Her yeni başlayan sezonun ısınma turlarının ardından birçok takım ve taraftar haklı olarak yardımcı hakeminden, orta hakemine, orta hakeminden dördüncü hakemine kadar düşük hakem performanslarından şikâyet ediyor. Bu şikâyetleri çoğu zaman bireysel olarak algılayıp, canı yanan tarafın bir suçlu araması olarak düşünüyorduk. Ancak gelinen süreçte iki sezondur ligimizde bulunan 18 takımda hakemlerden şikâyetçi. Eğer olay bu noktaya geldiyse ve bu düşük performanslar milyonların gözü önünde cereyan ediyorsa, gerçekten ülkemizin hakem kalitesi düşüktür. Bizler ise bu kalitenin düşüklüğünden, yapılan hataların artık göz göre göre geldiğinden bahsettiğimiz zaman ise; Türk futbolunun marka değerini düşüren kişiler ilan ediliyoruz. Şu da bir gerçek bizi bu şekilde ilan edenler ise hatanın tam merkezinde olan kişiler.
Yazdığım yazılarımda bahsettiğim diğer önemli hususlardan birisinin de hakem eğitiminin temelden gelen bir yanlış içerisinde yapılmasıydı. Bizler de bu sürecin içerisinden geçmiş kişiler olarak, bunun yanlışlığını yazmak zorundayız. Evet, hakem olmak zordur bundan hiç şüphemiz yok; ancak bu zorluğu kaldıracak insanları yetiştirmek ise bizim elimizde. Şöyle bakıyorum, zamanında içinde bulunduğum hakem camiasına hala bir başarı yakalamış değil. Yıllarca süre gelen aynı yönetimler, 35-40 yaşını devirmiş hakem abiler, daha bir sürü konular. Her hafta hakem atamalarını yakından takip ediyorum. Kim hangi maça atanmış, kim hangi zorlukta bir maça çıkacak hep merak etmişimdir. Ancak her hafta enteresan bir atama... Genç kardeşlerimiz, hakemliğe aşık olan genç arkadaşlarımız nerede kendini geliştiremeyecek maç varsa orada. Nerede zorluk derecesi maç var ise orada da hakemlikten sadece maddi beklentisi olan abilerimiz... Bunun nedeni ise belli. Olası bir olay çıktığında İl Hakem Kurulu Ben en deneyimli hakemi size gönderdim, o artık onun acizliği diyecek. Ama genç hakemi gönderdiğinde gelecek vadeden hakemi atadığında iki farklı sorunla karşılaşacak. Eğer bu genç arkadaşlar bu maçlara çıkmayacaksa deneyimi nerede kazanacak? Sonra ilerleyen zamanlarda bu atmosferin altından nasıl kalkacak?
Her ne kadar bu işin başında olan kişiler hakemliğin tozunu yutsa da hala eski kafa yönetim sistemi içerisinde oldukları kesin. Onlar için hakemliğin temelinde öğretilecek konular korku, şiddet ve başarıyı ödülsüzlük olduğu sürece bu gelişime bir katkı sağlayamayacak. Katkı sağlayamadıkları gibi o gençleri de zamanla camiadan soğutacaktır. Bizlerde bu kısır döngüden nasibini alanlar olarak elimizden geldiğince bu düzene karşı çıkacağız. Yusuf Namoğlu'nun istifa etmesi gerektiğini haftalardır söylüyorum. Buna ilaveten tüm illerimizde bu revizyonun içerisine girmeli ve sistemi yönetebilecek, bu işin tozunu yutmaktan ziyade tozunu yiyenlerin başında olacağı bir oluşumun temellerinin atılması gerekiyor. Hakemlik, hakemliğe başladığın ilk haftada orta hakemini ara onun çorabını düşün, onun formasını düşün, onun düdüğünü düşün değil. Ortak hareket edilmesi gereken bir takım oyunudur. Başarılı hakemler, başarılı oluşumlarla yeniden doğmalıdır. Durum böyle devam ederse hakemlik kısır kalacaktır.