Konya bugünlerde çok heyecanlı... Başbakan'ı yeni uğurladık...

Başbakan'ın gölgesinde kalanpek çok konu var aslında. Okulların yeni eğitim öğretim sezonuna açılmış olması, üniversitelerde yeni kayıt yaptıran öğrenciler nedeniyle eğitim turizmi açısından bir potansiyelin oluşması ve yine aynı doğrultuda öğrencilerin barınacak bir yer bulma arayışı bu konulardan bazıları.

Öğrenciler şimdilerde kalacak yer arayışına girerken, bir taraftan devlet baba öğrencilere yetmenin mücadelesini veriyor, diğer taraftan da özel yurtlar öğrencileri barındırma ve buradan ticaret yapma kaygısı güdüyor.

Buradaki özel kavramının altını dolduran anlam bayağı geniş. Çeşitli dernekler, vakıflar da yurt sahibi. Üniversite öğrencileriyle aralarında duygusal bir bağ da kurmak istiyorlar.

Zarar gelmez, bu vakıf ve derneklerin büyük bir bölümü Allah'ın rızasını kazanmak gibi ulvi bir kaygıyı da bünyelerinde barındırıyor.

Bir de hani şu paralel dedikleri yapının yurtları ve evleri var. Geçtiğimiz eğitim öğretim yılı içerisinde bu yurtlardan ve evlerden çok sayıda öğrenci kopmuştu. Kendilerine zarar geleceği endişesi, fişlenme korkusu bu öğrencileri bulundukları yurtlardan, evlerden etmişti.

Meğer cemaat Konya'da ve Türkiye genelinde çok büyük bir açığı kapatıyormuş. Büyük fotoğrafa bakınca bu anlaşılıyor. 100 binin üzerindeki öğrenci kitlesinden bahsediyoruz. Bu öğrencilerin yüzde 90'ı yabancı. Farklı memleketlerden Konya'ya gelmiş insanlar. Devlet eliyle ancak yüzde 10'u barındırılabiliyor.

Geriye kalan kısmı ise özel yurtların kapısını çalıyor. Bu anlamda paralel davası özel yurtların işine yaradı. Yurtların kapasitesi artırıldı. 4 kişilik odalar 8 kişilik oldu. O halde  tıklım tıkış doldu.

Görünen o ki, insanların birbirilerine olan güveni ciddi manada yitirmiş. Hüsnü zan, yerini suizana bırakmış. Zihinlerdeki algı hemen, 'paralelcidir o'ya yöneliyor.

AK Parti'nin bir sözü vardı. Başbakanlığı döneminde Recep Tayyip Erdoğan, “Çıkın o kaldığınız evlerden. Gerekirse otel tutar, yine de sizi barındırırız” demişti. Şimdi o söylem eyleme dönüştü. Konya'da böyle bir durum söz konusu mu bilemem ama, Isparta'da yüksek lisans yapan yakın bir dostum, AK Parti'nin il teşkilatına başvurmuş. Parti tarafından kiralanıp öğrencilerin hizmetine sunulan bir apart otele yerleştirilmiş.

BARO, PARALEL BARO MU?

Yoğun siyasi gündemin gölgesinde varlığını sürdüren ve belki de üzerinde konuşulacak olan en önemli konulardan biri de yaklaşan BARO seçimleri...

Konya Barosu, Türkiye'nin en büyük 6. Barosu... Bu açıdan burada yapılacak olan seçim ve seçimin sonrasında oluşacak yeni yönetim büyük önem arz ediyor. Konya'nın avukat potansiyeline baktığımız zaman Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek, AK Parti İl Başkanı Ahmet Sorgun, Konya Milletvekilleri Kerim Özkul, Mustafa Akış, Ayşe Türkmenoğlu, Gülay Samancı, Harun Tüfekçi; diğer taraftan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart; MHP Konya Milletvekili Faruk Bal gibi siyaseten güçlü isimleri görüyoruz. Bu isimler, bu seçimlerin sonuçlarına doğrudan değilse de dolaylı bir etki oluşturacaktır.

Konya Barosu'nun mevcut başkanı Fevzi Kayacan, yeni dönemde de ekibi ile birlikte aday olduğunu ilan etti. Kayacan hakkında ortaya atılan iddiaların yönü paralele bakıyor. Ne demişlerdi hatırlayınız, “Fevzi Kayacan, Baro Başkanı seçildiğinde Pensilvanya'ya gidip hocasından icazet aldı.”

Ardından Fevzi Kayacan'a yakın isimler de yaptıkları açıklamalarda “Şucu bucu değiliz. Aynı amaç ekseninde, aynı hedefler doğrultusunda birleşmiş bir ekibiz. Ayrıştırıcı değil, birleştiriciyiz. Bu anlamda kapımız herkese açık” demişlerdi.

Doğru veya yanlış, paralel yapı ile topyekun mücadele eden bir liderin tebaasındaki insanların ayrım yok, kapımız herkese açık demesi de bana biraz çelişkili geldi.

Mesnevi'den:

“Gözün, aklın ve kulağın saf olmasını istiyorsan tamah perdelerini yırt.”