Hükümetin başlattığı çözüm sürecine önemli bir destek geçtiğimiz gün Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM)'den geldi.

Türkiye'nin durumunu görüşmek üzere toplanan Meclis, 30 yıldır Türk askerini şehit eden, Türk ve Kürt vatandaşları katleden eli kanlı terörist grup PKK'yı “Aktivist” olarak nitelendirdi...

Siyasi taşeronları tarafından bugüne kadar gerilla olarak ifade edilen PKK, artık gerilladan öte eylemci muhalif anlamına gelen aktivist nitelendirilmesi ile masum bir örgüt statüsüne oturtulmuş oldu.

1980’lerde PKK’yı kuran, eline silah vererek dağa çıkartan Avrupa, PKK’yı da çözüm sürecinde yalnız bırakmadı

Karar Türk Devleti açısından tarihe utanç vesikası olarak geçerken, AK Parti iktidarının terör konusunda azciyetini de ortaya koymuştur…

Hükümet tarafından, “alınan kararın bağlayıcılığı yoktur sadece raporda yer almıştır” dense de Avrupa tarafından PKK’nın meşruluğu sağlama yolunda önemli bir adım atılmıştır.

Nitekim, hükümetin iki yıl daha gözetim altında tutulmasının da belirtilmesi, AK Parti’ye de PKK’yı aktivist olarak ilan etmesi yönünde verilmiş bir süredir.

Rapora giren bu kararla terörle mücadelenin yerine müzakere edilmesinin sonucu ağır olmuştur…

İşin ilginç yanı söz konusu kararı aldıranın BDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü olmasıdır.

3’tane önerge veren Kürkçü, adeta rapora şekil vermiştir.

Verdiği önergeler ile;

– PKKlı teröristler yerine PKK'lı aktivistler dedirtmiştir.

– “Ülkenin gelecekteki demokratik sistemini ve yönetim şeklini belirlemek Türk halkı ve Türkiye’nin vereceği bir konudur” ifadesini “…Türkiye’nin kurumları ve vatandaşlarının karar vereceği bir konudur” şeklinde değiştirtmiştir.

– “Kürt sorunu ve 40 binden fazla insanın ölümüne neden olan PKK terörizmi” yerine “Kürt sorunu ve Türk Devleti ile PKK arasında 40 binden fazla insanın ölümüne neden olan mücadele” ifadesini getirtmiştir.

Böylece BDP rapora Türk halkı ve PKK terörizmi ifadelerinin girmesini önlemiştir…

Söz konusu değişiklikler yapılırken AK Parti milletvekillerinin karşı önergeleri ciddiye bile alınmamıştır. Raporun oluşumunu sadece izlemekle yetinmişlerdir.

Bazı CHP'lilerin karar lehine oy kullanması da kabul edilemez siyasi bir tavır örneğidir...

Bu durum şunu göstermiştir ki AK Parti, terör konusunda çuvallamaya başlamıştır.

10 yıldır Avrupa'ya PKK'yı terörist bir örgüt olarak kabul ettiremediği görülmüştür...

Raporun bir başka dikkat çeken cümlesini ise reform sürecinin “yeni bir Anayasa ve yeni bir siyasal rejim tanımlamasıyla” sonuçlanabileceği olmuştur.

Böylece Başkanlık sisteminin ülkeyi istikrara götürecek bir sistem olarak AK Parti'nin kendi istediği bir durum olmadığı, Avrupa'nın dayatması olduğu görülmüştür.

Ayrıca karar raporunda Türk ve Türk Milleti kelimelerini çıkaran, terörist taşeronlarını aktivist olarak gösteren Avrupa, anayasanın da bu şekilde düzenlemesi noktasında görüşünü bir anlamda açıklamıştır.

Kararların gerçekleşmesi için 2014 ve 2015 yıllarında yapılması öngörülen yerel, cumhurbaşkanlığı ve genel seçim sonuçlarının beklenmesi de önemlidir.

AK Parti seçimlerden yine tek başına çıkarsa rapora not edilenler istenecektir. AK Parti seçimlerden yeterli desteği alamadığında ise Avrupa, istediği gibi yönlendirebileceği bir iktidar gelene kadar kararını rafa kaldıracaktır...

Kısacası rapor Türk Devleti'yle alay geçmekten başka bir anlamı yoktur. Yüzde 7'lik BDP, yüzde 47'lik AK Parti'yi ezmiştir. “Avrupa sizi değil beni tanır ve benim isteklerimi yerine getirir” imajını bir kez daha göstermiştir.

Bundan sonra AK Parti'nin eli kolu bağlıdır.

Avrupa'nın istediği yönde ya bu deveyi güdecek ya da bu diyardan gidecektir.

Güdüp gütmeyeceğini ise 2015 genel seçimleri gösterecektir!...