İmam Buhari'nin "Fitneler doğudan başlayacak" başlığı altında zikrettiği bir hadiste Abdullah bin Ömer'den rivayet edildiğine göre, Resulallah (sav) : "Ey Allah'ım! Şam'ımızı bereketli kıl. Allah'ım Yemen'i bize bereketli kıl" buyurdu. Sahabiler: "Ya Necd ya Resulallah?" dediler. Aynı diyalog üç defa tekrarlandı. Peygamber(a.s) üçüncüde şöyle buyurdu: "Orası felaket ve fitneler diyarıdır. Şeytanın boynuzu (karn-ı şeytan) oradan doğacaktır."

Mekke ve Medine (Hicaz) bölgesi merkez alınınca Arabistan yarınadası'nın iç kısımları ile beraber doğusu, şimdiki Riyad'ı da içine alan, Irak'tan Umman'a kadar olan Basra Körfezi'nin Batısı, klasik kaynaklarda Necd olarak adlandırılıyor. Dünya petrol ve doğalgaz üretiminde altıncı sıradaki Birleşik Arap Emirlikleri'ni oluşturan emirlikler 1853'de İngiliz korumasına girmişti. İngilizlerin sistemi kurup çekilmesi ile 1971'de BAE kurulmuş oldu. İran'da1855'de araştırması başlayan, 1905'de çıkarılan petrol, Birleşik krallığın ağzını sulandırırken, O'nu yarımadanın nüfus yoğunluğu çok düşük kıyı bölgelerindeki aşiretlerle yakından ilgilenmeye sevketti. 19. yüzyıl sonları, 20. yüzyıl başlarında dünyayı yeniden şekillendiren ingiliz-yahudi aklı, Arabistan yarımadasının doğu bölgelerinde, Osmanlı hakimiyetindeki Necid bölgesinde otorite boşluğunu değerlendirerek, Osmanlı İmparatorluğu'nun güneydoğu, İran'ın güneybatı sınırlarında Basra Körfezi kıyıları boyunca aşiretleri organize edip Körfez ülke(!)lerini konuşlandırdı. Nüfusun yüzde 90'ına yakını yabancılardan müteşekkil BAE'de yerli halkın çoğu sünni müslümanlardan oluşsa da islam öncesi yerel geleneksel din etkisi hep sürmüş. Bölgede ABD'nin en iyi terör! (islam) ile mücadele müttefiki, küçük Sparta'sı. Mısır ve Ürdün'den sonra Ağustos 2020'de Abraham anlaşmaları diye bilinen, İsrail ile normalleşme adı altında, varlığını kabul etme ve boyun eğme anlaşmasına taraf olmuş. Anlaşmaların aracısı tabiiki ABD. Gazze'de soykırım devam ederken ABD'ye 10 yıl için de 1,4 trilyon yatırım ve bir dizi ekonomik işbirliği taahhüt edildi. 80 bin km karede 3 ABD üssü var. Topraklarının üstünü ve altını, göğünü, denizini, kadınlarının saçlarını, ayaklarının altına serecek kadar, şeytanın karn'ı, ashabı bir aparat oluşum.
Sudan'da islamcı Ömer El Beşir iktidarının 2019'da devrilmesinden sonra Ekim 2020'de Sudan'ın Abraham anlaşmalarına taraf olmasında, ABD ile birlikte rol üstlendi. Sudan'ın altınına pazar sağlamaktan, çocuk yaşta Sudanlıları Suudi Arabistan'la beraber Yemen'e karşı savaşan paralı askerler yapmasına kadar, emperyal ABD ve İsrail ile iş tuttu. Elini verip bütün vücudunu kaptırmak olan Abraham anlaşmalarına taraf olsada uygulamaya yanaşmayan Sudan'da, İsrail'in Gazze'de yaptığına benzer sivil katlederek askeri gücü teslim olmaya zorlama politikasını, Hızlı Destek Gücü adı altında, hızlı katliam ile bir gecede 200 bin masum sivili katlederek uyguluyorlardı. Afrika'da, Vatikan, Birleşik devletler ve israil'den oluşan şer elebaşının boynuzu gibi iş gören Bedevi Arap Emirlikleri, terör! ile mücadelede bölgesindeki en iyi ABD müttefiki oluveriyordu. Altın madenlerinin üstünde oturan fakir Sudan, hürriyetine ve kaynaklarına çökülmesine razı olmazken, "ne idüğü belirsiz baldırı çıplak deve çobanları" Necd'de - Körfezde, Arabistan Yarımadası'nın boynuzunda- "yüksek binalar yapmakta yarışıyor", Abraham anlaşması ile sattığı Gazze bombalanırken, havadan sadaka paketi atıyor, itaatkarların ödülü olan uzaya gönderiliyor! Mars'ta! araştırma yapacak teknolojiyi finanse ediyordu.

