Biliyorsunuz; Tarım ve Orman Bakanlığı kedi, köpek ve gelincik sahiplerine, besledikleri hayvanlar için pasaport ve mikroçip takma zorunluluğu getirdi. Bu zorunluluk, hayvan sahiplerini sorumluluğa davet eden ve dolayısıyla sahiplendiği hayvanı tekrar sokağa bırakanlar için cezai bir yükümlülüğü de doğuran bir kural olarak uygulamaya konuldu.
Sisteme uzaktan bakıldığında her ne kadar ‘art niyetli’ kişilerin önüne bir set gibi çekilmiş olsa da asıl hayvan sevip sahiplenenler için büyük bir eksiklik içeren düzenleme olduğunu söyleyebiliriz.
Şöyle ki; kimin evinde kedi- köpek beslediği yetkililer tarafından bilinemiyor. Bu gibi durumlar ancak hayvan veterinere götürüldüğünde anlaşılıyor. Peki çip her ne kadar zorunlu olsa da kimler yaptırıyor? Evine aldığı hayvanı gerçekten sahiplenenler… Peki ya kaybolan hayvan bir kliniğe götürülüp sahibine haber verilmezse hayvan nasıl bulunuyor?
Şimdi size yaşadığım bir olay üzerinden çip zorunluluğunun eksik ve yetersiz olduğunu anlatacağım:
Geçtiğimiz yıl eşim mahalle camisinde, bembeyaz oluşundan ve tasmasından sahipli olduğu belli olan bir kedi gördü ve sevdiğimi bildiği için fotoğrafını bana göndermişti. Birkaç gün sonra cami önünden geçerken aynı kedinin cami önünde, kirlenmiş bir vaziyette olduğunu gördük. Baktık ki cami de kapalı ve girebileceği bir alan yok, kirli oluşundan da belliydi ki kedi caminin değildi!
Aldık, veterinere götürdük. Burada kedinin cins olduğunu, bir bacağının eklemden sonrasının ampute edildiğini öğrendik. Yarası dışarıda kaldığı süreçte iltihap kapmıştı ve gerekli tedaviye başladık.
O gün veterinerin çip okuttuğu cihaz kayıptı ve çipi olup olmadığını anlayamamıştık. Eşim de ben de çalıştığımız için kediyi sahiplenemeyecek ancak sokağa da tekrar bırakamayacaktık. Eve gelince seslere tepki vermeyişinden de sağır olduğunu anladığımız kediyi 3 gece misafir ettik.

Bu süreçte her gün veterinere götürüp tedavisine devam ettik. İkinci gün gittiğimizde çip okuyucuyla kedinin sahipli ve çipli olduğunu öğrendik. Çip okutulduğunda kedinin sahibinin T.C. kimlik numarasından ev adresine kadar tüm bilgileri çıkıyordu. Bir hanımefendinin kedisi olduğunu düşünerek isminin Gülşen olduğunu anımsadığım hanımı aradım ve kediyi neden bıraktıklarını sordum. Tabi kediyi o halde görünce o kadar üzgün ve kızgındık ki keyfi bir durum olsaydı gereken cezayı alması için şikayette bulunacaktık. Ancak hanımefendi evdeki diğer kedileri dolayısıyla ismi Bulut olan bu kediyi başka birine sahiplendirdiklerini ve yeni sahibine kaybolması durumunda kendisini aramalarını söylediğini belirtti. Ancak kedi günlerdir dışarıdaydı ve kendisine kayıp haberi gitmemişti.
Hanımefendinin iyi niyetine inanmamın bir nedeni de, çipte yazan adresin bulduğumuz yere oldukça uzak bir mevkide bulunması ve kedinin oraya biri tarafından getirilmeden gelmesinin imkansız oluşuydu. Neyse ki eski sahibi üzüntüsünü dile getirerek kediyi almak istediğini söyledi ve kızlarıyla birlikte kediyi yeniden kucakladılar.
Bu örnekte de gördüğümüz gibi kötü niyetli olan zaten çip yaptırmıyor, aramıyor, sormuyor. Gerçekten kayıp hayvanını arayan bir kişi ise çipi takip edemediğinden dolayı iyi niyetli biri kediyi bulup çipi okutturmadığı takdirde kedisine ulaşamıyor.
Burada iki önemli sorun olduğunu görüyorum:
- Birincisi hayvan sahiplerinin yalnızca veteriner gibi yetkili kişilerdeki cihazlarla görülebilmesi..
Bu konuda sistemde yapılabilecek değişiklik sınırlandırılıp akıllı cep telefonuna sahip herhangi bir insanın da anlık olarak hayvan sahibini görebileceği bir sistemin oluşması şart.
-İkincisi ve daha önemlisi ise çipler hayvan sahipleri tarafından neden takip edilemiyor?
Eğer çipler ‘takip edilebilir’ olsaydı hayvanı sonradan sahiplenen kişi, hayvanın sahipliğini değiştirmezse ilk sahibi hayvanın konumunu ve dolayısıyla yeni sahibin konumu da görebilecek diye hayvanı çip üzerinden de sahiplenmek durumunda kalacaktı.
Bu çipler zorunluysa, yalnızca sisteme hizmet etmemeli! İnsanlar çipler için para veriyor ve sahiplendiği hayvanı kendi canı gibi gören binlerce insan var. Bu insanlar da düşünülerek kayıplarda hayvanın yeri tespit edilebilmeli.
Kayıp hayvanların bulunması, bulan kişinin inisiyatifine bırakılmamalı! Böylelikle hayvan hırsızlığı olaylarının da önüne geçilebileceği kanaatindeyim.
Bu satırları, aynı zamanda 3 yıl beslediği kedisi kaybolmuş ve bulunamamış bir vatandaş olarak yazıyorum.
Umarım gerekli düzenleme yapılır.
