Önceki akşam Torku Konyaspor evinde Beşiktaş'ı ağırladı...
İyi oynamamıza rağmen maçı Beşiktaş'a verdik. Üzerimizde bir şanssızlık var, hadi hayırlısı...
Futbol otoriteleribu gidişatın bir analizini yapacaklardır...
Benim asıl yazmak istediğim konu başka...
Özlemini yıllarca çektiğimizyeni stadyuma kavuşmuş olmanın mutluluğu içerisindeyiz. İki haftaya bir farklı takımları Konya'da, yeni stadımızda ağırlıyoruz. Türkiye'nin dört bir yanından taraftarlar da takımlarını desteklemek üzere Konya'ya geliyor.
Stadı görenlerin ağzı açık kalıyor. O kadar iddialı bir stadyum oldu. Maşallah diyelim de nazar olmasın...
Böylesi büyük ve görkemli stadımızın aslında bir nazar boncuğu da var ki, arka bahçesi...
Stadyumun bulunduğu alan, şehrin en gözde yerlerinden birinin, en köhne yerlerinden biriyle sınırda olduğu alan.
Mahalle olarak gelişmekte olan bir yer. Sille Parsana Mahallesi...
Daha düne kadar inek ve koyun sürülerinin otladığı, köpeklerin geçit vermediği, hatta kışın aç kurtların indiği bir yerdi burası...
Bölgenin geçmişini yansıtan izler halen mevcut burada... Stadyumun tam karşısından Beyhekim Devlet Hastanesi'ne doğru giden yol, bu anlattıklarımın kanıtı niteliğinde...
Sağlı sollu yeni yapılmış binaları azıcık geçtiğinizde adeta bir köy karşılar sizi. Bir evi yaşatan içinde yaşayan insanların soluğudur. İçinde kimse yaşamıyorsa, o ev ne kadar iyi de olsa yıkılmaya mahkumdur.
Burada yıkılmaya yüz tutmuş kerpiç yapılı, içerisinde uzun yılların birikimini barındıran evler, sürülerden geriye kalan birkaç büyük ve küçükbaş hayvan, kümes hayvanları ve yine o eski yılları anımsatan eski insanlar mevcut.
Diğer taraftan Barış Caddesi'nden stadyuma doğru döndüğünüzde 6 şeritli bir yola düşüyorsunuz. Otoban gibi bir yolda ilerliyorsunuz 700-800 metre kadar...
Sonrası stadyum, stadyumdan sonrası ise çukurların geçit vermediği, her halinden uzun süredir en küçük bir bakım çalışmasının yapılmadığı belli olan bir yol.
İşte stadyumun bu arka bahçesi, şehrimizin en bakımsız yerlerinden biri. Konya'da ağırladığımız bütün takımların futbolcu ve yöneticileri bu yolu kullanarak otellerine gidiyor, otellerinden stadyuma geliyor.
Rakip takımın taraftarları da çoğunlukla bu yolu kullanarak stadyuma ulaşıyor...
Maç bittikten sonraise polis ekipleri Barış Caddesi'nden şehir merkezi istikametine gidişlere izin vermiyor. Takımını izlemek için stadyumu dolduran on binlerce taraftar bahsettiğim bu yoldan geçmek zorunda. Bu yolu takip edip ya İstanbul Yolu'na çıkacaklar, ya da 500 Evler Mahallesi'ne kadar çıkıp, arka taraflarda bir yol bulabilirlerse, oradan şehir merkezine dönecekler.
Başta şehre gelen yabancıların, misafirlerin zihinlerindeki Konya algısını olumsuz yönde etkileyecek bir duruma mahal vermemek, sonrasında da bu güzergahı kullanan o kadar insana eziyet etmemek için bu yolların bir an önce yapılması, çevre düzenlemelerine önem verilmesi gerekiyor.
Aksi halde o stadyum, orada at kulağına sinek konmuş gibi ya da bölgeye yukarıdan bırakılmış bir top gibi görünmeye devam edecek. Sadece maç için Konya'ya gelenlerde, 'Bu mu şehirciliğiyle övünülen Konya' algısı oluşacak...
Mesnevi'den:
Dostun sana düşmanlık eder, hasedini, kinini dışarıya vurursa, feryat etme; Allah'a şükret. Yoksullara ekmek ver ki onun çuvalında eskimedin, yıpranmadın.