Whatsapp Image 2025 11 13 At 10.45.06
'Kabe'nin Rabbi'ne, O'nun razı olduğu şekilde' kulluğa harcamaları için, -evet belki islam ümmetinin maddi yoksunluk sebebiyle kafir tahakkümü altına girip, Rablerine kulluğu unutmasınlar diye -hilafetin henüz ilga edilmediği en kritik zamanda Arabistan Yarımadası'nın verimsiz çöl topraklarının derinliklerinden fışkırtılan temiz nimet, alnı secdeye değenleri yahudi bankerlere muhtaç olmadan kalkındıracakken çölün derinliklerinde, 'açlıktan güvende olmalarını' sağladı yine de. insanların kalbi albenisiz, lav yanığı kara kayalar ve kavuran çöl sıcağına rağmen "yaz ve kış", akın akın Allah'ın hatırına ve Allah'ın sevdirmesiyle Oraya yöneltiliyordu. Tarih boyunca bu korunaklı atmosferde, Ortadoğudakine benzer savaşların 'korkusundan emin' olmuşlardı. Bu şartlı zenginliğin harcanacağı yer Kabe'nin Rabbi'nin otoritesinin yeryüzünde hakim kılınması davasının öncülüğünü, ve tüm müstekbirlere karşı mücadelesini yapan bir avuçluk Gazze iken, şeytanlara peşkeş çekmenin felaketi ve fitnesi, şımarıklığı ve kibri Arap yarımadasını kasıp kavuruyor. Yerin altı boşaldığı zaman şeytanların nasıl yüzüstü bırakıp kaçıştığını görecekler. Yemen ve Bilâdüşşam (Suriye, Filistin, Lübnan ve Ürdün) ise; asrın ahiretsiz, seküler, mayeryalist, realist bakış açısıyla anlaşılamayacak şekilde bereket buralarda.. Necd'liler, lüks, debdebe, şatafat içinde, Kureyş Suresi'nde tenbihlendikleri Rablerine kulluk borcunu unutuyorlar. Ki o kulluk zalim olmayı da zulme meyletmeyi de haram kılıyor. Dünya sevgisi, zenginlik ve refah ile, hâdimi oldukları Harameyn'in kıble davasını yükseltemedikleri gibi, sancağı taşıyan Aksâ muhafızlarını da unutturuyor. Aksa Tufanına omuz verseler zulümsüz, vebalsiz elde edecekleri refahı, tağutun önünde diz çökmekle elde ettikleri zillete değiştiler.
Asırlar öncesinde Allah Rasulü'nün gözlerinin önünden geçirilen bugün çekilmiş filmin şeridi, Bilâdi Şam'a ve Yemen'e bereket duası ettirdiyse; bereket, petrolde, altında yüksek binalarda ya da Mars'da ve debdebeli saraylarda değil, Gazze'nin, Yemen'in yıkıntıları altından vicdanlı gönülleri aydınlatan iman nurundadır.
Allah'ım Şam'ımıza ve Yemen'imize bereket ver.
Allah'ım Şam'ımıza ve Yemen'imize bereket ver.
Allah'ım Şam'ımıza ve Yemen'imize bereket ver.
Selam ile...