Konya’nın ilk Ortodonti yani ağız ve diş sağlığı uzmanı, milli güreşçi, siyasetçi Dr. Suphi Soğancı 70 yıllık ömründe geriye güzel hatıralar bıraktı. Gazeteci-Yazar Mustafa Güden, merhum Soğancı ile ilgili önemli bilgiler veriyor.

Lkg987967079

UZUN YILLARA DAYANAN DOSTLUK

Suphi Soğancı ile bizim tanışmamız Konya Postasında spor muhabirliğine başladığım yıllara dayanır. Genç bir gazeteci ve sporsever olarak bütün spor salonlarını ziyaret eder özel haberler üretirdim. Suphi abi de o yıllarda Güreş Ajanı (Daha sonra bu isim Güreş İl Temsilciliği olarak değiştirildi) idi. Salonda sürekli bulunmaz, seçmelerde yahut müsabaka günlerinde gelir, o salona giriş yaptığında hakemler ve Antrenörler de dâhil herkes bir nizam alırdı.

Galiba 1991 yılıydı… Grekoromen Güreş Milli Takım Antrenörlüğüne getirilen Rus Sapunov Kütahya’da yapılacak olan Türkiye Şampiyonası öncesinde yapılması gereken İl Seçmelerini iptal edip, kendine güvenen her sporcunun şampiyonaya katılmasının istemiş, bu durum il müdürlüklerine gönderilen bir yazı ile de bildirilmişti. Fakat Suphi abi, Bölge Antrenörü Mustafa Şahin’e, Güreş İl Temsilciliğinin bütçe yetersizliği sebebiyle sadece üç sporcu belirlenerek götürülmeleri talimatını vermişti. Konya güreşinin en parlak dönemine rastlayan bu tasarruf milli takıma yükselme hayali kuran sporcular için yıkım hükmündeydi. Güreş İl Temsilciliğinin bu kararını eleştiren bir makale yazdım ve gazetede yayınlandı.

Gfdhfsgh

O gün de her zamanki gibi rutin işlerimizi yaptığımız sırada patronumuz Mustafa Alagöz, iki dudağının arasına kıstırdığı sigara ile haber servisinin kapısına gelip durdu. Bir şeyi diyecekmiş ya da bekliyor gibi hali vardı. Bu sırada bitişik masalarda çalıştığımız Spor Müdürümüz Ahmet Eser ile aramızdaki telefon çalınca ahizeyi kaldırmamıza fırsat vermeden, “Güden, Suphi seni arıyor. Galiba bugünkü yazınla ilgili bir şeyler diyecek. Hadi cevap ver de ben de duyayım” diyerek karşımdaki koltuğa oturdu.

Ahmet Eser, ahizeyi bana uzatırken, “Baltayı taşa vurdun diye söylendi. Suphi abi, Selamlaşma ve hal hatır faslını bitirince sözü yazıma getirip, “Bugünkü yazınla ilgili aradım. Seçme yapmadan Türkiye Şampiyonasına sporcu götürmek doğru değil” diyerek konuyu açtı. Evet, o güne kadar olduğu gibi ve o günden sonra da Şampiyonlara seçmeyi kazanan sporcular gidecekti ama Kütahya müstesna tutulmuştu. Sapunov’un bütün sporcuları görmek istediğini beyan eden yazısını anlatınca durakladı.

Gfdhdfhjkjl

Konuşmamız uzamıştı ama iletişim sorumlumuz olan hanımefendi kapıya gelmiş, Ahmet Eser’e önemli bir telefon bağlaması gerektiğini söylüyordu. Sözü nihayete erdirmek için, durumu anlatıp, “Suphi abi, senin randevulu hastaların da vardır. Ben de sayfayı bitireyim ve saat 15’den sonra kahve içmeye geleyim, yüz yüze konuşalım, olur mu?” dedim. Bu yaklaşımından büyük bir memnuniyet duydu ve telefon görüşmesini bitirdik.

Kahve randevumuz, Mustafa abiye ilginç gelmişti. “Nasıl yani? Sen şimdi Suphi’ye bu yazıyı yazdın ve öğleden sonra da kahve içmeye gideceksin, öylemi?” diye sordu. Kısaca “Evet” diye karşılık verince de, “Peki sonra ne olacak?” diye sordu. “Yanlışı düzelteceğiz ve şampiyonaya daha çok sporcu gidecek” diye karşılık verdim.

