezon gümbür gümbür geliyor.