Bir vatandaş olarak Yerel Seçimlerden beklentilerimi paylaşmak istiyorum.

Aslında her vatandaşın beklentilerini bir şekilde paylaşmaları lazım…

Kaliteli talepler kaliteli hizmetleri doğurur.

Onun için isteklerimizi ve şehrimizin gelecekte görmek istediğimiz durumunu bireyler olarak düşünmemiz gerekir.

Bireyler hayal kuracak, düşünecek, paylaşacak,  üyesi olduğumuz dernekler, odalar ve diğer sivil örgütleri, muhtarlıklar, belediyeler kanalı ile projelere dönüşmesini sağlayacağız/sağlamalıyız.

Bunun anlamı; üyesi olduğumuz kurumları da bu yönde besleyeceğiz, tamamlayacağız ve takip edeceğiz.

Ben söylemiştim demek; çok sığ bir istek olur.

İsteklerimizi dile getiremiyorsak içinde yaşadığımız coğrafyanın sakini olamamışız demektir.

Hiçbir hizmet sadece bekleyerek gelmez.

Biz harekete geçmezsek hiç kimse bizim adımıza bir şey yapmaz, yapamaz.

Neden yapsın ki?

Ya da ne istediğimizi nereden bilsinler?

Sonra yapmıyorlar, etmiyorlar, beceremiyorlar gibi şikâyetlere hakkımız da olamaz.

O zaman önce vatandaş olarak şehrimizi nasıl görmek istiyoruz bu konudaki fikrimizi yoklayacağız?

Mesela 2050’de bir Konya nasıl olmalı?

Bu soruyu sormanın ne zararı var?

Bu konuda fikir yürütmenin zararı var mı?

Soruyu soralım, belki bizim fikrimiz yoktur ama fikri olan birisi vardır.

Hatta bu soruyu sorunca içimizde bilmediğimiz bir ses bizi de harekete geçirir. 

Oğlumuz, kızımız, komşumuz, amcamız dayımız halamız bir yakınımız muhakkak bir şeyler söyleyeceklerdir.

Hiç soru sormadan bir cevap beklemek, bir şeyler ummak kadar boşa bir yaşam biçimi olamaz.

Hele hele normal bir vatandaş değil de bir meslek sahibi isek hatta mesleğimizde biraz da etkili isek o zaman beklentilerimizi dile getirmek 2050’de bir Konya’yı merak ederek sorular sormak, cevaplar aramak eminim çok güzel fikirlerin doğmasına vesile olacaktır.

Hatta birçok meslekte, kurumda girişimci, yönetici gibi karar verici konumlarda etkili bir yerimiz varsa emininim daha da etkin sonuçlar doğacaktır.

Büyük keşifler ve buluşlar; sorunlar karşısında ya da sorunları öngörerek, kaliteli soruların cevabını ararken gelişme kapılarını aralamışlardır.

Bence seçilecek belediye başkanlarımızı ve onlara yardımcı olacak aynı zamanda karar verici olacak meclis üyelerini de bu sorunları çözecek insanlar arasından seçmemiz şehrimizin gelişme rotasına girmesinde önemli olacaktır.

Belediye başkanlarımız ve meclis üyelerimizi ne kadar donanımlı seçersek sorunlarımızın çözümü de o kadar etkili ve doğru sonuçlar doğurur.

Öyleyse nasıl bir Konya? Mesela 2050’de;

Benim düşüncelerim;

·         Konya’yı Anadolu’nun merkezi olarak değil de Avrupa, Balkanlar, Asya, Orta Doğu, Afrika, Ve Akdeniz Ülkelerinin tedarikçisi, ekonomik ve sosyal komşusu olarak görebilecek,

·         Buna göre Tuyap Fuar merkezini Beylik düzünden alıp Konya’yı fuar merkezi yapabilecek,

·         Mersin ve Taşucu limanları ile Konya’nın ulaşım ağını hızlandıracak,

·         Gelecekteki Konya ve çevresinde oluşturulacak OSB’leri uzman OSB’ler olarak planlanmasında rol alacak,

·         Odaları ekonominin lokomotifi olarak motive edebilecek,

·         Üniversiteleri sanayi bölgeleri ile daha sıkı işbirliği için OSB, Ticaret odası, Sanayi Odası ile şehrin gelişmesi için bir araya getirecek, üniversite ve iş dünyasını kaynaştırarcak,

·         Üniversite ve iş dünyası ile iş birliği kapılarını aralayarak sanayi ve ticaretin ihtiyacı insan kaynaklarını planlayacak, bölge insan kaynağının katma değer üretip bundan pay almasına aracılık edecek,

·         Bölge girişimcilerinin kurumsallaşmasına katkı sağlayacak,

·         Bölgenin 2050’de 10 milyon nüfusa göre şehir planını öngörebilecek,

·         Şehir içi, çevresi sanayi, havaalanı ve fuar kongre merkezi bölgelerinin ulaşımında sadece klasik çözümler, günlük çözümlerle değil kökten çözecek projeleri planlamak uygulamaya koyacak,

·         Ulaşımı ve şehir yapılarını bir yere benzeme yerine özgün kültürümüzü yansıtan prestij yatırımları olarak düşünebilecek,

·         Ticaret odası, sanayi odası ile gelişmekte zorlanan,  güne ayak uyduramayan işletmelerin önünü açıcı, geliştirici  işletmelerin kendini güncelleyebileceği programları planlayabilecek,

·         Kenti 2050 ‘de küresel dünyadaki yerini daha güçlü kılacak şekilde yeniden bir imar çalışması yapacak

·         Kenti kültür, sanat, girişimcilik, sanayi ve ticaret açısından ilham veren bir yapıya kavuşturacak…

·         Girişimciliği emlakçılıktan çok daha değerli hale getirecek,

·         Şehirdeki marka ürünler üreten firmaların sayılarını arttırıcı işbirlikleri oluşturcak.

·         Elbette bu kadar büyük bir şehre uygun turizm, konaklama yiyecek içecek ve çevre ziyaretleri alt yapısını planlayacak,

·         Kısacası şehrin düşünce kaynaklarını, insan kaynaklarını, ve potansiyelini harekete geçirecek ve şehrin top yekûn katkısını sağlayabilecek,

Elbette saydıklarımın hepsi belediyenin yetkisinde değil ama belediye başkanı ve meclis milletin temsilcisi olarak; hem devleti, Sanayi Odasını, Ticaret odasını ve diğer odaları, üniversiteler ile çözüm ortaklıkları, dayanışmalar, motivasyon istişare toplantıları ile şehrin bütün dinamiklerini harekete geçirmede önemli inisiyatif geliştirebilirler.

Yeter ki 2050’de küresel ekonomide etkili bir Konya düşünmek için çaba sarf edelim.

Öncelikle vatandaşlar olarak bizler.

Ben düşüncelerimi paylaştım. Bu düşüncelerin gerçekleşme imkânı çok büyük.

Olmaz, yapılamaz diyenler, hayal görmüş diyenler sadece küçük düşünenlerdir.

Konya’nın potansiyeli çok yüksektir. Ve büyük kısmı kullanılamamaktadır.

Bu potansiyeli harekete geçirmek hepimizin görevi…

Önce seçmen olarak bizler, sonra seçilecek olanlar yeter ki daha samimi şekilde işe koyulalım.