Bir aydır Avrupa’dayız; Belçika, Hollanda ve Almanya arasında adeta mekik dokuduk. Bu yazımızda, bu seyahat boyunca "heybemize attıklarımızı" sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Strazburg’da Örnek Bir Hareket Strazburg’da görevli bir hakime hanım, hafta sonları eğitim merkezinde verdiği derslerin karşılığı olan 430 Euro’yu, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere tekrar kuruma bağışlıyor. Bu karşılıksız hizmet aşkı, hepimize örnek olacak nitelikte.
Dağ Fare Doğurdu: 10 Euro Hollanda’da yaşayan Erzurumlu bir vatandaşımız vefat eder. Cenaze fonuna üye olan soydaşımızın eşi, defin işlemleri için fona başvurur. Ancak ilginç bir durum vardır: Kimsenin bilmediği üzere, merhumun eşi Hristiyan’dır ve eşini kendi inancına göre defnetmek istemektedir.
Din görevlilerimiz, müteveffanın Müslüman olduğunu, ancak cenazenin İslam usullerine göre teslim edilmesi halinde defin masraflarını üstlenebileceklerini ifade ederler. Parayı alamayacağını anlayan eş, cenazeyi Diyanet yetkililerine teslim eder. Görevliler, tabutu açtıklarında makyaj yapılmış ve takım elbise giydirilmiş bir cenaze ile karşılaşınca şaşkınlık yaşarlar. Dini vecibeler süratle yerine getirilerek cenaze hazırlanır.
Olayın ardından Hristiyan eş, kocası için sadaka vermek istediğini belirterek birkaç kez camiye haber gönderir. Görevliler, bu ısrarlı haberleşmenin ardından ciddi bir bağış beklentisine girer. Ancak tabiri caizse dağ fare doğurur; bunca hazırlıktan sonra zarfın içinden çıkan miktar yalnızca 10 Euro’dur. Bu durum, manevi değerler ile dünyevi hırslar arasındaki o keskin çizgiyi bir kez daha gözler önüne seriyor.
Avrupa’da Kur’an Nesli Yetişiyor Eğitim alanında ise göğsümüzü kabartan gelişmeler var. Hafta sonları ve tatillerde camilerimiz çocuk sesleriyle çınlıyor. Kur’an’ın hafızı ve muhafızı olmak isteyen gençlerimiz; uykularından, rahatlarından ve nefsani isteklerinden feragat ederek büyük bir aşkla çalışıyor. Rahle başında döktüğü terle geleceğini inşa eden bu gençleri görmek, insana huzur veriyor.
Belçika Namur’da, Brüksel Fatih Camii’nde, Mevlana Camii’nde ve Hollanda Deventer’de hafızlık yapan onlarca gencimize şahit olduk. Ayrıca hem Diyanet’in hem de Milli Görüş’ün bu alanda ihtisaslaşmış eğitim merkezleri bulunuyor. Duisburg’da dostlarımız Hulusi Yüksel ve Ümmet İlseven ile ziyaret ettiğimiz Milli Görüş Mevlana Külliyesi’nde, 400 civarında öğrencinin eğitim aldığını ve hafızlık müessesesinin başarıyla işletildiğini memnuniyetle öğrendik.
Daha Yolun Başındayız Bu çabalar takdire şayan olsa da daha gidecek çok yolumuz var. Avrupa Milli Görüş Başkan Yardımcısı Abdülhalim İnan ile yaptığımız görüşmede acı bir gerçeği de not ettik: "Milli Görüş olarak camilerde 104 bin, okullarda ise 20 bin öğrencimiz var. Hollanda’da İslam Üniversitemiz faaliyette. Ancak tüm dini kuruluşlar toplansa dahi, örneğin Brüksel’deki 30 bin çocuktan henüz sadece 3 binine ulaşabiliyoruz."
Geldiğimiz noktayı ileri taşımak, çocuklarımızı modern dünyanın girdaplarında kaybetmemek için herkes elini taşın altına koymalı. Evlatlarımızın dünyalık istikballeri kadar, hatta ondan daha fazlası için ahiretlerini de imar etmeliyiz.
İnanıyoruz ki Batı, ufuklarından doğacak İslam güneşini bekliyor. Fethi Gemuhluoğlu’nun dediği gibi: "Gün ışımıştır ve sabah yakındır."
Selam ve dua ile…