Lkj09809097807

Ferah İş Hanındaki Ortodonti Kliniğinde, belirlediğimiz saatte buluşup Konya güreşine dair sohbetimiz koyulaşınca, “Sen güreşi bu kadar biliyor musun?” diye sordu. Güreşçi değildim ama her akşam antrenman sonuna kadar salonda vakit geçiriyordum ve bütün sporcuların form durumlarını, gelişim seviyelerini gayet iyi biliyordum. Saponov’un ilgili yazısını da mütalaa ettikten sonra, “Sence Kütahya’ya gidecek üç sporcu kimdir?” diye sordu. “Hasan Bayraktar, Bilal Demirhan ve Mevlüt Ergal mili takımın yolunu ezberlemişti. Bu defa, “Peki başka kimler gitmeli?” diye sordu. İlk planda Mustafa Sarı ve Ömer Topal, sonra…” dediğim sırada sözümü kesip telefonu eline aldı ve numarayı çevirerek, Bölge Antrenörü Mustafa Şahin’i istedi. Kütahya’ya kimlerin götürüleceği sorusuna, “Hasan, Bilal, Mevlüt” cevabını alınca bu defa, “Bunlardan başka kim gidebilir?” diye sordu. Aramızda hiçbir anlaşma yoktu ama sevgili dostum Mustafa Şahin de söze Mustafa Sarı ve Ömer Topal’ın isimlerini zikrederek başlayınca, Suphi abi kararını revize edip, “Bütçemiz daha fazla sporcu götürmeye yetmez. Bu beş sporcuyu götürelim” dedi.

Ömer Topal o şampiyonada derece yaptı ve milli takıma girdi. İstanbul Büyükşehir Belediyespor’a transfer oldu ve aktif spor hayatından sonra uzun yıllardır Milli Takımlar Kamp Müdürü olarak hizmet ediyor. Suphi Soğancı, kendisini eleştirmiş olmamla aramıza bir duvar örmeyip benimle istişare ederek sadece Konya değil Türk güreşi hakkında da çok doğru bir karar vermişti.

Lkhjio,I,Ii,,Iş

Spor Muhabirliği devrini kapatıp Terziler İşhanında taşra gazeteciliği yaptığım 2000’li yıllarda yerel seçimler için start verilmiş, Suphi Soğancı da Anavatan Partisinden Meram Belediye Başkan dayı olmuştu. Bir gün İşhanı hareketlendi. Gelenler Anavatan Partisi heyetiydi. Koridora çıkıp karşıladığımda hasretle kucaklaştık. Refakatindekiler broşür verip takdimde bulunmak isterken Suphi abi, “Biz Mustafa Bey ile yıllardır yakın dostuz. Ona kendimizi anlatmaya lüzum yok, gereğini yapacaktır” dedi.

Sonraki yıllarda merhum İhsan Kayseri’nin kitapları üzerine çalışırken bir kış mevsiminde, meclislerine dâhil olduk. Postnişin Mustafa Holat’ın evindeki Arabaşı muhabbetinde, Suphi Soğancı bir sonraki buluşmaya ev sahibi olmak istediğini söyledi. Havzan’daki evinde yine kalabalık bir toplulukla meşveret ettik. Eski Konya’da, Konya sporundan, siyasetinden, kültüründen, gelenek ve göreneğine kadar pek çok konuyu dinleyip öğrendik.

Konya öğrenci şehri Konya öğrenci şehri

Anlatılanlar çok güzel, anlatanlar da yaşı kemale ermiş insanlardı. Biri, “Bunlar, yazılsa da unutulup gitmese” deyince Suphi Abi, böyle br hazırlık içinde olduğunu ve “Dünden Bugüne, Bugünden Yarına” adıyla bir kitap hazırlama gayretinde olduğunu söyledi.

Hjdj8878768756

Bir gün İhsan abi, “Suphi ağır hasta. Kliniği filan kapatıyor” dedi. Aslında İhsan Kayseri de ağır hastaydı ama hastalıkla inatlaşıyor gibiydi. Nihayetinde “Hasta” dediklerinden önce kendisi yol aldı öteki âleme.

Aydınlar Ocağı’nda Enver Etik’in konuşmacı olduğu programda Suphi abiyi görünce hüzünle karışık bir mutluluk peyda oldu. Oturduğu yerden zorla kalktı, özenle kucaklaştık. “Durumum iyiye gidiyor inşallah” dedi ve merhum Arif Etik Hoca ile ilgili duygu dolu da bir konuşma yaptı. Son görüşmemiz buydu ve kısa bir zaman sonra vefat haberini aldık.

2020 yılında tamamlayıp baskısını yaptırdığı “Dünden Bugüne Bugünden Yarına” adlı kitabını bize Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç.Dr. Ertan Soğancı hediye olarak getirdi, sağ olsun.

