Bu yılın son mevsimi kışa girerken bizleri iklim değişikleri nedeniyle çetin bin soğuk beklerken, süren salgınla birlikte ekonomik anlamda da zorluklarla mücadele edeceğiz.
Artan gıda, enerji, kira, ulaşım ve giyim fiyatları karşısında vatandaş olarak bizlerin gelirleriyle oldukça zorlanacağız.
Çünkü sürekli artan bu kalemleri karşılayamaz bir duruma doğru gidiyoruz.
Bu durum şimdiden hepimizin endişelerini artırırken, nasıl geçineceğimizi şimdiden düşünür olduk.
İktidar yaşanılan ve yaşanılacak olan sorunlara çözüm bularak, bizleri endişelerden uzaklaştırırken, kemer sıkmaya ve kazancımıza göre de harcamaya bizlerde devam edeceğiz.
İçinde bulunduğumuz bu sürecin başkada bir çaresi ve çözümü de yoktur.
Avrupa’yı sarsan doğalgaz krizi ve krizin gıda ve e enerji fiyatlarına olumsuz yansıması sonucu gıda ürünlerini ve enerjiyi daha yüksek fiyatlarda tüketilecek olması da ayrıca bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.
Doğalgazdaki artışın elektrik gibi üretim girdilerini artırmasıyla, gübre ve karbondioksit üretiminde de ciddi bir krize sebep olabilir.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne göre, Eylül’de küresel gıda fiyatları son bir yılda yüzde 32,9 artmıştır.
Halihazırda gıda fiyatlarındaki artışın enerji maliyeti nedeniyle daha da artacak olması da dünya da ve ülkemizde endişeleri daha da tetikleyebilir.
Avrupa’nın çeşitli yerlerinde tüketiciler de enerji faturalarında ani artışla karşı karşıya kalırken, hükümetler de konuya çözüm bulmaya çalışıyor.
Yine Avrupa genelindeki enerji fiyatlarının artışına bakarsak, karşımıza çıkan tablo oldukça vahimdir. İspanya’da elektrik faturaları Ağustos’ta geçen yıla göre, yüzde 35 ve önceki aya göre yüzde 8 zamlanmıştır.
Polonya’da da ise, hükümetin fiyat artışlarını onaylayıp, faturaları yüzde 20’den fazla artırması nedeniyle, Avrupa’daki artan gaz fiyatları Polonyalı tüketiciler tarafından hissedilmiştir.
İngiltere’nin gaz fiyatları geçen yıla göre dört katına çıkarak, komşu ülkelerdeki fiyatların çok üzerinde rekor bir seviyeye ulaşmıştır.
Gaz fiyatlarının enerji maliyetlerini artırması ise zincirleme etki yaparak, pek çok kritik sektörde de krize neden oluyor.
Enerjideki bu artış nedeniyle gübre ve karbondioksit üretiminin etkilenmesi nedeniyle gıda fiyatlarının daha da artacağı ihtimali oldukça yüksektir.
Doğalgaz fiyatlarından en çok etkilenen ürünlerden biri ise karbondioksit (CO2). CO2, doğalgazın en büyük girdi maliyeti olduğu gübre imalatında yan ürün olarak ortaya çıkıyor.
Bu enerji artışları ise gıda endüstrisi için üretim yapan fabrikaların enerji maliyetlerini azaltmak için daha az saat çalışmak zorunda kalmasına; gıda üretiminde yoğun olarak kullanılan CO2’nin maliyetinin yükselmesi ise, gıdaya ulaşım konusunu tehdit etmeye devam ediyor.
Avrupa ülkeleri bütün olumsuz gelişmeleri yaşarken, sorunları çözmeye çalışırken, ülkemizi de etkilemesi kaçınılmaz görünüyor.
Uzmanlara göre, bu kış aylarında doğalgaz ve elektriğe çok yüksek zamların gelmesinin kaçınılmaz olduğu yönündedir.
Aksi takdirde BOTAŞ'ın çok ağır zarara gireceğini de dile getiriliyor.
Ekim ayından itibaren tarifelerde yüksek oranlı zamlar beklenirken, Zammın tek sefer yerine aylara dağıtılması muhtemel görülüyor.
Doğalgaz fiyatlarına ortalama yüzde 15, elektriğe ise yüzde 8-15 oranlarında zam yapılması bekleniyor.
Anlaşılan bu yılki kışı ve gelecek yılki kışı şimdiden soğuk ve çetin geçirecek gibiyiz.
Umarım iktidar bizlerin bu endişelerini görür ve gerekenleri yapar.
Alacağı tedbirlerle ve yapacağı denetimlerle gıda, enerji, kira, ulaşım ve giyim gibi kalemlerinin yükselen fiyatlarının önüne geçer.
Bizleri yaşayacağımız bütün endişelerden uzaklaştırır. Ne dersiniz sizce de böyle yapılması gerekmez mi?