Eğitime kazandırılan Hafız İmam Hatip Ortaokulu ile ismi yaşatılan merhum Mustafa Büyükkaplan, 1914 yılında Konya’da doğmuş ve 7 yaşındayken hafızlığa başlamış. Hafızlığını tamamladıktan sonra, Osmanlıca okuma - yazma ve hesabı öğrenmiş. Yağcızade Mustafa Efendi’den tecvid ve kıraat dersleri alan merhum Büyükkaplan, Cumhuriyet döneminin ilk hafızlarından olup, Konya’da hafızlığa çalıştığı dönemde üç kişilermiş. Aziziye Cami imamı olan hocası, Yağcızade Mustafa Efendi ile birlikte Aziziye camisinde mukabele okumuş. 

10 8-4

İBADETLERİNİ HİÇ AKSATMAZMIŞ

Merhum Mustafa Büyükkaplan, küçük yaşlarda başladığı hafızlık eğitimini başarıyla tamamlamış. Aynı zamanda iyi bir tüccar da olan Büyükkaplan, iş hayatında oldukça ahlaklı, dürüstmüş. İş hayatını sürdürürken diğer taraftan ibadet hayatını hiç aksatmayan merhum Büyükkaplan, her Ramazan ayında hatimle teravih kılar, Ramazan’ın son 10 günü itikafa girermiş. Büyükkaplan’ın, İlahiyat Fakültesinden, imamlardan hafızlık yapmaya, okumaya gelen talebeleri dahi varmış. Hafızlığa çok önem veren Mustafa Büyükkaplan adına ailesi, Hafız yetiştiren bir İmam Hatip okulu yaptırarak eğitim hayatına kazandırdı.

Konya’da toparlayıcı olduk Konya’da toparlayıcı olduk

10 7-4

40 YILIN ÜZERİNDE FAHRİ İMAMLIK YAPMIŞ

Ticaretle uğraşan merhum Mustafa Büyükkaplan, 1935 yılında Kağnıcı Mehmet Efendi’nin kızı Vesile Hanım ile evlendirilir. Bu izdivaçtan üç erkek ve bir kız çocukları olur. Kısa bir dönem kadrolu müezzinlik görevi de olan Büyükkaplan, ticaretle de uğraştığı için bazı vakitlerde camiye gidemez. Kendisi, “Nadir de olsa bazen vazifemi aksatıyorum. Kazancıma halel geliyor” diyerek resmi müezzinlik görevini bırakmış. Kırk yılın üzerinde fahri imamlık yapmış. Üç vakit kılınan mescitlerde (sabah, akşam ve yatsı) Nuriye Mescidi, Sırçalı Mescit, uzunca bir dönemde Baba Sultan Mescidinin imamlığını yapmıştır. Askerliğini İzmir Foça’da depo sorumlusu olarak yapmıştır. Komutanları dürüstlüğünü takdir ederek kendisini bu vazifeye getirdikleri bilinmektedir.

10 2-4

YOĞUN HAYATINA RAĞMEN ÇOCUKLARI OKUTMAYA DEVAM ETTİ

Büyükkaplan, yoğun ve zor çalışma temposu içerisinde fahri imamlık ve çocuk okutma işinden de hiç geri durmamış, seyahate gittiği zamanlarda camide, oğlu müezzinlik, diğer oğlu ise vekil imamlığını yaparmış. Teravih namazlarını hatimle kıldırırmış. Günlük bir buçuk cüz okur, Ramazan’ın 20. günü akşamı hatmi tamamlar ve son on gün itikafa girermiş. 40 yılı aşkın bu vazifeyi yapmış. Hafızlığı çok sağlam imiş. Çocuk okutmak, hafız yetiştirmek, ardından onları mihraba geçirmek Mustafa Büyükkaplan’ın en büyük mutluluğuymuş. Oğulları iş yükünü hafifletince hafızlarla ilgilenmeye daha fazla zaman ayırırmış. Sabah erkenden yün borsasına gider, burada açık artırma ile satılan köylünün yünlerini alır, bu vazifesini de hiç aksatmazmış.

10 3-5

ÖĞRENCİLERİNE ÇOK GÜZEL DAVRANIRMIŞ

Merhum Büyükkaplan’ın genç yaşlı pek çok talebesi varmış. Kur’an kursuna giden öğrencilere, ertesi gün okuyacakları derslerini hazırlamakta yardımcı olur ve derslerini ezberletirmiş. Kur’an kursunda hafızlık yaparken bir sebeple hıfzını yarım bırakmış öğrencilere hafızlıklarını tamamlatmış. Daha önce hafız olup unutanlar kendisine gelip okumak suretiyle hafızlıklarını pekiştirirlermiş. İlahiyat Fakültesinden, imamlardan hafızlık yapmaya, okumaya gelen talebeleri varmış. Yine Aziziye Camisine mukabele okumaya gelen hafızlar mukabeleden önce okuyacakları yerleri kendisine dinletirlermiş. Talebelerine çok müşfik davranır, kaba söz ve dayağa hiç tahammülü olmazmış.  Camideki hücreye gelirken yanında kuruyemiş getirir, öğrencilerin dikkatleri dağılmaya başlayınca çaycıdan hücreye çay söyletir, çay içildikten sonra yeniden derse geçilirmiş.

10 5-7

 TÜRKİYE’NİN İLK HACILARINDAN

Büyükkaplan’ın, askerlik dönüşü rahmetli Rıfat Hekimoğlu Efendi ile ortaklıkları olmuş, Adana’dan buğday satın almışlar, satışında biraz zorlanmışlar, kendi aralarında ‘bu işten para kazanırsak hac parası yapalım’ demişler. Buğdayı Urfa’ya satmışlar. Hacca gitme niyetleri 1949 yılında gerçekleşmiş. Türkiye’den hacca ilk defa bu tarihlerde gidilmeye başlanmış. Büyükkaplan, babası ve üvey annesini de alarak uzun ve maceralı bir yolculuktan sonra hac vazifesini yerine getirmiş olurlar. Böylelikle merhum Mustafa Büyükkaplan, Türkiye’nin ilk hacıları arasında yer edinmiş.

10 4-5

DIŞ GÖRÜNÜŞÜ SERT OLSA DA YUFKA YÜREKLİ BİR İNSANMIŞ

1993 yılında vefat eden merhum Mustafa Büyükkaplan, çok prensipli, kibar ve nazik bir yaratılışa sahip, hak hukuka son derece dikkatli, ileri görüşlü, kimsenin arkasından konuşmayan, konuşulmasına müsaade etmeyen birisiymiş. Biraz sert görünümlü olmakla birlikte çok yufka yürekli, namazda, duada, sohbet esnasında, günlük hayatta gözü daima yaşlı olurmuş. Adına yapılan Mustafa Büyükkaplan Hafız İmam Hatip Ortaokulu ise hafızların yetişmesi, memlekete ve İslam ümmetine faydalı olmasıyla, merhum Büyükkaplan’ın ruhunu şad edecektir…

Muhabir: TUBA KAYA