Çocukluk yıllarının Konya’sını, eğitim öğretim ve sporculuk hayatını kapsamlı bir şekilde kaleme almış, fotoğraflarla destekleyerek güzel bir hatırat olarak gelecek nesillere bırakmıştı.

Jhdömömömömbn

1953 yılında dünyaya gelen Suphi Soğancı Havzan Mahallesi 23 Nisan İlkokulundan sonra Konya İmam Hatip Okulunda okumuştu. Erzurum Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nden mezun olup, aynı fakültede Ortodonti Uzmanı (diş, çene yüz bozuklukları tedavisi) olarak ihtisas aldı. İzmir’de yedek subay olarak askerliğini yaptıktan sonra, o dönemde açtığı muayenehanesini Konya'ya naklederek Konya'nın ilk Ortodonti uzmanı olarak 38 yıl ağız ve diş sağlığı hizmeti verdi.

Lise yıllarında önce bisiklet sporu yaptı, liseler arası Türkiye üçüncüsü oldu. Ayrıca okul basketbol ve güreş takımlarında yer alarak Konya birincilikleri elde etti. Fakat güreş ana sporu oldu ve yıllarca hizmet etti. 1974 yılında İstanbul’da yapılan yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda 57 kg'da Türkiye'yi temsil etti ve takım halinde elde edilen dünya üçüncülüğüne katkı verdi. Yedek subaylığı döneminde Ordu Milli takımında da güreşti ve Romenlerle yapılan karşılaşmada olimpiyat üçüncüsü Stoe Aurel'i yenerek bütün dikkatleri üzerinde topladı.

Dr. Suphi Soğancı sporcu kişiliği kadar spor adamlığı vasfıyla da öne çıktı. Antrenör, hakem, yönetici, idareci ve Başkan olarak Türk güreşine birçok kademede hizmet etti. 1985-1993 yılları arasında Konya Güreş İl Temsilciliği, 1997-2000 yılları arasında Türkiye Güreş Federasyonu Asbaşkanlığı, ayrıca 1988-2001 yılları arasında 13 yıl Türk Güreş Vakfı Konya Şube Başkanlığını yürüttü.

Sporu hayat planlamasında hep VIP sahada tuttu ve veteranlar kategorilerinde de yarışyı. Triatlon yarışmalarında Konya’nın ilk temsilcisi olarak 1.5 km. yüzme, 40 km. bisiklet ve 10 km. koşudan müteşekkil Avrupa Kupası Alanya etabında 40 yaş üstünde 2000, 2001 ve 2002 yıllarında üç kez yarışmış ve ilk ona girdi.

2000 yılında yine ilk defa yaşlılar yani Veteranlar Dünya Serbest Güreş Şampiyonasına katıldı. 2000 ve 2009 yılları arasında dört defa dünya üçüncülüğü elde etmiştir. Türkiye Güreş Federasyonu'nun takım halinde katılmasına da önayak olmuş, veteran milli takımının ilk kaptanı olarak tarihe geçti.

Pıuop80980

Suphi Bey Konya sivil toplum faaliyetlerine de önemli katkılar verdi. 1994 yılında TİMAV (Türkiye İmam Hatipliler Vakfı) kurucu üyesi olarak başkan rahmetli Adil Küçük’ün yönetiminde Genel Başkan Yardımcılığı yaptı. 1994 yılında kurulan Konya Anadolu Grubu adlı sivil toplum kuruluşunun kurucular heyetinde yer aldı, ilerleyen zamanda başkanlığını yaptı ve Konya'nın sorunlarıyla ilgili, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e rapor sundu. Bilahare, Konya Platformu adlı sivil toplum kuruluşunun oluşumunda, kurucular heyetinde yer aldı, ilk yönetim kurulunda iki yıl görev yaptı.

Anavatan Partisi döneminde siyasetle yakından alâkadar oldu. Meram Belediye Başkanlığına, Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve Milletvekilliğine aday gösterildi.

Büyük oğlu Ahmet Ertan Soğancı Necmettin Erbakan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti bölüm başkanı olarak görev yaparken küçük oğlu Muhammed Emrah Soğancı Ekonomi Bakanlığı Dış Ticaret Müsteşarlığında uzman olarak görev yaparken 2018 yılında Ticari Ataşe olarak Tacikistan'a atandı.

Bir Konya Beyefendisi olan Dr. Suphi Soğancı Diş 11 Eylül 2023 tarihinde vefat etti ve aynı gün ikindi namazının ardından Musalla Mezarlığı'nda ebedi istirahatgâhına yolcu edildi. Allah mekanını cennet eylesin.

Kaynak: MUSTAFA GÜDEN