Dini bayramlarımızdan ikincisi olan Kurban Bayramı'na sayılı günler kaldı. Daha önce çardaklarda beslenen ve yerinde satışı yapılan kurbanlıklar da kurbanlık pazarlarına çıkmaya başladı.

Kurban Bayramı yaklaştıkça pazarlardaki sıkı pazarlıkların daha da kızıştığını görüyoruz. Şehrin muhtelif yerlerinde kurbanlık satışı yapılan pazarlar kuruluyor. Bu pazarlardan bir tanesi de Bosna Hersek Mahallesi'nde Aliya İzzet Begoviç Caddesi'nde...

Bilmeyenler için açık tarif edelim, Bosna Hersek Mahallesi ile Ankara Yolu'nu birbirine bağlayan caddenin üzerinde kuruldu bu yıl pazar. Daha önce stadyumun yakınında bulunan boş alanda kuruluyordu ancak stadyumla birlikte burada pazar kurulmasına izin verilmedi.

Aliya İzzet Begoviç Caddesi'nde bu yıl ikinci defa kurulan pazar yeri bazı sıkıntıları da içerisinde barındırıyor. Kurbanlık satıcıları da kurbanlık almaya gidenler de aynı dertten yakınıyorlar.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen, bayramın bereketi sardı Konya'yı. Kurbanlık pazarında da bu bereketi gözlemleyebiliyoruz. Her ne kadar bir önceki yıla göre fiyatlar biraz daha artmış olsa da, her keseye uygun bir kurbanlık bulunuyor pazarlarda.

Bayramda kimileri de kurbanlığı daha profesyonel daha farklı boyutlara taşımış. Artık birçok insan kurbanını bir yardım kuruluşu aracılığı ile kesiyor.

İmkanı olup, bu bereketten İslam ülkelerindeki mazlumların, fakir ve fukaranın, yetimlerin de yaşaması için çabalayan, onları da bu sevince ortak etmek isteyenlerden Allah razı olsun.

Ancak bir kısım insanlar sadece kolaycılık olsun diye bu yönteme başvuruyor. Kurban hissesini bir vakıf veya dernek aracılığı ile yurtdışında veya yurtiçinde kestirmiş olmak için bir miktar para yatırıyor; kendisi de çoktan tatile gitmek üzere yola çıkmış oluyor.

İbadetlerimizin de içini bu şekilde boşaltmış oluyoruz. Bir taraftan 'nerede o eski bayramlar' diyoruz, bir taraftan da eski bayram geleneklerinden, ananelerimizden, göreneklerimizden, adetlerimizden uzaklaşıyoruz.

Eski bayramlarda eskilerden öğrendiğim kadarıyla tatile gidilmiyordu.

Büyüklerin elleri öpülüyor, küçükler sevindiriliyordu. Hele Kurban Bayramı'nın sevinci ve heyecanı bir başkaydı. Kurban kesiliyor, kurban kesimi için aileler biraraya geliyor. Birliktelik ve kardeşlik ruhu yaşatılıyordu.

Anlaşılan bunlar eskide kaldı...

Dikkat edin de kurbanınız mundar olmasın...

Mesnevi'den:

“Ham kişi, olgun kimsenin halinden hiç anlamaz; öyleyse sözü kısa kesmek gerekir, vesselam!”